Dersizle Forumları

Full Versiyon: Şehitlerimizi özlemle anıyoruz...
Şu anda tam olmayan bir veriyonu görüntülüyorsunuz. Tam versiyonu görmek için, buraya tıklayın
Ateş Eskişehir’e de düştü

Az önce Eskişehirde düzenlenen törendeydim.Gerçekten ateş düştüğü yeri yakıyor.Yürek dayanmazdı o sahnelere.Tüm şehitlerimizin ailesine baş sağlığı diliyorum..



Hakkari'de görev yapan Astsubay Çavuş Soner Özüpek'in düzenlenen hain saldırıda şehit olduğu haberi, memleketi Eskişehir'deki baba ocağını yasa boğdu.
Ağabeyi Serdar Özüpek ile birlikte Hakkari'de görev yapan Özüpek'in şehadet haberi, Eskişehir'in Şeker Mahallesi Kırım Caddesi'ndeki ailesini gözyaşlarına boğdu. Özüpek ailesinin akrabaları ve komşuları eve akın etti. Anne Cemile Özüpek, yakınlarına sarılarak uzun süre ağladı. Şehit olan oğlunun fotoğrafını gazetecilere gösteren baba Tuncer Özüpek ise metanetli olmaya çalışırken, "Bayramda izine gelmişti. Ağabeyi de Hakkari'de asker. O da orada şu anda. Vatan sağolsun. Başka ne diyebiliriz ki?" dedi.
Gözü yaşlı anne Cemile Özüpek, "Hep, 'şehitlik herkese nasip olmaz' diyorlar. Tesellisi o. Bir ay oldu izinden döndü. Bayramda telefonla görüştük. 'Vatanıma hizmet etmek istiyorum' dedi. Ama ettirmediler. Yavrularımın hizmetlerini yarım bıraktırdılar. İki oğlum da Hakkari'deydi. Ağabeyi de Hakkari'de asker. Hep 'gider, geliriz' dediler. Ah yavrularım benim" diye konuştu.
Özüpek'in yakınları, "Hükümet sınır ötesi operasyonu yapsın. Yeter artık" diyerek teröre tepkilerini dile getirdi.



ASKERE UZANAN ELLER KIRILSIN!!!

ŞEHİTLER ÖLMEZ , VATAN BÖLÜNMEZ!!!
zehr-i zakkum
zehr-i zakkum
200 terörist sınırdan nasıl sızdı?

Hakkari’nin Dağlıca bölgesindeki hain saldırıya tepkilerimizi ortaya koyarken, bu soruyu cevapsız bırakamayız. Eğer bu soruyu görmezlikten gelirsek, inanın, vatana en büyük ihaneti işte o zaman yapmış oluruz.

Acımız büyük, öfke doluyuz. Ama şehitlerimizin ardından gözyaşı dökerken artık zaaflarımızı, hatalarımızı da konuşmalıyız. İlker Başbuğ Paşa’nın terörle mücadelede geride bıraktığımız 23 yılda terör örgütüne katılımı önleyemediklerine dair yaptığı öz eleştiri, tüm yönleriyle geliştirilmelidir.

Bu konuya birkaç gün sonra girmeyi düşünüyordum ama kimi emekli asker, siyasi ve köşe yazarlarının TV ekranlarına çıkıp ‘ Tezkere hemen uygulanmadığı için PKK’ya cesaret verildi’ türünden yaptığı sorumsuz açıklamalar yüzünden takvimi erkene aldım.

Allah aşkına, sınıra 2 kilometre mesafedeki Dağlıca mevkiindeki askeri birliğe saldırının tezkereyle ne alakası var?

Bakın; Şu an hali hazırda Kuzey Irak’ta iki tabur askerimiz var. Ağırlıklı olarak istihbarat amaçlı bölgede bulunuyorlar. Daha önce asker sayımız 5 bini geçiyordu. Bu çuval hadisesinden sonra asker sayımız iyice azaldı.

Diğer taraftan binlerce askerimiz, tankımız, topumuz sınıra sevk edilmiş durumda. Tüm Irak sınırı boyunca teyakkuz halindeyiz. Uçak ve helikopterlerle operasyon bölgeleri sürekli taranıyor.

Ama bir grup hain gece yarısı sınırdan içeri giriyor, askeri birlikler arasındaki bağlantıyı koparmak için önce Dağlıca köprüsünü havaya uçuruyor, sonra aynı bölgedeki askeri birliğe ağır silahlarla saatlerce saldırıyor.

Bu durumda sormak lazım: Sınırda teyakkuzda olduğumuz, sınır ötesi operasyona hazırlandığımız sırada bir grup teröristin Kuzey Irak’taki kamplardan kalkıp saatlerce dağda yürüyerek sınırdan iki kilometre içeri sızıp bu eylemi gerçekleştirmiş olması nasıl izah edilebilir?

Eminim ki, bu soru, Hakkari’den acı haberi ilk duyduğumuzda herkesin zihnini kurcalamıştır. Bana gelen telefonlar ve elektronik mesajlardan bunu anlıyorum.

Elbette hainlerle görülecek hesabımız var ama kendi sınırımızı koruyamazken sınır ötesi tezkerenin arkasına sığınmak kime ne yarar sağlar?

Adını açıkça koyalım: Maalesef Türkiye, çok ciddi istihbarat zaafının pençesindedir. Sorumlu kimler? İster MİT, ister askeri istihbarat veya JİTEM, kimse sorumlu onlar da hesap vermelidir.

PKK’yı ve İmralı sakinini, Türkiye’nin başına bela eden de zaten istihbarat kuruluşlarımız içindeki kimi vatanseverler (!) değil mi?

Bakın, eski MİT Müsteşarı Sönmez Köksal, Haberx haber portalından Hülya Okur’un ‘ PKK ve Abdullah Öcalan hangi derin devletin kucağında büyüdü?’ sorusunu cevaplandırırken ne diyor: ‘Herkesin kucağında büyüdü. Bebek yaşamaya başlayınca çok anne, baba çıkar ortaya. Çok anası, babası olan, tamamen diğer servislerin hizmetinde taşeronluk yapıyor.’

Acı bir itiraf değil mi?

Üç beş gazetecinin telefonlarını dinlemeyi, etkin ve yüksek tirajlı gazetelere muhbir yerleştirmeyi maharet sananlar, İmralı sakininin doğumuna katkıda bulunanlar şimdi teröristleri uzaktan izliyorlar.

Terörle mücadelede daha etkin sonuçlar almak istiyorsak, istihbarat kuruluşlarının yeniden yapılandırılması ve operasyonel gücünün arttırılması zorunludur. Hırsızı yakalamalıyız tamam, ama önce kapı ve pencereleri kapatalım. Acı ama gerçek; Bu istihbaratla yola çıkılmaz.
supergirl
siyaset olmasın diycem ama ülkeyi bu hale biz mi getirdik acaba???
bugün zevk sefa içinde biz mi yüzmeliyiz yoksa orada soğukta bekleyen askerler mi??
üzerinde düşen görevi yapıyorlar mı?
bir pkk ölüyor 37 asker gidiyor???ne ile ne zamana kadar bizleri kandıracaklar
ŞEHİT MEKTUPLARI



Adı Soyadı : Serhat GENCER
Rütbesi : Dz.P.Astsb.Çvş.
Doğum Yeri : Kırıkkale
Doğum Tarihi : 1973
Olay Tarihi : 08.01.1994
Şahadet Tarihi : 08.01.1994
Şehit Olduğu Yer : Şırnak - Maden



Sevgili Ailem

İlk önce hepinizi çok sevdiğimi söylemek istiyorum. Bu mektup ancak ben öldükten sonra sizin elinize geçecektir. Beni asla unutmayın. Hep kalbinizin bir köşesinde saklayın. Şunu asla unutmayın. Allah'ın verdiği canı Allah'tan başkası alamaz. Bu yüzden üzülmeyin. Yalnız size söylemek istediğim bir şey var. Ben Burcu’yu çok seviyordum ve bu sevgimi de mezara götürüyorum. Ben burda öldümse Allah yolunda, vatan namus ve millet yolunda öldüm. Benimle aslında gurur duyun ve gülün. Asla ağlamayın. Eğer ağlarsanız ben yattığım yerde rahat edemem. Dedeme de hepinizin selamını söylerim. Kendinize çok iyi bakın. Sizleri çok seviyorum. Hepinizi çok özledim. Oğlunuz. Yazacak başka bir şey bulamıyorum.

Serhat Gencer
Dz.P.Astsb.Çvş.

uzgun3uzgun3



Hepimiz, Bu Vatan İçin Birer Kınalı Hasan'ız...

" Ne Büyüksün ki Kanın Kurtarıyor Tevhidi, Bedrin arslanları ancak sizler kadar şanlı idi."

Türkiye'mizde Vatanın bölünmezliği uğruna canlarını verip, Gökteki Hilal ile Yıldızı Bayrak, Toprağı da Vatan yaparak kara toprağın bağrında sıra dağlar gibi yatan şehitlerimiz;

Sizler gençliğinizi yaşamadınız. Vatan savunmasını, Milli Misaki, Cumhuriyeti, canınızdan üstün tuttunuz. Oysa sizlerin olağanüstü yetenekleri vardı. Türk milleti için büyük değerler üretebilirdiniz. Vatan sevgisini yine ilk sıraya aldınız. Vatanı bölmek isteyenlerin üzerine nasıl saldırdığınızı, Cudi, Kabar, Namaz dağlarında, Kuzey Irak'ta nasıl aslanlar gibi savaştığınızı biliyoruz...

uzgun3evet gerçektende hepimiz bu vatan için birer kınalı hasan'ız.....
Masum insan savaşı bırakmış olan kişidir; daha yüksekte olmakla artık ilgilenmeyen kişidir, performansla, özel bir şey olduğunu kanıtlamakla ilgilenmeyen kişidir; bir gül gibi olan ya da bir nilüfer üzerindeki damlacık gibi olan; okyanusla bir olup eriyen, kaybolan bir dalga gibi; ‘ben’ fikrine sahip olmayan kişidir...


Güngörende patlamada ölen 17 masum vatandaşımıza Allah Rahmet Eylesin..
Şırnak'ta çatışma: 3 kardeş 5 şehit!


02 Ağustos 2008 10:39
Şırnak'ta PKK'lı teröristler, operasyona giden korucuları pusuya düşürdü. Açılan ilk ateş ve ardından çıkan çatışmada 3'ü kardeş 5 korucu şehit oldu.


Dün akşam saatlerinde Şırnak yakınlarındaki Bestler Dereler bölgesinde operasyona giden köy korucularına çevrede gizlenen PKK'lı teröristler pusu kurdu.

Açılan ilk ateş ve ardından çıkan çatışmada kardeş olan Reşat Güngör, Selahattin Güngör ile Hüseyin Güngör ile Refik Altun ve soyadı Altun olan adı öğrenilemeyen korucu şehit düştü.

Çatışmanın ardından Şırnak'taki 23'üncü Seyyar Jandarma Tümen Komutanlığı'ndan timler kaydırılarak, helikopterlerin desteğinde bölgede operasyona başlandı.


Allah rahmet eylesin bizim rahat uyumamızı saglayan askerlerimizin ruhları cennete kavuşsun
Sayfalar: 1 2 3 4 5 6
Referans URL