feyza_yaşatan
21-06-2007, 03:50 PM
Türk Dili
TÜRK DİLİ
İnsanların duygu, düşünce ve dileklerini anlatmak için kullandıkları her türlü işaretler sistemine dil denir. Diller, sûnî işaretler sistemidir. İnsanı, hayvandan ayıran en önemli özellik dildir. Her insan topluluğunun anlaşmak için geliştirdiği bir dili olmuştur. Diller: 1.Yaşayan diller, 2. Ölü diller
olarak ikiye ayrılır. Bugün kullanılmayan dillere ölü dil adı verilir.
Dilbilimciler, günümüze kadar kullanılan bütün ölü ve yaşayan dilleri iki grupta toplamışlardır:
1. Yapı bakımından dünya dilleri,
2. Menşe (Aile-soy) bakımından dünya dilleri.
MENŞE (KÖKEN) BAKIMINDAN DÜNYA DİLLERİ
İnsanlarda olduğu gibi diller arasında da akrabalık vardır. Bir kökten, bir anadilden geldiği kabul edilen diller soydaştır ve dil akrabalığı oluştururlar. Akraba oluşları açısından diller beş grupta incelenir:
1. Hint-Avrupa Dil Ailesi: Avrupa'da konuşulan (Fince, Macarca hariç ) bütün dillerle, Hindistan'da konuşulan bazı diller ve Farsça bu gruba girer.
2. Hami-Sami Dil Ailesi : Arabistan yarımadası ile Kuzey Afrika'da konuşulan diller bu gruba girer. (Arapça, İbranice, Akatça .. .)
3. Ural-Altay Dil Ailesi : Türkçe, Moğolca, Fince, Macarca gibi diller bu gruba girer. Ural ve Altay kolu olmak üzere iki kola ayrılır. Türkçe, Altay kolundadır.
4. Çin-Tibet Dil Ailesi: Merkezi, Çin ve Tibet olan Uzakdoğu dilleri bu grupta yer alır.
5. Bantu Dil Ailesi : Orta ve Güney Afrika'da konuşulan diller bu gruba girer. En zayıf dil ailesidir. Kelime sayıları azdır.
YAPI BAKIMINDAN DÜNYA DİLLERİ
Bir dilin köklerini, eklerini ve sözcük türevi konusunu işleyen bilimine Yapı Bilgisi (Morfoloji) adı verilir. Yapı bakımından dilleri Üç grupta inceliyoruz:
Tek heceli diller
Bükünlü diller
Bitişken (eklemli) diller
Tek heceli dillerde sözcükler ek almazlar. Her sözcük tek hecelidir. Çin- Tibet dilleri bu gruba girer. Bu dillerin alfabesi binlerce harften oluşur.
Bükünlü dillerde kelime kökleri değişkenlik gösterir. Kelime kökünde
bulunan sessizler (b, c, d, g,… gibi) yerinde kalırken; sesliler (a, e, ı, i, o, ö) değişir. Her sesli değişiminde yeni sözcükler oluşur. Fince, Macarca hariç bütün Avrupa dilleri ve Arapça v.b. diller bu gruba girer.
Bitişken dillerde değişmeyen köklerin üzerine yapım eki getirilerek yeni, anlamlı sözcükler türetilir. Güzel dilimiz Türkçe bu gruba girer, Türkçede ekler kökün üzerine gelir.
ÖRNEK: göz (kök) - lük, çü (yapım eki)
TÜRKLERİN KULLANDIĞI ALFABELER
Türkler, tarih boyunca pek çok alfabe kullanmışlardır. Türk boylarından bazılarının kullandığı: Sanskrit, Mani, Arami, Nasturi, Bizans alfabelerinin yanında, Türk kültürünü değişik yönleriyle tanıtmada kullanılan, atalarımızın mirasını bizlere ulaştıran gelişmiş alfabeler de kullanılmıştır. Türk devletlerinde yaygın olarak uzun sürelerde kullanılan alfabeler şunlardır:
1. Göktürk Alfabesi: Göktürklerin kullandığı bu alfabe 38 harften oluşmuştur. Göktürk yazıtları bu alfabe ile yazılmıştır.
2.Uygur Alfabesi: Uygurlar tarafından kullanılmıştır. 14 harflidir. Kutadgu Bilig bu alfabe ile yazılmıştır. Osmanlıların ilk dönemlerinde de kullanmıştır.
3.Arap Alfabesi: Osmanlılar tarafından kullanılmıştır. 32 harften oluşmuştur. Bu alfabe ile önemli tarihi ve edebî eserler verilmiştir.
4.Latin Alfabesi: 3 Kasım 1928 yılında yayımlanan bir kanunla Türkiye Cumhuriyeti’nin alfabesi olarak kabul edilmiştir. 29 harflidir. Bu gün dünyada pek çok millet bu alfabeyi kullanmaktadır.
TÜRK YAZI DİLİNİN TARİHİ GELİŞİMİ
Ulaştıkları kültür seviyesi ve kazandıkları başarıyla adını tarihe geçirin milletlerin kendilerine özgü yazı dilleri oluşmuştur. Yazı dili yazıda kullanılan dildir. Türk yazı dilleri sırasıyla:
1. Eski Türkçe: Göktürkler, Uygurlar ve Karahanlılar tarafından kullanılan bu yazı diliyle verilen en önemli eser, Göktürk Yazıtları'dır. 12-13 asra kadar kullanılmıştır.
2. Kuzeydoğu Türkçesi (Batı Türkçesi): İki bölümde ele alacağımız bu yazı dilinin kuzey bölümüne Kıpçakça; Doğu bölümüne de Çağatayca adları verilmiştir. Edebiyatımızın önemli yazarlarından olan Yusuf Has Hacib (Kutadgu Bilig) , Ali Şir Nevâî, Babür Şah, eserlerinde Çağatayca’yı kullanmışlardır.
3. Batı Türkçesi (Oğuzca) : 13. yüzyıldan itibaren Selçuklulardan başlayarak günümüze kadar gelir. En değerli eserler bu yazı diliyle verilmiştir. Balkanlara kadar uzandığı için Batı Türkçesi adıyla da anılır. Zamanla kendi içinde üç dönemden geçmiştir:
1. Eski Anadolu Türkçesi
2.Osmanlıca
3. Türkiye Türkçesi
TÜRK DİLİ
İnsanların duygu, düşünce ve dileklerini anlatmak için kullandıkları her türlü işaretler sistemine dil denir. Diller, sûnî işaretler sistemidir. İnsanı, hayvandan ayıran en önemli özellik dildir. Her insan topluluğunun anlaşmak için geliştirdiği bir dili olmuştur. Diller: 1.Yaşayan diller, 2. Ölü diller
olarak ikiye ayrılır. Bugün kullanılmayan dillere ölü dil adı verilir.
Dilbilimciler, günümüze kadar kullanılan bütün ölü ve yaşayan dilleri iki grupta toplamışlardır:
1. Yapı bakımından dünya dilleri,
2. Menşe (Aile-soy) bakımından dünya dilleri.
MENŞE (KÖKEN) BAKIMINDAN DÜNYA DİLLERİ
İnsanlarda olduğu gibi diller arasında da akrabalık vardır. Bir kökten, bir anadilden geldiği kabul edilen diller soydaştır ve dil akrabalığı oluştururlar. Akraba oluşları açısından diller beş grupta incelenir:
1. Hint-Avrupa Dil Ailesi: Avrupa'da konuşulan (Fince, Macarca hariç ) bütün dillerle, Hindistan'da konuşulan bazı diller ve Farsça bu gruba girer.
2. Hami-Sami Dil Ailesi : Arabistan yarımadası ile Kuzey Afrika'da konuşulan diller bu gruba girer. (Arapça, İbranice, Akatça .. .)
3. Ural-Altay Dil Ailesi : Türkçe, Moğolca, Fince, Macarca gibi diller bu gruba girer. Ural ve Altay kolu olmak üzere iki kola ayrılır. Türkçe, Altay kolundadır.
4. Çin-Tibet Dil Ailesi: Merkezi, Çin ve Tibet olan Uzakdoğu dilleri bu grupta yer alır.
5. Bantu Dil Ailesi : Orta ve Güney Afrika'da konuşulan diller bu gruba girer. En zayıf dil ailesidir. Kelime sayıları azdır.
YAPI BAKIMINDAN DÜNYA DİLLERİ
Bir dilin köklerini, eklerini ve sözcük türevi konusunu işleyen bilimine Yapı Bilgisi (Morfoloji) adı verilir. Yapı bakımından dilleri Üç grupta inceliyoruz:
Tek heceli diller
Bükünlü diller
Bitişken (eklemli) diller
Tek heceli dillerde sözcükler ek almazlar. Her sözcük tek hecelidir. Çin- Tibet dilleri bu gruba girer. Bu dillerin alfabesi binlerce harften oluşur.
Bükünlü dillerde kelime kökleri değişkenlik gösterir. Kelime kökünde
bulunan sessizler (b, c, d, g,… gibi) yerinde kalırken; sesliler (a, e, ı, i, o, ö) değişir. Her sesli değişiminde yeni sözcükler oluşur. Fince, Macarca hariç bütün Avrupa dilleri ve Arapça v.b. diller bu gruba girer.
Bitişken dillerde değişmeyen köklerin üzerine yapım eki getirilerek yeni, anlamlı sözcükler türetilir. Güzel dilimiz Türkçe bu gruba girer, Türkçede ekler kökün üzerine gelir.
ÖRNEK: göz (kök) - lük, çü (yapım eki)
TÜRKLERİN KULLANDIĞI ALFABELER
Türkler, tarih boyunca pek çok alfabe kullanmışlardır. Türk boylarından bazılarının kullandığı: Sanskrit, Mani, Arami, Nasturi, Bizans alfabelerinin yanında, Türk kültürünü değişik yönleriyle tanıtmada kullanılan, atalarımızın mirasını bizlere ulaştıran gelişmiş alfabeler de kullanılmıştır. Türk devletlerinde yaygın olarak uzun sürelerde kullanılan alfabeler şunlardır:
1. Göktürk Alfabesi: Göktürklerin kullandığı bu alfabe 38 harften oluşmuştur. Göktürk yazıtları bu alfabe ile yazılmıştır.
2.Uygur Alfabesi: Uygurlar tarafından kullanılmıştır. 14 harflidir. Kutadgu Bilig bu alfabe ile yazılmıştır. Osmanlıların ilk dönemlerinde de kullanmıştır.
3.Arap Alfabesi: Osmanlılar tarafından kullanılmıştır. 32 harften oluşmuştur. Bu alfabe ile önemli tarihi ve edebî eserler verilmiştir.
4.Latin Alfabesi: 3 Kasım 1928 yılında yayımlanan bir kanunla Türkiye Cumhuriyeti’nin alfabesi olarak kabul edilmiştir. 29 harflidir. Bu gün dünyada pek çok millet bu alfabeyi kullanmaktadır.
TÜRK YAZI DİLİNİN TARİHİ GELİŞİMİ
Ulaştıkları kültür seviyesi ve kazandıkları başarıyla adını tarihe geçirin milletlerin kendilerine özgü yazı dilleri oluşmuştur. Yazı dili yazıda kullanılan dildir. Türk yazı dilleri sırasıyla:
1. Eski Türkçe: Göktürkler, Uygurlar ve Karahanlılar tarafından kullanılan bu yazı diliyle verilen en önemli eser, Göktürk Yazıtları'dır. 12-13 asra kadar kullanılmıştır.
2. Kuzeydoğu Türkçesi (Batı Türkçesi): İki bölümde ele alacağımız bu yazı dilinin kuzey bölümüne Kıpçakça; Doğu bölümüne de Çağatayca adları verilmiştir. Edebiyatımızın önemli yazarlarından olan Yusuf Has Hacib (Kutadgu Bilig) , Ali Şir Nevâî, Babür Şah, eserlerinde Çağatayca’yı kullanmışlardır.
3. Batı Türkçesi (Oğuzca) : 13. yüzyıldan itibaren Selçuklulardan başlayarak günümüze kadar gelir. En değerli eserler bu yazı diliyle verilmiştir. Balkanlara kadar uzandığı için Batı Türkçesi adıyla da anılır. Zamanla kendi içinde üç dönemden geçmiştir:
1. Eski Anadolu Türkçesi
2.Osmanlıca
3. Türkiye Türkçesi