25-09-2007, 12:34 PM
zehr-i zakkum
25-09-2007, 12:48 PM
hürrem sultan kendi oğlusunun tahta geçmesini istiyordu ayrıca hürrem sultanın kızısının kocası damat rüstem; bu da hürremin oğlu beyazıt'ın tahta geçmesini istiyordu..ikisi bir arada plan yaptılar ve şehzade mustafanın mührünü çaldılar.ondan sonra bunu iran devletinin padişahıyla sanki görüşüyormuş gibi tahta kendisi geçecekmiş gibi yazılar yazdılar ve altına şehzade mustafanın mührünü vurdular ve bunu yakalamış gibi gösterdiler ve bunu kanuni sultan süleyman'a verdiler.tabi kanuni sultan süleyman pek fazla inanmadı...kanuni sultan süleyman iran seferine çıkacaktı şehzade mustafa babasına yardım amacıyla 30 bin tane asker hazırladı babası bu askerlerin kendi üzerine geleceğini zannetti ve bunun üzerine oğlunu yemeğe çağırdı ve orada boğarak öldürttü..cihangir de abisinin ölümüne dayanamadı 21 gün sonra vefat etti ....beyazıt ile selim babaları yaşarken taht kavgasına girdi ve bu duruma kanuni sultan süleyman çok üzüldü beyazıtın üstüne ordu yolladı..
25-09-2007, 01:01 PM
bende başka kaynaktan şöyle buldum,
Şehzade Mustafanın öldürülmesi..
Hürrem sultan,Kanuni’nin bu fani dünyadan göçüp gideceğini düşünerek yerine oğlu Bayezid’i geçirme planları yapıyordu. Damat Rüstem Paşa ile başbaşa verilerek Kanuni'nin yerine gelebilecek olan Şehzade Mustafa’yı bertaraf etmenin çareleri aranıyordu.
Padişah, Rüstem Paşayı acem seferine gönderdiği zaman orduda bir dedikodu yayılmaya başlamıştı. Bu dedikodu Şehzade Mustafa’nın “taht ve saltanat” uğrunda isyana hazırlandığını haber veriyordu. Şehzade Mustafa’nın etrafındakiler;
“Babanız kocaldı, seferden hareketten kaldı. Bu yüzden vezir-i azamı serdar edip sefere saldı. Kendi arzusuyla sizi yerine geçirmeyi düşünmüyor bile. Buna Rüstem Paşa manidir. Varıp Rüstem Paşa’nın başını kesseniz. Cümle asker sizi isterler. Koca padişah dahi, Dimetoka kalan ömrünü taat ve ibadetle geçirsin.” diyorlardı.
Bunu duyan Kanuni korkuya kapılmıştı; çünkü çevresindekilerce oğlunun kendi saltanatına göz diktiğine inandırılmıştı. Derhal şehzadenin katli kararı alındı. İran seferinin başında bulunması da en çok bu sebepten ileri geliyordu. Şehzade padişahın çadırına geldiği anda hemen boğdurulacak ve böylece bu “saltanat ortağı” ortadan kaldırılacaktı.
“Şehzade Mustafa bütün bu olup bitenlerden habersizdi. Babasının çadırı önüne gelince atından indi ve Kanuni’nin devlet erkanı onu içeri aldı. Şehzade içeri girip de padişah babasını göremeyince etrafa şaşkınlıkla bakındı ve ilk gördüğü şey yedi cellat oldu.”
Koca imparatorluğun varisi; Kanuni’nin oğlu katledilmişti... Bu korkunç cinayet, ordu içinde de halk arasında da isyanlar doğmasına sebep oldu.
kolay gelsin..
Şehzade Mustafanın öldürülmesi..
Hürrem sultan,Kanuni’nin bu fani dünyadan göçüp gideceğini düşünerek yerine oğlu Bayezid’i geçirme planları yapıyordu. Damat Rüstem Paşa ile başbaşa verilerek Kanuni'nin yerine gelebilecek olan Şehzade Mustafa’yı bertaraf etmenin çareleri aranıyordu.
Padişah, Rüstem Paşayı acem seferine gönderdiği zaman orduda bir dedikodu yayılmaya başlamıştı. Bu dedikodu Şehzade Mustafa’nın “taht ve saltanat” uğrunda isyana hazırlandığını haber veriyordu. Şehzade Mustafa’nın etrafındakiler;
“Babanız kocaldı, seferden hareketten kaldı. Bu yüzden vezir-i azamı serdar edip sefere saldı. Kendi arzusuyla sizi yerine geçirmeyi düşünmüyor bile. Buna Rüstem Paşa manidir. Varıp Rüstem Paşa’nın başını kesseniz. Cümle asker sizi isterler. Koca padişah dahi, Dimetoka kalan ömrünü taat ve ibadetle geçirsin.” diyorlardı.
Bunu duyan Kanuni korkuya kapılmıştı; çünkü çevresindekilerce oğlunun kendi saltanatına göz diktiğine inandırılmıştı. Derhal şehzadenin katli kararı alındı. İran seferinin başında bulunması da en çok bu sebepten ileri geliyordu. Şehzade padişahın çadırına geldiği anda hemen boğdurulacak ve böylece bu “saltanat ortağı” ortadan kaldırılacaktı.
“Şehzade Mustafa bütün bu olup bitenlerden habersizdi. Babasının çadırı önüne gelince atından indi ve Kanuni’nin devlet erkanı onu içeri aldı. Şehzade içeri girip de padişah babasını göremeyince etrafa şaşkınlıkla bakındı ve ilk gördüğü şey yedi cellat oldu.”
Koca imparatorluğun varisi; Kanuni’nin oğlu katledilmişti... Bu korkunç cinayet, ordu içinde de halk arasında da isyanlar doğmasına sebep oldu.
kolay gelsin..
25-09-2007, 02:16 PM
Konuyu tam olarak özetlemese de ek olarak kullanabilirsin...
Hürrem ve Rüstem Paşa’nın sahte belgeler kullanarak hileyle Kanuni’yi inandırarak Şehzade Mustafa’nın idam ettirilmesinin toplumsal, moral ve devlete olan inancı yıkıcı etkisinin bu derece büyük olması ve Türk toplumunu temelden sarsmasının nedenleri şöyle sıralanabilir;
1) Şehzade Mustafa’nın, müthiş bir komutan ve idareci olan, asker ile halk tarafından çok sevilen etkileyici padişah büyük babası Yavuz Sultan Selime çok benzemesi, böylece hayatında bir kez Yavuz’u gören her Türkün derhal Şehzade Mustafa’nın körükörüne taraftarı haline gelmesi,
2) Liyakati, yetenekleri çok yüksek derecelerde olan Şehzade Mustafa’nın hiçbir suçu olmadan haksız yere (devleti ve milleti için çalışırken) zaten Kanuni’den sonra tabii olarak padişah olması beklenirken idam edilmesi, babası Kanuni gibi birinin bu meş’um işi yapabilmesi, bundan devlet, millet ve ordu için hiçbir olumlu beklenti ve fayda olmaması, toplumun hiçbir şekilde hiçbir olumlu gerekçeye inanmaması ve bunun toplumu, devleti ve orduyu ayakta tutan görev, itaat, moral, çalışma, fedakarlık, gayret gibi sosyal değerleri kademe kademe yıpratması,
3) Bu idam işinin çok az kişinin bilgisi altında sarayda değil de Anadolu’nun ve ordunun ortasında Konya’da ve bir ordu-millet olmayı sağlayan ve Türklüğü şüpheli 12 bin kişilik Yeniçeri ve Kapıkule askerleri dışında çoğunluğu oluşturan ülkenin her yerinden gelen tımarlı sipahiler ile ülkenin her yanına aynı şekilde ve hızla yayılmış ve ülke demoralize olmuştur. Böylece toplumda yabancılaşma başlamış, merkez ile gerek halk gerekse çevre kamu görevlileri ve askerlerin bağı, inancı, gayreti, bağlılığı kopmaya başlamıştır. Bu olay özellikle de Şehzadeyi çok seven Anadolu halkını derinden yaralamıştır. Hatta Şehzadenin iftiraya kurban gittiği kanaati bütün dünyada hakim olmuştur.
Şehzade Mustafa’nın katlinde, o zamanın Avrupa Devletleri’nin Hürrem ve Rüstem’i teşvik ettikleri de muhakkaktır. Nitekim Rüstem Paşa, Venedik Büyükelçisi (Balyo’su) Domenica Trevisano’ya bu idamın kendi eseri olduğunu söylemekten çekinmemiştir. Bu idamdan sonra asker otağını yıkıp tahrip etmiş, Rüstem Paşayı öldürmek için onu aramış, ancak o kıyafet değiştirerek İstanbul’a kaçmış ve kaynanası Hürrem’e sığınmıştır. Bu galeyana, orada mevcut olan Kanuni bile engel olamamıştır. Bu durum, infialin ne derece büyük olduğunu göstermektedir.
Hürrem ve Rüstem Paşa’nın sahte belgeler kullanarak hileyle Kanuni’yi inandırarak Şehzade Mustafa’nın idam ettirilmesinin toplumsal, moral ve devlete olan inancı yıkıcı etkisinin bu derece büyük olması ve Türk toplumunu temelden sarsmasının nedenleri şöyle sıralanabilir;
1) Şehzade Mustafa’nın, müthiş bir komutan ve idareci olan, asker ile halk tarafından çok sevilen etkileyici padişah büyük babası Yavuz Sultan Selime çok benzemesi, böylece hayatında bir kez Yavuz’u gören her Türkün derhal Şehzade Mustafa’nın körükörüne taraftarı haline gelmesi,
2) Liyakati, yetenekleri çok yüksek derecelerde olan Şehzade Mustafa’nın hiçbir suçu olmadan haksız yere (devleti ve milleti için çalışırken) zaten Kanuni’den sonra tabii olarak padişah olması beklenirken idam edilmesi, babası Kanuni gibi birinin bu meş’um işi yapabilmesi, bundan devlet, millet ve ordu için hiçbir olumlu beklenti ve fayda olmaması, toplumun hiçbir şekilde hiçbir olumlu gerekçeye inanmaması ve bunun toplumu, devleti ve orduyu ayakta tutan görev, itaat, moral, çalışma, fedakarlık, gayret gibi sosyal değerleri kademe kademe yıpratması,
3) Bu idam işinin çok az kişinin bilgisi altında sarayda değil de Anadolu’nun ve ordunun ortasında Konya’da ve bir ordu-millet olmayı sağlayan ve Türklüğü şüpheli 12 bin kişilik Yeniçeri ve Kapıkule askerleri dışında çoğunluğu oluşturan ülkenin her yerinden gelen tımarlı sipahiler ile ülkenin her yanına aynı şekilde ve hızla yayılmış ve ülke demoralize olmuştur. Böylece toplumda yabancılaşma başlamış, merkez ile gerek halk gerekse çevre kamu görevlileri ve askerlerin bağı, inancı, gayreti, bağlılığı kopmaya başlamıştır. Bu olay özellikle de Şehzadeyi çok seven Anadolu halkını derinden yaralamıştır. Hatta Şehzadenin iftiraya kurban gittiği kanaati bütün dünyada hakim olmuştur.
Şehzade Mustafa’nın katlinde, o zamanın Avrupa Devletleri’nin Hürrem ve Rüstem’i teşvik ettikleri de muhakkaktır. Nitekim Rüstem Paşa, Venedik Büyükelçisi (Balyo’su) Domenica Trevisano’ya bu idamın kendi eseri olduğunu söylemekten çekinmemiştir. Bu idamdan sonra asker otağını yıkıp tahrip etmiş, Rüstem Paşayı öldürmek için onu aramış, ancak o kıyafet değiştirerek İstanbul’a kaçmış ve kaynanası Hürrem’e sığınmıştır. Bu galeyana, orada mevcut olan Kanuni bile engel olamamıştır. Bu durum, infialin ne derece büyük olduğunu göstermektedir.
25-09-2007, 02:42 PM
yardımcı olduğunuz için tşk





zehr-i zakkum
25-09-2007, 02:52 PM
kendi adıma rica ederim 

25-09-2007, 05:02 PM
rica ederim bende..
25-09-2007, 06:25 PM
rica ederim..

25-09-2007, 10:15 PM
bugün hoca anlattı yeni :
yarın teslim edicez bu konuda yardımcı olursanız sevinirim