waterlily.88
11-05-2007, 11:21 AM
HAFIZA ve BEYİN EĞİTİMİ
... Unutmak, unutkanlık, istediğimiz anda istediğimiz şeyleri hatırlayamamak ve aklımızda tutamamak hemen hemen herkesin ortak problemidir. Çoğu öğrencinin okuduklarını hafızasında tutamaması ve imtihan sırasında çalıştıklarını hatırlayamaması genel bir sıkıntıdır. Bazılarımız daha önce tanıştıkları kişilerin yüzünü hatırlarken ismini hatırlayamamakta, bazılarımız da telefon numaralarını ve rakamları aklında tutamamaktadır.
Çok dalgın olduğundan dolayı biraz önce elindeki kalemi veya arabasının anahtarını nereye koyduğunu hatırlayamayıp, bulmak için saatlerce arayan insanlarla karşılaşmışsınızdır. Yapacağı konuşmayı hafızasına güvenmediğinden dolayı kâğıttan okuyarak dinleyicileri sıkan konuşmacıların sayısı çoğunluktadır. Yine, daha önce öğrendiği bir yabancı kelimeyle her karşılaştığında tekrar tekrar sözlüğe bakma ihtiyacı duyanların içine düştükleri moral çöküntüsünü kimse inkâr edemez.
Yukarıda verilen örnekleri daha da çoğaltmak mümkün. Hepsinin ortak problemi hafıza zayıflığı! Halk dilinde hafıza zayıflığı olarak kullanılan eski terim artık bilimsel çevrelerde yerini eğitilmemiş hafıza ifadesine bırakmıştır.
Yapılan araştırmalar "zayıf hafıza" diye bir şeyin olmadığını, ancak "eğitimsiz hafıza"dan bahsedilebileceğini göstermektedir. Beynimizde çok mükemmel bir bilgisayar olduğu halde çoğumuzun ondan yeterince faydalanamadığımız ilmî olarak kabul edilmektedir
ALINTIDIR
... Unutmak, unutkanlık, istediğimiz anda istediğimiz şeyleri hatırlayamamak ve aklımızda tutamamak hemen hemen herkesin ortak problemidir. Çoğu öğrencinin okuduklarını hafızasında tutamaması ve imtihan sırasında çalıştıklarını hatırlayamaması genel bir sıkıntıdır. Bazılarımız daha önce tanıştıkları kişilerin yüzünü hatırlarken ismini hatırlayamamakta, bazılarımız da telefon numaralarını ve rakamları aklında tutamamaktadır.
Çok dalgın olduğundan dolayı biraz önce elindeki kalemi veya arabasının anahtarını nereye koyduğunu hatırlayamayıp, bulmak için saatlerce arayan insanlarla karşılaşmışsınızdır. Yapacağı konuşmayı hafızasına güvenmediğinden dolayı kâğıttan okuyarak dinleyicileri sıkan konuşmacıların sayısı çoğunluktadır. Yine, daha önce öğrendiği bir yabancı kelimeyle her karşılaştığında tekrar tekrar sözlüğe bakma ihtiyacı duyanların içine düştükleri moral çöküntüsünü kimse inkâr edemez.
Yukarıda verilen örnekleri daha da çoğaltmak mümkün. Hepsinin ortak problemi hafıza zayıflığı! Halk dilinde hafıza zayıflığı olarak kullanılan eski terim artık bilimsel çevrelerde yerini eğitilmemiş hafıza ifadesine bırakmıştır.
Yapılan araştırmalar "zayıf hafıza" diye bir şeyin olmadığını, ancak "eğitimsiz hafıza"dan bahsedilebileceğini göstermektedir. Beynimizde çok mükemmel bir bilgisayar olduğu halde çoğumuzun ondan yeterince faydalanamadığımız ilmî olarak kabul edilmektedir
ALINTIDIR