Dersizle Forumları

Full Versiyon: Yurta sul ,cihanda sulh
Şu anda tam olmayan bir veriyonu görüntülüyorsunuz. Tam versiyonu görmek için, buraya tıklayın
sözünü açıklarmsınız
Atatürk'ün düşünceleri, uygulamaları, asker yönü, insan yönü, siyasetçi yönü ve yaşadığı dönemin koşulları dikkate alındığında, ben bu sözün söylenişinde biraz daha farklı amaçlar ve göndermeler seziyorum.
Savaş kazanmış, ülkesini kurtarmış, ulusunu kurmuş bir lider düşünün… Ve her şey daha çok yeni, dolayısıyla da hala riskte. Düzenler ve dengeler adeta iğne üzerinde… Böyle bir dönemde Mustafa Kemal çıkıyor ve “yurtta sulh, cihanda sulh” diye sesleniyor dünyaya. Bu sözün, aslında “şartlı” bir tümce olduğunu görmek, sanıldığı kadar da zor olmasa gerek. Dünyaya “barış” mesajı iletilirken, bir yandan da, o barışın yaşama ve korunmasının şartları sunulmuştur bu sözde. Yani şu şekilde açabiliriz; “önce ülkemde barış, sonra da tabi ki dünyada”
kısacası Atatürk her yerde her zaman barışı istemiştir...her durumda....


Aslında şöyle bir yorumda bulunabiliriz; bu sözün söylendiği zamanda Türkiye teknolojik açıdan geri, okuma yazma oranı yakl. %11 olan bir devletti. Silahlarımız yetersizdi. Asker sayımız da aynı şekilde. Özellikle son dönemlerde girdiğimiz savaşların sonucu -kazansak kaybetsek- bizim aleyhimize oluyordu. Bu söz bu durumu tersine çevirmek için de söylendi. O dönemin ABD'si, İngiltere'si kadar güçlü olsak, emin olun ki bu söz söylenmezdi. Türk halkının barışçı karakteri yoktu, ama mecburen oldu.
Anlatabildiğimi umarım...
Saygılarımla...
bu sözle ilgili birçok düşünce var tabi herkez ne düşünürse düşünsün Atatürk'ün bu sözü söylemesindeki amacı kimse bilemez die düşünüyorum...biz sadece yorumluyoruz...

bi bakıma haklı şeyhler sölüyorsunuz sayın KARAHANLI...paylaştıgınız için teşekkürler...
paylaşımınız için teşk .ederim nete şimdi girdiği için anca cevap yazdım kusuruma bakmayın
supergirl
Yurtta sulh, cihanda sulh için çalışıyoruz. (1931)

Türkiye Cumhuriyeti’nin en esaslı prensiplerinden biri olan yurtta sulh, cihanda sulh gayesi, insaniyetin ve medeniyetin refah ve terakisinde en esaslı amil olsa gerekir. (1919)

Sulh milletleri refah ve saadete eriştiren en iyi yoldur. (1938
bu söz söylendi ama şu zamanda ne kadar uygulanıyo onuda tartışmak lazım
Referans URL