Dersizle Forumları

Full Versiyon: Cümlede Anlam 16 öss sorusu çözümlü
Şu anda tam olmayan bir veriyonu görüntülüyorsunuz. Tam versiyonu görmek için, buraya tıklayın
Soruların hepsi kesinlikle çalıntıdır gulen

Cümlede Anlam Soruları


S.1) (I) Bu oyunu izlerken gülümsüyorsunuz. (II) Yumruklarınızı sıkmıyorsunuz, öfkelenmiyorsunuz. (III) Yalnızca yansıtılmak istenen bir güzelliği algılıyorsunuz. (IV) Güzel bir oyun izlemenin coşkusuz sevincini ve rahatlığını duyuyorsunuz. (V) Biliyorum, çok azla seyirci toplamayacak bu oyun, ama salt o rahatlığı yaşamak adına görülmeye değer.

Bu parçada, numaralanmış cümlelerin hangisinde bir “önyargı” söz konusudur?

A) I B) II C) III D) IV E) V

(1991-ÖYS)

ÇÖZÜM:

Yazar paragrafın ilk dört cümlesinde izlediği bir oyunun kendi üzerindeki etkisini, yaşattığı duyguları anlatıyor. Bu cümlelerde herhangi bir önyargı söz konusu değil. V. Cümlenin başında yer alan “Biliyorum çok fazla seyirci toplamayacak bu oyun.” İfadesi önyargı bildirmektedir. Bu söz yazarın kişisel çıkarımıdır. Oyunun seyirci toplayıp toplamayacağından yazar da emin değildir.

Cevap: E

S.2) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “yakınma” söz konusudur?

A) Onu olduğu gibi kabul etmesini söyledim.

B) Bir de aldığı gibi getirmesini öğrense.

C) O geldiği gibi gitmesini biliyor.

D) Konuştuğu gibi yazmak için özen gösteriyor.

E) Çalışmayı sevdiği gibi eğlenmeyi de seviyor.

(1988-ÖSS)

ÇÖZÜM:

“Yakınma” şikayetçi olma,dert yanma anlamlarına gelir.B’de “Aldığı gibi getirmesini de öğrense” sözünden kişinin aldığını geri getirmemesinden yakınıldığı anlaşılıyor.Diğer seçenekler birer haber cümlesidir.Bir duygu aktarmıyor.

Cevap:B

S.3) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir tanımlama yapılmıştır?

A) Nerede insan varsa orada sanat vardır.

B) İnsanoğlu, hep sanata sığınmış ve ondan güç almıştır.

C) Sanat, yüceltici gölgesiyle kendimizi bulmamıza yardım eder.

D) Okumayı öğrenmek, sanatların en güç olanıdır.

E) Sanat, hayatı yüceltme ve daha anlamlı kılma çabasıdır.

(1988-ÖYS)

ÇÖZÜM:

Bütün seçeneklerde “sanat” tan söz edilmiş. Demek ki seçeneklerden birinde sanatın tanımı yapılmış. A, B, C ve D seçeneklerinde “Sanat nedir?” sorusunun karşılığı yok. E seçeneğinde “sanat” öznel biçimde tanımlanmış; herkes kendine göre sanatı tanımlayabilir.

Cevap: E



S.4) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “takdir etme, beğenme” söz konusudur?

A) Sanatçı, son oyununda kişilerin çoğunu,çıkarını gözeten,kurnaz insanlar arasından seçmiş.

B) O,tiyatroya ve sinemaya ilgi duyan,bu alanlarda kimi çalışmaları bulunan,kendi halinde, sıradan bir yazardır.

C) Bu yazar, sorunlara çözümleyici ve iyimser bir tavırla yaklaşan,değişik görüşlere açık bir insandır.

D) Bu yazarın oyunları,kimi çevrede olumlu,kimi çevrelerde de olumsuz eleştirilere konu olmuştur.

E) Yazar,bu yapıtında toplumsal sorunları yansıtmayı amaçladığını söylüyor

(ÖSS-1991)

ÇÖZÜM:

A’ da nesnel bir yargı söz konusudur,herhangi bir duygu işlenmemiş. B’ de “ kendi halinde, sıradan sözleri beğenmeden çok, önemsememe anlamı içeriyor. D’ de yazar başkalarının düşüncesini söylemiş ancak kendinin ne düşündüğü belli değil. E’ de yazarın amacı söylenmiş ancak hakkında bir görüş dile getirilmemiş. C’ de ise “çözümleyici, iyimser, değişik görüşlere açık” sözleri bir beğeniyi anlatmaktadır.

Cevap C



S.5) ”Tiyatro bir odak noktasıdır; dünyada, tarihte, insanda her ne varsa oraya yansıyabilir; ama sanatın sihirli değneği altında.”

Aşağıdaki yargıların hangisi bu cümlede söylenmek istenene en yakındır?

A) Sanat eseri, hayatı olduğu gibi yansıtmalı, eğlendirmeli ve her sosyal tabakaya seslendirmelidir.

B) Sanatta gerçek, basit bir kopyadan ibaret olmamalı, yazarın kafasından geçip onun görüşüyle bize sunulmalıdır.

C) Sanatçı öncü olmak, halkın yürüdüğü yolun ilerisini bir projektör gibi aydınlatmak zorundadır.

D) Sanatçı bir gözlemci ve deneyimcidir; olayları ve kişileri gözlemlediği gibi verir.

E) Sanatçı, toplumdaki işlevini, sanat kaygısını her şeyin üstünde tutmakla gerçekleştirebilir.

(1984-ÖSS)



ÇÖZÜM:

“Sihirli değnek” sözü cümlenin anahtar sözüdür. Nasıl sihirli değnek dokunduğu her şeyi değiştirirse sanat da dış dünyayı değiştirerek tiyatroya yansıtır. Buna göre A, B ve C seçenekleri gerçeğin değişmemesini savunduğundan cümleyle çelişir. E’de gerçeklerden ve sanatçının onu değiştirmesinden hiç söz edilmemiş. Gerçeğin kopya olmadığını söyleyen B doğru cevaptır.



S.6) Aşağıdaki sorulardan hangisinin yanıtı, bir “gerekçe” içermektedir?

A)-Resim alışmalarınızda en çok hangi malzemeyi kullanırsınız?

-Tümüyle yeli malı olanı seçip kullanırım.

B) -Ayrıntıya önem verir misiniz?

-Evet, güzelliğe ulaşmak için ayrıntıları önemsiyorum.

C) -Resim yaparken nasıl bir yol izlersiniz?

-Önce dikkatimi ele alacağım konu üzerinde yoğunlaştırırım, onunla yaşamaya başlarım; sonra çalışmaya koyulurum.

D) -Türk resim sanatının günümüzdeki durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

-Resim sanatçılarımızı, erişmeleri amaçlanan yerin de ötesinde görüyorum.

E) -Resme yeni başlayanlara neler öneriyorsunuz?

-İlgilendikleri konu eğitim görmelerini, sonra da öğrendiklerini uygulamaya çalışmalarını öneriyorum.

(2004)

ÇÖZÜM:

Gerekçe içeren cümle için gerekçe gerektiren bir soru olmalıdır. A, C, D ve E seçeneklerindeki yanıt cümleleri herhangi bir gerekçe içermiyor. B’deki “Ayrıntıya önem verir misiniz?” sorusuna “evet” yanıtı verildikten sonra ayrıntıya önem vermenin gerekçesi açıklanmalıdır. “evet”ten sonraki sözler, başına “çünkü” getirilerek okunabilir.

Cevap: B



S.7) (I) Bana göre şiir; özünü halk kültüründen almalı. (II) Halk kültürü tükenmez bir hazinedir. (III) Halk ne söyleyecekse doğrudan söyler. (IV) Dolambaçlı yollara sapmaz. (V) Halkımız acı sözlerden tatlı sözler üretir. (VI) Çirkinliklerden güzellik yaratır.”

Parçada, anlamca birbirine en yakın olan iki cümle hangisidir?

A) I,II B) II,III C) III,IV D) IV,V E) V,VI

(1985-ÖSS)

ÇÖZÜM:

Cümlelerin anlamlarını incelediğimizde III. ve IV. Cümlelerin aynı anlama geldiği görülür. Dolambaçlı yollara sapmamak, doğrudan söylemek demektir.

Cevap C

S.8) Kadınlar zayıftır ama analar güçlüdür.

Aşağıdakilerden hangisi,bu cümleye en yakın anlamdadır?

A) Analık kadına güç verir.

B) Her kadın güçlü bir anadır.

C) Ananın gücü kadınlığından gelir.

D) Analık,kadınların güçlü duygusudur.

E) Analık,güçlülüğün ilk koşuludur.

(1986-ÖSS)



ÇÖZÜM:

Genel yargı kadınların zayıf olduğudur. Ancak anaların güçlü olduğu söylenmiş. Ana da kadın olduğuna göre güçlü olmasının tek nedeni ana olmasıdır. Öyleyse ana olmak kadını güçlü kılıyor. Buna göre A ve D seçeneklerinin cümleye yakın olduğu görülüyor. Ancak analık duygusu kadınlarda ana olmadan önce de vardır. Dolayısıyla burada ana olunca güç kazanmak vurgulandığından en yakın anlam A da verilmektedir.

Cevap: A



S.9) İnsanlarda, kurallara uyma alışkanlığıyla sorumluluk duygusunun yerleşmiş olması arasında sıkı bir ilişki vardır.

Aşağıdakilerden hangisi anlam bakımından bu cümleye en yakındır?



A) Büyük sorumluluklar yüklenmiş kişiler kurallara uymak zorundadır.

B) Sorumluluğunu bilen insanlar kurallara uyarlar.

C) Bazı kurallar insanları sorumluluklarını yerine getirmeye zorlar.

D) Sorumluluktan kaçınmayan kişiler herkesi kurallara uymaya zorlarlar.

E) Kurallara uyan kişiler, sorumluluk almaktan hoşlanırlar.

(1992-ÖSS)



ÇÖZÜM:

Cümlede sorumluluk duygusu gelişmiş insanların kurallara uyduğu söylenmek istenmiştir. Bu anlam B’ de verilenle özetlenebilir. Zorluktan değil alışkanlıktan söz edildiğinden A ve C; başkalarını zorlamaktan söz edilmediğinde. D, sorumluluk almaktan değil, duygudan söz edildiğinden E cümlenin anlamına uymaz.

Cevap: B

S.10) Burada sözünü etmediğim filmlerin yeterince iyi olmadığı sanılmasın.

Aşağıdakilerden hangisi anlam bakımından bu cümleye en yakındır?

A)Burada sözünü ettiğim kötü filmlerin iyi yanları da var.

B) Burada sözünü ettiklerimin dışında da iyi filmler var.

C) İyi olmayan filmlerden de burada söz edebilirim.

D)Burada sözünü ettiğim filmler iyi film diye seçilenlerdir.

E)Burada sözünü ettiğim filmler arasında kötü filmlerde yer alıyor.

(1994-ÖSS)



ÇÖZÜM:

Cümle olumsuzlukların fazla olmasından, karışık gibi geliyor.Ancak olumsuzlukları olumluya çevirerek gidersek cümlenin anlamı daha net çıkar. Cümlede sözünü etmediği filmlerin de güzel olabileceğini söylemiş. A, C, D ve E ‘ de sözünü ettiği filmlerin özellikleri anlatılmış. B’ de ise sözünü ettiklerinin dışında iyi filmlerin olduğu söylenmiş.

Cevap B

S.11) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde öznel bir değerlendirme söz konusudur?

A) Romanda anlatılanlar Kurtuluş Savaşı yıllarında geçiyor.

B) Öyküdeki kişilerin dördü kadın, üçü erkektir.

C) Romanın sonunda kahramanların hepsi ölüyor.

D) Kitaptaki ilk öykünün konusu köy yaşamıdır.

E) Öykülerin anlatımında bir kuruluk, bir tek düzelik görülüyor.

(1991-ÖSS)



ÇÖZÜM:

Öznel bir değerlendirmede yazar kendi duygularını, kişisel görüşlerini ve yorumlarını söyler. A, B, C, D seçeneklerinde bir yoruma bağlı olmayan kanıtlanabilir yargılar vardır. E’ de ise “ kuruluk, tekdüzelik” sözü yoruma bağlıdır. Bu da öznellik demektir.

Cevap: E

S.12) Aşağıdaki cümlelerden hangisinin anlatımı nesnel bir nitelik taşımaktadır?

A) Tiyatro,sinemaya göre daha eğlencelidir.

B) Deniz kenarında yaşamaya doyum olmaz.

C) Güneşin batışını izlemek insana mutluluk verir.

D) Kentlere göç edenlerin sayısı yıldan yıla artmaktadır.

E) Resim sergileri önemli bir sanat etkinliğidir.

(1988-ÖSS)

ÇÖZÜM:

Nesnel anlatım, yazarın yorumunu katmadığı, kanıtlanabilir bilgi içeren yargılarda bulunur. Buna göre A’ da “daha eğlendirici”, B’ de “doyum olmaz”, C’ de “güneşin batışının mutluluk vermesi”, E’ de “önemli sanat etkinliği” sözleri, söyleyenin yorumuna bağlı ifadelerdir. Ancak D’ de söylenen “kentlere göçün her gün arttığı”, yoruma bağlı olmayan kanıtlanabilecek bilgidir; dolayısıyla nesneldir.

Cevap: D



S.13) (I)Genç adamın yüzünde belli belirsiz bir gülümseme ve hafif bir kırmızılık vardı.(II)Bu kırmızılık,herkesin payını dağıtan balıkçını elinde tek balık kalıncaya kadar sürdü.

(III) Balıkçının, son balığı da kendisine vermediğini görünce rengi uçtu;gözleri büyüdü.

(IV) Yüzündeki gülümseme giderek azaldı ve yok oldu.(V) O an,genç adamın, öfkesini ve acısını kendi içinde saklayan biri olduğunu anladım.

Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde ”yorumlama” ya yer verilmiştir?

A)I B)II C)III D)IV E)V

(1989-ÖSS)

ÇÖZÜM:

(V)’e kadar görünen unsurların değerlendirilmesi söz konusu. Ancak (V)’te görünmeyen, delili olmayan bir unsurun değerlendirmesi yapılmış. Bu da ancak yorumla mümkündür.

Cevap: E

S.14) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde aynı varlığın karşıt durumları birlikte verilmiştir?

A) Gün doğarken yola çıkmış,öğleden sonra köye varmıştık.

B) Adamın yüzündeki yumuşak ifade bizimle konuşurken birdenbire sertleşmişti.

C) Hastanın kansız yüzü bir hafta öncesine göre daha da sararmıştı.

D) Bu dev gibi adam bugüne değin o minicik çocuğun her dediğini yapmıştı.

E) Yolculardaki bezginlik yolun sonuna doğru acıya dönüşmüştü.

(ÖSS-1983)

ÇÖZÜM:

Aynı varlığın birbiriyle zıt yönlerinin verilmesi gerekiyor.A’ da karşıt durum yok. C’ de bir durumun gittikçe ilerlemesinden söz edilmiş. D’ de karşıt durum var ancak farklı varlıkların durumunda karşıtlık görülüyor. E’ de de bir durumun gittikçe ilerlediğini görüyoruz. B’ de ise, adamın yüzü yumuşak iken aniden sertleşiyor.

Cevap:B

S.15) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir “karşılaştırma” söz konusu değildir?

A) O,hemen her konuda bildiğini tam bilir.

B) Öğretmen,sınıfın en çok konuşanını öne oturttu.

C) O,sanatçılar arasında eşi az bulunur bir insandı.

D) Çocukların en beceriklisini bulup getirmişti.

E) Ona aldığım kalem daha çok benim işime yaradı.

(ÖSS-1989)

ÇÖZÜM:

Karşılaştırma,iki kavram ya da iki durum arasında yapılır.Bunlar benzerlik ya da farklılık özellikleri verilerek karşılaştırılır.B’de “en çok konuşan” derken diğer konuşanlarla,C’de “sanatçılar arasında” derken sanatçılar birbirleriyle,D’de “en beceriklisi” derken diğer beceriklilerle,E’de “daha çok benim işime yaradı” derken işe yaraması yönüyle bir karşılaştırma vardır.A’da ise başka bir kişiyle ilgili bir özellik yok.

Cevap:A

S.16) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde üslupla ilgili bir özelliğe değinilmemiştir?

A) Sağlam bir roman tekniğinin yanı sıra canlı, en az sözcükle çok şey anlatmayı amaçlayan, yoğun bir anlatımı vardı.

B) Şiirlerindeki okurun değişik duygularını etkileyen imgeleri, sıradan sözcüklere yeni anlamlar yükleyerek oluştururdu.

C) Yapıtlarındaki karakterler, halk arasından seçilmiş, zengin bir duygu dünyası olmayan, tek boyutlu kişilerdi.

D) Şiirlerini oluştururken sözcükleri, ses, anlam ve çağrışım yönünden sıkı bir değerlendirmeden geçirerek kullanırdı.

E) Betimlemelerinde gözlem gücü ağır basar, özentili ve coşkulu bir söyleyişten özellikle kaçınırdı.

(2004)

ÇÖZÜM:

C’deki cümlede sanatçının anlatımından değil, yapıtlarındaki kahramanların kişiliğinden söz ediliyor.

Cevap: C


teşekkürlersiritan
rica ederim görevimiz gulen
feyza_yaşatan
bende tesekkür ederimsiritan

iyi günler..
Referans URL