03-03-2008, 07:33 PM
sunguralp
05-03-2008, 03:57 PM
NEDİM
Merzifonlu Mehmet Efendi´nin oglu olan Nedim (asil adi Ahmed), 18. yüzyil divan sairlerindendir. 1681 yilinda Istanbul´da dogmustur. Medrese egitimine daha küçük yaslarda baslamis, Arapça ögrenmis, müderrislik ve mahkeme naipligi yapmistir. Nevsehirli Damat Ibrahim Pasa, Nedim´i önce muhasiplige sonra ise kütüphanesinde hafizi kütüb görevine getirdi. Siirlerini çok seven Nevsehirli Damat Ibrahim Pasa´nin sayesinde Sultan III. Ahmed´in de bulundugu toplantilara katilmis, ve sultanin begenisini celbetmistir. Bir çok farkli eserin çevirisinin yapildigi kurullarda yer almis ve birçok farkli medresede müderrislik yapmistir. Ölümü hakkinda ise çesitli iddialar vardir ki bunlar arasindan gerçege en yakin olani Patrona Halil Isyani sirasinda bir evin damindan düserek öldügüdür(1730).
Lâle Devri sairi olan Nedim, neseli sarkilar ve gazeller kaleme almis, eserlerinde sik sik ask, sarap ve zevk mefhumlarini islemistir. Kuskusuz bunda dönemin ask, sarap, zevk ve eglence ortamlarinda bulunmasinin etkisi çoktur. Ayni zamanda, siirlerinde Istanbul´a yer vermis, Istanbul´a olan askini sik sik dile getirmistir. Divan edebiyatinda Istanbul´u belki de en güzel betimleyen sair kendisidir. Istanbul´u betimlerken Sâdabad´dan, Altin Boynuz´dan bahsetmistir. Siirlerini kivrak ve yalin bir dille kaleme almis, aruz kaliplarina bagli kalmamistir. Ayni zamanda divan edebiyatina sarki türünü ilk kazandiran sâir Nedim´dir.
Sadrazam Ali Pasa ve Nevsehirli Ibrahim Pasa tarafindan korundu. Nevsehirli Ibrahim Pasa, siirlerini çok sevdigi Nedim´i muhasiplige seçti. Daha sonra ise kütüphanesinde hafizi kütüb görevine getirdi. Bütün zevk ve eglence meclislerinde sadrazamin ve bazi devlet büyüklerinin nedimi oldu. Ramazan aylarinda, sadrazam Ibrahim Pasa huzurunda verilen tefsir derslerine katildi.
Sadrazam Ibrahim Pasa araciligi ile Sultan Üçüncü Ahmed´in bulundugu toplantilara katilmaya basladi.Ayrica sadrazama kasideler sunarak mevkiisini saglamlastirmistir.
Nedim dinin bazi yasaklarina karsi çikmis, bu da onu tasavvufi düsüncelerden uzaklastirmistir. Nitekim sair de eserlerinde kadin, içki gibi suhane unsurlari islemistir. Ona göre yasamanin temel amaci dünya zevklerini tatmak, eglenmekti.
Baslica eseri Nedim Divani´dir. Mahallilesme akiminin öncüsüdür. Divan edebiyatindaki soyut sevgili ve mekanlar Nedim´in siirlerinde somuta dönüsür. Yani sevgilisi hem beseri aski anlatir hem de gerçektir. Zevk, eglence, içki siirlerinin temelini olusturmustur. Soguk ve yapmaci anlatimdan kaçinmis, anlatmak istediklerini içten bir sekilde siirlerine dökmüstür. Bunlari da daha çok gazelleriyle anlatmistir.
Büyük sair, divan siirinin kati kurallarina herkes gibi uysa da, bazi yenilikler yapmaktan geri durmamistir. Örnegin bazi eserlerinde aruz yerine hece ölçüsü kullanmistir.
Nedim divan siirinde çigir açmis büyük bir sairdir. Ne var ki onun degeri öldükten çok sonra anlasilmistir. Sair ayrica Istanbul askiyla da taninir. Zaten Istanbul sivesi akiminin da öncüsü Nedim´den baskasi degildir.
********
HADDEDEN GEÇMİŞ NEZAKET
Haddeden geçmiş nezâket yâl ü bâl olmuş sana
Mey süzülmüş şîşeden ruhsar-ı âl olmuş sana
Bûy-i gül taktîr olunmuş nâzın işlenmiş ucu
Biri olmuş hoy birisi dest-mâl olmuş sana
Sihr ü efsûn ile dolmuşdur derûnun ey kalem
Zülfü Hârut’un demek mümkin ki nâl olmuş sana
Şöyle gird olmuş Firengistân birikmiş bir yere
Sonra gelmiş gûşe-i ebrûda hâl olmuş sana
Ol büt-i tersâ sana mey nûş eder misin demiş
El-amân ey dil ne müşkil-ter suâl olmuş sana
Sen ne câmın mestisin âyâ kimin hayrânısın
Kendin aldırdın gönül n’oldun ne hal olmuş sana
Leblerin mecrûh olur dendân-ı sîn-i bûseden
Lâ’lin öptürmek bu hâletle muhâl olmuş sana
Yok bu şehr içre senin vasfettiğin dilber Nedîm
Bir perî-sûret görünmüş bir hayâl olmuş sana
Merzifonlu Mehmet Efendi´nin oglu olan Nedim (asil adi Ahmed), 18. yüzyil divan sairlerindendir. 1681 yilinda Istanbul´da dogmustur. Medrese egitimine daha küçük yaslarda baslamis, Arapça ögrenmis, müderrislik ve mahkeme naipligi yapmistir. Nevsehirli Damat Ibrahim Pasa, Nedim´i önce muhasiplige sonra ise kütüphanesinde hafizi kütüb görevine getirdi. Siirlerini çok seven Nevsehirli Damat Ibrahim Pasa´nin sayesinde Sultan III. Ahmed´in de bulundugu toplantilara katilmis, ve sultanin begenisini celbetmistir. Bir çok farkli eserin çevirisinin yapildigi kurullarda yer almis ve birçok farkli medresede müderrislik yapmistir. Ölümü hakkinda ise çesitli iddialar vardir ki bunlar arasindan gerçege en yakin olani Patrona Halil Isyani sirasinda bir evin damindan düserek öldügüdür(1730).
Lâle Devri sairi olan Nedim, neseli sarkilar ve gazeller kaleme almis, eserlerinde sik sik ask, sarap ve zevk mefhumlarini islemistir. Kuskusuz bunda dönemin ask, sarap, zevk ve eglence ortamlarinda bulunmasinin etkisi çoktur. Ayni zamanda, siirlerinde Istanbul´a yer vermis, Istanbul´a olan askini sik sik dile getirmistir. Divan edebiyatinda Istanbul´u belki de en güzel betimleyen sair kendisidir. Istanbul´u betimlerken Sâdabad´dan, Altin Boynuz´dan bahsetmistir. Siirlerini kivrak ve yalin bir dille kaleme almis, aruz kaliplarina bagli kalmamistir. Ayni zamanda divan edebiyatina sarki türünü ilk kazandiran sâir Nedim´dir.
Sadrazam Ali Pasa ve Nevsehirli Ibrahim Pasa tarafindan korundu. Nevsehirli Ibrahim Pasa, siirlerini çok sevdigi Nedim´i muhasiplige seçti. Daha sonra ise kütüphanesinde hafizi kütüb görevine getirdi. Bütün zevk ve eglence meclislerinde sadrazamin ve bazi devlet büyüklerinin nedimi oldu. Ramazan aylarinda, sadrazam Ibrahim Pasa huzurunda verilen tefsir derslerine katildi.
Sadrazam Ibrahim Pasa araciligi ile Sultan Üçüncü Ahmed´in bulundugu toplantilara katilmaya basladi.Ayrica sadrazama kasideler sunarak mevkiisini saglamlastirmistir.
Nedim dinin bazi yasaklarina karsi çikmis, bu da onu tasavvufi düsüncelerden uzaklastirmistir. Nitekim sair de eserlerinde kadin, içki gibi suhane unsurlari islemistir. Ona göre yasamanin temel amaci dünya zevklerini tatmak, eglenmekti.
Baslica eseri Nedim Divani´dir. Mahallilesme akiminin öncüsüdür. Divan edebiyatindaki soyut sevgili ve mekanlar Nedim´in siirlerinde somuta dönüsür. Yani sevgilisi hem beseri aski anlatir hem de gerçektir. Zevk, eglence, içki siirlerinin temelini olusturmustur. Soguk ve yapmaci anlatimdan kaçinmis, anlatmak istediklerini içten bir sekilde siirlerine dökmüstür. Bunlari da daha çok gazelleriyle anlatmistir.
Büyük sair, divan siirinin kati kurallarina herkes gibi uysa da, bazi yenilikler yapmaktan geri durmamistir. Örnegin bazi eserlerinde aruz yerine hece ölçüsü kullanmistir.
Nedim divan siirinde çigir açmis büyük bir sairdir. Ne var ki onun degeri öldükten çok sonra anlasilmistir. Sair ayrica Istanbul askiyla da taninir. Zaten Istanbul sivesi akiminin da öncüsü Nedim´den baskasi degildir.
********
HADDEDEN GEÇMİŞ NEZAKET
Haddeden geçmiş nezâket yâl ü bâl olmuş sana
Mey süzülmüş şîşeden ruhsar-ı âl olmuş sana
Bûy-i gül taktîr olunmuş nâzın işlenmiş ucu
Biri olmuş hoy birisi dest-mâl olmuş sana
Sihr ü efsûn ile dolmuşdur derûnun ey kalem
Zülfü Hârut’un demek mümkin ki nâl olmuş sana
Şöyle gird olmuş Firengistân birikmiş bir yere
Sonra gelmiş gûşe-i ebrûda hâl olmuş sana
Ol büt-i tersâ sana mey nûş eder misin demiş
El-amân ey dil ne müşkil-ter suâl olmuş sana
Sen ne câmın mestisin âyâ kimin hayrânısın
Kendin aldırdın gönül n’oldun ne hal olmuş sana
Leblerin mecrûh olur dendân-ı sîn-i bûseden
Lâ’lin öptürmek bu hâletle muhâl olmuş sana
Yok bu şehr içre senin vasfettiğin dilber Nedîm
Bir perî-sûret görünmüş bir hayâl olmuş sana
05-03-2008, 08:39 PM
çoooo..ook tşk ederim

