31-12-2007, 12:21 AM
06-01-2008, 11:37 PM
mutasyonlarıın canlılar üzerindeki etkisi ile ilgili dökümanlar gerekli
12-01-2008, 07:51 PM
hormonal bozuklukların sebepleri ve tedavisi
12-01-2008, 07:51 PM
hormonal bozuklukların sebepleri ve tedavisi
dengesiz_deli
13-01-2008, 11:20 AM
Mutasyonlar, canlı hücresinin çekirdeğinde bulunan ve genetik bilgiyi taşıyan DNA molekülünde, radyasyon veya kimyasal etkiler sonucunda meydana gelen kopmalar ve yer değiştirmelerdir. Mutasyonlar DNA'yı oluşturan nükleotidleri tahrip eder ya da yerlerini değiştirirler. Çoğu zaman da hücrenin tamir edemeyeceği boyutlarda birtakım hasar ve değişikliklere sebep olurlar.
Mutasyon ürünü sakat bir ayak.
Dolayısıyla mutasyon, hiç de sanıldığı gibi canlıları daha gelişmişe ve mükemmele götüren tılsımlı bir değnek değildir. Mutasyonların net etkisi zararlıdır. Mutasyonların sebep olacağı değişiklikler ancak Hiroşima, Nagazaki veya Çernobil'deki insanların uğradıkları türden değişiklikler olabilir: Yani ölüler, sakatlar ve hilkat garibeleri...
Bunun nedeni çok basittir: DNA çok kompleks bir düzene sahiptir. Bu molekül üzerinde oluşan herhangi rastgele bir etki ancak zarar verir. Amerikalı genetikçi B. G. Ranganathan bunu şöyle açıklar:
Mutasyonlar küçük, rastgele ve zararlıdırlar. Çok ender olarak meydana gelirler ve en iyi ihtimalle etkisizdirler. Bu dört özellik, mutasyonların evrimsel bir gelişme meydana getiremeyeceklerini gösterir. Zaten yüksek derecede özelleşmiş bir organizmada meydana gelebilecek rastlantısal bir değişim, ya etkisiz olacaktır ya da zararlı. Bir kol saatinde meydana gelecek rastgele bir değişim kol saatini geliştirmeyecektir. Ona büyük ihtimalle zarar verecek veya en iyi ihtimalle etkisiz olacaktır. Bir deprem bir şehri geliştirmez, ona yıkım getirir.15
Nitekim bugüne kadar hiçbir yararlı mutasyon örneği gözlemlenmedi. Tüm mutasyonların zararlı olduğu görüldü. İkinci Dünya Savaşı'nın ardından nükleer silahların sonucunda oluşan mutasyonları incelemek için kurulan Atomik Radyasyonun Genetik Etkileri Komitesi'nin (Committee on Genetic Effects of Atomic Radiation) hazırladığı rapor hakkında evrimci bilim adamı Warren Weaver şöyle diyordu:
Çoğu kimse, bilinen tüm mutasyon örneklerinin zararlı olduğu sonucu karşısında şaşıracaktır, çünkü mutasyonlar evrim sürecinin gerekli bir parçasıdır. Nasıl olur da iyi bir etki -yani bir canlının daha gelişmiş canlı formlarına evrimleşmesi- pratikte hepsi zararlı olan mutasyonların sonucu olabilir?16
Evrimci biyologlar yüzyılın başından beri sinekleri mutasyona uğratarak, faydalı mutasyon örneği aradılar. Ancak bu çabaların sonucunda hep, sakat, hastalıklı ve kusurlu sinekler elde edildi. Üstte, normal bir meyve sineğinin kafası ve solda mutasyona uğrayarak bacakları kafasından çıkan diğer bir meyve sineği.
O zamandan bu yana yapılan bütün "faydalı mutasyon oluşturma"çabaları da başarısızlıkla sonuçlandı. Evrimci biyologlar, çok hızlı ürediği ve mutasyona uğratılması kolay olduğu için, meyve sinekleri üzerinde on yıllarca mutasyon denemeleri yaptılar. Bu canlılar olabilecek her türlü mutasyona milyonlarca kez uğratıldı. Ama tek bir faydalı mutasyon gözlemlenmedi. Gordon Taylor, bu konuda şunları yazar:
Bu çok çarpıcı, ama bir o kadar da gözden kaçırılan bir gerçektir: Altmış yıldır dünyanın dört bir yanındaki genetikçiler evrimi kanıtlamak için meyve sinekleri yetiştiriyorlar. Ama hala bir türün, hatta tek bir enzimin bile ortaya çıkışını gözlemlemiş değiller.17
Bir başka araştırmacı olan Michael Pitman, meyve sinekleri üzerindeki deneylerin başarısızlığını şu şekilde ifade eder:
Sayısız genetikçi meyve sineklerini nesiller boyunca sayısız mutasyona maruz bıraktılar. Peki sonuçta insan yapımı bir evrim mi ortaya çıktı? Maalesef hayır. Genetikçilerin yarattıkları canavarlardan sadece pek azı beslendikleri şişelerin dışında yaşamlarını sürdürebildiler. Pratikte mutasyona uğratılmış olan tüm sinekler ya öldüler, ya sakat ya da kısır oldular.18
İnsan için de durum aynıdır. İnsanlar üzerinde gözlemlenen tüm mutasyonlar zararlıdır. Tıp kitaplarında "mutasyon örneği"olarak anlatılan mongolizm, Down Sendromu, albinizm, cücelik gibi zihinsel ya da bedensel bozuklukların ya da kanser gibi hastalıkların her biri, mutasyonların tahrip edici etkilerini ortaya koymaktadır. Elbette ki insanları ya sakat bırakan ya da hasta yapan bir süreç, "evrim mekanizması"olamaz.
Amerikalı patolog David A. Demick, mutasyonlar hakkında yazdığı bilimsel bir makalede bu konuda şunları söyler:
Son yıllarda genetik mutasyonlarla bağlantılı olan binlerce insan hastalığı sınıflandırılmıştır. Yeni yayınlanan bir kaynak kitapta, 4500 farklı genetik hastalık sayılmaktadır. Dahası, moleküler genetik analizlerden önce klinik olarak tanımlanan bazı kalıtsal sendromların (örneğin Marfan sendromunun) mutasyonların sonucu olduğu anlaşılmıştır...
Mutasyonların, oluşturdukları tüm bu hastalıklarında yanında, faydalı etkileri de var mıdır? Tanımladığımız binlerce zararlı mutasyon örneğinin yanında, elbette ki bazı olumlu örnekler de tanımlamak gerekmektedir-eğer makroevrim doğru ise. Bu olumlu örnekler, hem daha kompleks yapılar oluşturmak için evrime gerekecek, hem de çok sayıdaki zararlı mutasyonun bozucu etkisini dengelemek için lazım olacaktır. Ama iş bu faydalı mutasyonları tanımlamaya gelince, evrimci biyologlar hep garip bir sessizlik içindedirler.19
Evrimci biyologların "yararlı mutasyon" olarak sözünü ettikleri tek örnek, hemen her zaman için orak hücre anemisi hastalığıdır. Bu hastalıkta, kanda oksijen taşımaya yarayan hemoglobin molekülü bir mutasyon sonucunda bozulur ve yapı değişikliğine uğrar. Bunun sonucunda da hemoglobinin oksijen taşıma yeteneği ciddi bir biçimde zarar görür. Orak hücre anemisine yakalanan insanlar, bu nedenle giderek artan bir solunum zorluğu çekerler. Ancak tıp kitaplarının kan hastalıkları bölümünde ele alınan bu mutasyon örneği, başta belirttiğimiz gibi bazı evrimci biyologlar tarafından çok garip bir şekilde "faydalı mutasyon"olarak değerlendirilmektedir. Bu hastalığa sahip kişilerin sıtmaya olan kısmi bağışıklıklarının evrimin bu kişilere bir "armağanı" olduğu söylenmektedir. Eğer bu mantıkla düşünülürse, genetik olarak kötürüm doğan insanların yolda yürümedikleri ve bu sayede trafik kazalarında ölmekten kurtuldukları da söylenebilir ve kötürüm olmak "yararlı bir genetik özellik"sayılabilir. Şüphesiz bu mantığın hiçbir tutarlı yanı yoktur.
Kanatları deforme olmuş mutant bir sivrisinek
Mutasyonların sadece bir tahrip mekanizması olduğu açıktır. Fransız Bilimler Akademisi'nin eski başkanı Pierre Paul Grassé'nin mutasyonlar hakkında yaptığı yorum, bu noktada oldukça açıklayıcıdır. Grassé, mutasyonları "yazılı bir metnin kopyalanması sırasında yapılan harf hataları" na benzetmiştir. Ve harf hatası gibi mutasyonlar da bilgi oluşturmaz, aksine var olan bilgiyi bozar. Grassé bu olguyu şöyle açıklamıştır:
Mutasyonlar, zaman içinde son derece düzensiz biçimde meydana gelirler. Birbirlerini tamamlayıcı bir özellikleri yoktur ve birbirini izleyen nesiller üzerinde belirli bir yöne doğru kümülatif bir etkileri olmaz. Zaten var olan yapıyı değiştirirler, ama bunu tamamen düzensiz bir biçimde yaparlar... Bir canlı vücudunda çok küçük bile olsa bir düzensizlik oluştuğunda ise, bunun sonucu ölüm olur. Yaşam olgusu ile anarşi (düzensizlik) arasında hiçbir olası uzlaşma yoktur.20
İşte bu nedenle, yine Grassé'nin ifadesiyle "mutasyonlar ne kadar çok sayıda olursa olsunlar, herhangi bir evrim meydana getirmezler."21
Orak hücre anemisinde alyuvar hücrelerinin şekil ve fonksiyonları bozulur. Bu yüzden alyuvarların oksijen taşıma kapasiteleri sekteye uğrar.
kaynak
15 B. G. Ranganathan, Origins?, Pennsylvania: The Banner Of Truth Trust, 1988
16 Warren Weaver, "Genetic Effects of Atomic Radiation", Science, cilt 123, 29 Haziran, 1956, s. 1159
17 Gordon R. Taylor, The Great Evolution Mystery, New York, Harper & Row, 1983, s. 48
18 Michael Pitman, Adam and Evolution, London: River Publishing, 1984, s. 70
19 David A. Demick, "The Blind Gunman", Impact, no. 308, February 1999
20 Pierre-Paul Grassé, Evolution of Living Organisms, Academic Press, New York, N.Y. 1977, s. 97
21 Pierre-Paul Grassé, Evolution of Living Organisms, Academic Press,
dengesiz_deli
13-01-2008, 11:21 AM
Hormon bozuklukları, vücutta hormon salgılayan bir takım organların salgılarının yetersiz ya da ağırı olmasından kaynaklanan hastalıklardır. Kadınlara spesifik olarak görülen hormon bozuklukları yumurtalıktaki problemlerden kaynaklanmaktandır. Yumurtalıktaki problemlerden kaynaklanan hormon bozukluklarının en sık görülünü ise “Polikistik over sendromu”dur. Hormon, bir salgı bezinden salgılanan ve vücutta pek çok fonksiyonları olan maddedir. Hormonların yetersiz salgılanması ya da normalden fazla salgılanması çeşitli sorunlara neden olmaktadır. Örnek vermek gerekirse tiroit hormonu, tiroit bezinden salgılanan bir hormondur. Bu hormonun ağırı salgılanmasına hipertiroidi, az salgılanmasına ise hipotiroidi adı verilir. Hormonun ağırı salgılanması durumunda terleme, çarpıntı, sinirlilik, gözlerin dışarıya doğru fırlaması, birtakım cilt değişiklikleri, adale krampları ve adalelerde yorgunluk gibi belirtiler görülür. Az salgılanması ise soğuğa karşı tahammülsüzlük, üşüme, uyuklama hali, cildin kuruması, saçların dökülmesi ve ciltte kabalaşma gibi birtakım sorunları beraberinde getirir. Hipertiroidi dediğimiz troid bezinin aşırı çalışması ve aşırı hormon salgılamasının bir takım nedenleri vardır. Bunlardan bir tanesi fazla hormon yapan troid nodülleridir. Diğer bir neden ise troidin iltihaplanmasıdır. Ayrıca troid bezinin bütünü ile fazla büyümesi ve hormon salgılaması da söz konusudur.
Guatr ile hormon bozukluğunu birbirine karıştırmamak gerekir
Özellikle ülkemizde Karadeniz Bölgesi’nde daha sık görülen endemik olarak tabir edilen guatr, tiroid bezinin büyümesi ve boyunda bir kitle oluşturmasıdır. Diyette ve tuzda iyotun yerine konulmasıyla tıroid bezi büyümelerinin önüne geçilebilir. Ancak kitle oluştuktan sonra, genellikle cerrahi olarak çıkarılması gereklidir.
Kadınlara tiroid hormon bozuklukları erkeklere oranla daha sık görülmektedir
Endokrin salgı bozukluklarının bir kısmı da otoimmün dediğimiz, vücudumuzun defans mekanizmalarını kendi hücrelerine yönelterek ortaya çıkarttığı hastalıklardır. Özellikle troid fonksiyon bozuklukları ve böbrek üstü bezinin anormal çalışması gibi durumlar otoimmünite sonucunda ortaya çıkarlar. Otoimmünite kadınlarda erkeklere oranla 8 kat daha fazla görülmekte ve nedeni tam olarak bilinmemektedir.
Hormon bozukluklarının tedavisi
Hormon bozukluklarında fazla salgılanan hormonun baskılanması ya da eksik olan hormonun yerine konulması tarzında bir tedavi söz konusudur. Bu tüm endokrin hastalıkları için geçerlidir. Eğer tiroid çok çalışıyorsa bunu baskılamalı, az çalışıyorsa yetersiz olan hormon yerine koyulmalıdır. Endokrin hastalıkları matematiksel yaklaşımı ve tedavisi olan hastalıklardır.
Guatr ile hormon bozukluğunu birbirine karıştırmamak gerekir
Özellikle ülkemizde Karadeniz Bölgesi’nde daha sık görülen endemik olarak tabir edilen guatr, tiroid bezinin büyümesi ve boyunda bir kitle oluşturmasıdır. Diyette ve tuzda iyotun yerine konulmasıyla tıroid bezi büyümelerinin önüne geçilebilir. Ancak kitle oluştuktan sonra, genellikle cerrahi olarak çıkarılması gereklidir.
Kadınlara tiroid hormon bozuklukları erkeklere oranla daha sık görülmektedir
Endokrin salgı bozukluklarının bir kısmı da otoimmün dediğimiz, vücudumuzun defans mekanizmalarını kendi hücrelerine yönelterek ortaya çıkarttığı hastalıklardır. Özellikle troid fonksiyon bozuklukları ve böbrek üstü bezinin anormal çalışması gibi durumlar otoimmünite sonucunda ortaya çıkarlar. Otoimmünite kadınlarda erkeklere oranla 8 kat daha fazla görülmekte ve nedeni tam olarak bilinmemektedir.
Hormon bozukluklarının tedavisi
Hormon bozukluklarında fazla salgılanan hormonun baskılanması ya da eksik olan hormonun yerine konulması tarzında bir tedavi söz konusudur. Bu tüm endokrin hastalıkları için geçerlidir. Eğer tiroid çok çalışıyorsa bunu baskılamalı, az çalışıyorsa yetersiz olan hormon yerine koyulmalıdır. Endokrin hastalıkları matematiksel yaklaşımı ve tedavisi olan hastalıklardır.
13-01-2008, 11:04 PM
çok teşekkür ederim (:
miralay_17
13-01-2008, 11:08 PM
önemli değil canım =)
27-01-2008, 08:10 PM
slayt ödevim var solunum sistemi ve boşaltım sistemiyle ilgili animasyonlar lazım bildiğim kadarıyla link vermek yasak bulan bilen öm den ulaşırsa sevinirim
şimdiden teşekkürler...
şimdiden teşekkürler...
sunguralp
27-01-2008, 11:02 PM
http://rapidshare.com/files/87121751/sol...i.ppt.html
alıntıdır
bunda solunum sistemi ile ilgili bir sunum var işine yarar sanıyorum...
alıntıdırbunda solunum sistemi ile ilgili bir sunum var işine yarar sanıyorum...
