16-03-2008, 01:40 PM
HAFIZA GELİŞTİRME YÖNTEMLERİ
Akrostiş Tekniği:
Kelimelerin baş harflerinden yapılan kelimelere "Akrostiş" denir.
Örneğin: Astekler Latin Amerika'da yaşamış eski bir yerli Kızılderili kabilesidir. ASTEK SÖZCÜĞÜ BİR AKROSTİŞ olabilir. Bu nedenle de "ASTEK-HN" Asteklerin hanesi olarak düşünüldüğünde; Ağrı, Süphan, Tendürek, Erciyes, Karacadağ, Hasandağı dizilişinde "Astek Kızılderili" topluluğunu unutmayan bu öğrenci için bir vesile ile Türkiye'nin yanar dağlarının kolayca akılda tutmasını sağlar. "Cami" herkesin bildiği Cebrail, Azrail, Mikail, İsrafil olarak dört büyük meleğin akılda tutulmasını sağlamaktadır. Bir kimya formülü olan H2 SO4 formülü Hasan iki Sabırlı Osman dört olarak akılda tutulabilir.
Çağrışım Kullanma Tekniği:
Birbiriyle ilgili olmayan bilgileri birbirine bağlamanın tek yolu olan yapay bağlantılar kurma işlemidir.
Örneğin: 212 50 25 olarak karşımıza çıkan telefon numarası için şöyle bir düşünce biçimi geliştirilebilir. 212 bölge kodunda oturan 50 yaşındaki adamın yarı yaşındaki çocuğu arkadaşımdır. Şeklinde düşünülen bağıntı unutmayı engelleyecektir.
Bağlantı Kurma ve Abartma Yöntemi:
Hatırlama teknikleri konusunda yapılan araştırmalar, cinsi yaşantı ile olan bağlantıların, sarsıcı olumsuz insan ilişkilerinin sonucunda ortaya çıkan olumsuz kavramların; örneğin, kültürümüzde herkesin bildiği bir durum olarak anılan "dil yarası gönülden çıkmaz denir." masal kahraman ve olaylarının durumlarının, kısacası bir çeşit değişik ve abartılmış bağlantılar kurmanın hatırlamayı sağladığını göstermiştir.
Yerleştirme Yöntemi:
Zihnimizde yapacağımız gezintide birtakım objeleri o düşüncemizin gelişen yolu üzerindeki bazı yerlerle eşleştirmek esasına dayanır. Örneğin: Kardeşimin doğumu olan bin dokuz yüz yetmiş iki bildiğim bir bilgidir. Öyleyse 8 kere 9'un sonucu olan 72'yi bu bin dokuz yüz yetmiş ikinin yetmiş ikisi sayesinde, zaten bildiğim düşüncemin içine yerleştirerek unutmayı engelleyebilirim.
Aktif Dinleyerek Aktif Öğrenme:
Hafızamızın iki temel yapısı olduğu bilinmektedir. Bunlardan birincisi kısa süreli hafıza ikincisi ise uzun süreli hafızadır. Bilgiler kısa sürekli hafızadan uzun süreli hafızaya ilk seksen dakika içinde tekrarlama yöntemi ile aktarılmazsa unutma başlayacaktır. Bu durum zeki olmakla da hal olabilecek bir durum da değildir. İşte bilgilerin kısa süreli hafızadan uzun süreli hafızaya aktarılabilmesi için öncelikle kısa süreli hafızada öğrenme olayının gerçekleşmesi şarttır. Bunun için en etkili yöntem dinleyerek öğrenmedir. Fakat bahsi geçen dinleme türü edilgin olmayan aktif bir dinleme türüdür. Dinleyici pasif olmaktan çıkar ve aktif bir durumda öğrenme sürecine katılır. Bunun akrostişi ise "İFİKAN"dır.
Prensipleri şunlardır:
İ = İleri bak. (Gireceğin dersle ilgili olarak bir ön hazırlık yap.)
F= Fikirlere dikkat et. (Önemli fikirleri seçerek dinlemek dersi kolay anlamamızı sağlar.
İ = İşaretlere uyanık ol. (Sınav sorularını önceden bilmeye imkân verir. Öğretmenin verdiği ipuçlarıdır. Bunu ses tonu ile vurgu yaparak gösterebileceği gibi şu anlamlı ifadeleri de söyleyebilir: esas olarak, şunu unutmayın, bunun esas sebebi budur, çoğunlukla, özetle vbg.)
K = Katıl. (Derse katılmak dalgın olmayı engeller öğrenmeyi kolaylaştırır.)
A= Araştır. ( Konunun sizin için açıklığa kavuşmamış yönlerini arkadaşlarınızla ders sonrası konuşun. Öğretmenin açıklamalarını tartışın bu durum hafızada kalıcı iz bırakır, unutmayı engeller.)
N = Not tut. (Okulda başarılı olmanın temel şartıdır. Kendi öğrenme biçimimizi hayata geçirir. Not tutmak eğitimin en hayati parçasıdır.)
Not Tutmanın Yaraları:
Derse aktif katılmayı sağlayan unutmayı önleyen etkili bir yöntemdir.
Not tutmanın on kuralı:
1-İyi bir not tutmak için uygun malzememiz yanımızda hazır olmalıdır.
2-Kısaltarak kendi öğrenme biçimimize göre not tutmalıyız.
3-Notlar deftere mümkünse sonradan hatırlamak zorunda olduklarımız olarak anlatılan konu üzerine düşülmelidir. Özellikle matematikte işlem bilgisinde faydalıdır.
4-Konu özelliği ayrı not tutmayı gerektiriyorsa not defteri ayrı olmalı sayfa satır sıkıştırmadan cömertçe okunaklı bir şekilde tutulmalıdır.
5-Kendinize göre bir kısaltma dili geliştirin. Örneğin sekreterlerin kullandığı alfabe öğrenilebilirse en etkili not tutuma biçimidir. Sık tekrarlanan kelimeler için özel işaretler de kullanabilirsiniz. Örneğin ve 8, birbirinden 11, ayrıca +, açısından <, gibi.
6-Öğretmene yetişemediğiniz yerde boşluk bırakın sonra arkadaşınızdan alın.
7-Önemli kelimelerin altını çizin. Ya da fosforlu kalemle boyayın vbg.
8-Öğretmenin "bu önemlidir" sözünü yazın ve işaretleyin.
9-Yanlışları karalamayın, not tuttuğunuz kağıt ne kadar temiz olursa bakmayı o kadar sevip istersiniz.
10-Notlarınızı temize çekin. Böylece bilgilerinizi temizlemiş olursunuz.
İyi dinlemek ve not almak eğitimin başarısının temelidir.
Dikkat Dağılmasının Sebebi:
İnsan dakikada 200 kelimelik konuşma hızına uygun bir dinleme ihtiyacı içinde yaratılmıştır. Fakat öğretmenlerimiz genelde ders anlatım sırasında 50 -60 kelimelik bir hızla konuşur. Ders anlatma faaliyetinde dinleyici iseniz, öğretmen ders anlatırken 50 kelime kullanıyorsa dakikada 150 kelimelik bir boşluk yaşarsınız. Biraz zaman geçip de yorulunca ki dikkat süreleriniz fazla uzun değildir. Birde konu size ilginç gelmiyor da olabilir. Ya da konuyu karışık anlaşılmasını güç buluyor olabilirsiniz. İşte bu koşullarda zihninizde yukarıda andığımız nedenden ötürü oluşacak 150 kelimelik bir boşlukta hayal kurma eğilimine girerek; hayalinizde gezinmeye başlarsınız. Artık dikkatiniz dağılmıştır. Anlattığımız durumun meydana gelerek sizi engellememesi "İFİKAN" yöntemini kullanmanız gerekmektedir. Çünkü "İFİKAN" yöntemi dikkatin dağılmasını önlemek için özel olarak düzenlenmiştir.
Soruları Çözerken:
Soruları çözerken şu kodları soru kitapçığında uygun olan yere yazınız. Bitirip başa döndüğünüzde soruları doğru çözmek için zaman ve imkân kazanırsınız.
( + ) Doğru çözdüğümden eminim anlamına gelir.
( Y ) Vakit kalırsa yeniden bakacağım demektir.
( T ) Zaman Kalırsa tahminde bulunabilirim.
( X) Hiç çözemem vakit kaybetme.
Yukarıda Kısaca Değindiğimiz Hafızanın Diğer Özelliklerini " ÇALIŞMA STRATEJİLERİ KONUSU " açısından ele alalım:
Hafızanın Birinci Özelliği:
Öğrencilerin yarısı yaklaşık ilk 80 dakika içinde unutur. Eğer okuduğumuzu veya dinlediğimizi tam olarak anlamış ve öğrenmiş olsak bile, bunun %45'ini ilk 20 dk içinde %55'ini ilk bir saatte, %65'ini de 9 saat içinde unuturuz. Bu nedenle planlı ve programlı bir şekilde tekrarlar yapalım.
Hafızanın İkinci Özelliği:
Eğer oturup bir saat aralıksız ders çalışırsanız, hatırlama gücünüz sürekli azalır. Aralıksız çalışma saati artıkça hatırlama azalır. Unutmamamız gerekir ki zihinsel yorgunluk yaşamadan en fazla ders çalışma süresi 20 ila 40 dakika arasıdır. Çalışmalarımızda bu bilginin aksine hareket etmemeliyiz.
Hafızanın Üçüncü Özelliği:
Hepimizin bildiği gibi, anlamak öğrenmek değildir. Bu sebeple tanıdık bir bilgi ile karşılaştığımız zaman ''Ben bunu biliyorum.'' diye düşünüp aldanabiliriz. Ancak tam bilebilmek için, bilgiyi yönetebilecek hale gelmek için, tekrar yaparak tanışıklığımızı artırmalıyız. Tekrar sınıfta dikkatin yanında öğrenmenin ikinci ayağıdır. İçlerinden biri yoksa öğrenme kör topal olur. Bu nedenle bir çalışma seansını mutlaka tekrar yaparak bitirin. Bunun için ilgili kısa çalışma seanslarınızda 10 dk'lık tekrarlara yer vermeniz yeterli olacaktır.
Hafızanın Dördüncü Özelliği:
"Bu nasıl olur." Diye düşünmeyin. Evet öğrenme, ilkelerine uygun olarak çalıştıysak hatırlayabiliriz. Önce 20 ya da 40 dk' çalışıp sonra 10'dk tekrar yapacak olursak ve peşinden 10 dk da ara verecek olursak göreceğiz ki 10 dk'lık aradan sonra daha rahat hatırlıyor olacağız. Buna psikolojide "Reminiscene Etkisi" denir. Bu etki beynin işleyişiyle ilgili özel bir biyokimyasal düzenlemenin sonucudur.
Buraya kadar anlatılanlardan ideal bir ders çalışma seansını bir başka türlü şöyle de düzenleyebiliriz.
50dk ders, 15 dakika tekrar, 10dakika tenefüs, ve diğer derse geçiş.
Veya 40dk ders, 5 dk tenefüs, 15dk tekrar, 10dk ara ve diğer ders.
Daha İyi Hatırlamak İçin:
Öğrenmek için gerekli olan zihinsel enerji aynı anda iki farklı nokta üzerinde yoğunlaşamaz. Bu nedenle müzik sesi, TV: sesi, gibi dikkat dağıtıcı ögelerin bulunduğu bir ortamda çalışmak verimi düşürür.
Altın kuralımız.
"Öğrenmek için sadece öğrenmek istediğimiz malzeme üzerinde yoğunlaşmak öğrenmenin vazgeçilmez şartıdır." sloganı olmalıdır.
Dikkati geliştirmek için:
1-Öğrenme sırasında gergin olmamak. Belirli bir ölçüde gevşemek .
2-Konuyla ilgili derin ve sürekli bir ilgi.
3-Çalışmayı engelleyen duygusal problemlerin yatıştırılması.
4-Dikkatimizin dağıldığını fark ettiğimiz anda konuya acilen dönme disiplininin kazanılması.
Unutmayı Önlemek ve Belleği Kuvvetlendirmek İçin 15 Psikolojik Kural:
1-Eğer bir şeyi öğrenmeye niyetli, meraklı ve istekli değilseniz bu yönde bir hazır bulunuşluğunuz yoksa, onu şimdi öğrenseniz bile hafızanız size ihanet edecek, çabuk unutacaksınız.
2-Okurken ya da dinlerken not almayı alışkanlık haline getiriniz; fakat öğretmenin ağzından çıkan her kelimeyi değil; anahtar, hatırlatıcı görevi olan eksen kelimeleri bulup yazınız.
Bu sizin konuyu anladığınızın da en iyi işaretidir. Aksi halde yorulur anlamadan yazmış olursunuz.
Bu durumda fikirlerde bozukluk ve yanlışlıklar yapmış olursunuz. Tabiî ki konunun önemli yerlerini ayırt etmiş de olamazsınız. Konu ile ilgili sorular soramaz ve karşılıklı görüşme konuyu ele alma (münazara) yapma sansını da kaçırırsınız ki münazara en iyi öğrenme biçimlerinden biridir.
En doğrusu mümkünse önceden konuya evde hazırlanın öyle gelin. Sınıfta okunan ya da anlatılanı "İFİKAN" ile etkili dinleyiniz. Ortaya çıkan fikirleri anladığınız zaman anladığınız biçimde not alınız. Gerekirse çizin. Dersin bitiminde notlarınız üzerinde yapacağınız kısa bir gözden geçirme ile bilgiyi zihninizde perçinlemiş olacaksınız.
3-Konuya ait mantığı (düşünme yol ve biçimlerini) kavramaya çalışınız. Bundan maksat, fikirlere, anlamlara, işaretlere dikkat ederek, düşünerek kavramak ve benimsemektir. Bilgiyi ancak bu şekilde yönetebilirsiniz ve size ait bir eşya durumuna getirebilirsiniz.
4-Zihniniz en zor dersleri sabah kavrar. Öğrenciler hangi derse hangi zamanda çalışacaklarını bilememektedirler. En yorgun saatler yanlışlıkla çalışma saati olarak uygulama içine alınmakta farkında olmadan ders bir azap haline getirilmektedir.
Oysa araştırmalar zihin için en uygun saatleri sabah 5 ile 9 arası akşam ise 4 ile 9 arası olarak bulmuştur. Ders planımızda zihnin en dinç olduğu bu saatleri etkili kullanalım.
Başarısızlığın en önemli sebeplerinden biride bu bilgilere uymayan yanlış çalışma biçimleridir.
5- Tıka basa yemek ne kadar zararlı ise tıka basa öğrenmekte ayni şekilde zararlıdır. Bundan vazgeçiniz kısa zamanda çok şey öğrenmeye kalkmak geriye ket vurur. Öğrenmeyi felç eder. Bu nedenle çalışmayı az ama sürekli yapmayıp tam tersine bütün çalışmayı sınav haftasına bırakıp yükün altına birden girenler başarılı olamıyorlar. Bilgileri birbirine karıştırırlar ve kafaları karışık halde neyi, nereden, ne için düşüneceklerini bulamadıkça da panikleyip yorgun düşerler. En iyisi günlük ders planına sahip olmak ve öğrendiklerimizi de 3 - 5 gün aralıklarla düzenli bir şekilde tekrar etmektir. Öğrenilen ama tekrar edilmeyen şeylerin unutulacağı altın kuralını unutmayınız.
6-İyi bir öğrenme yolu; evvele öğrenilecek bir şeyi baştan sonuna kadar dikkatlice okumak, sonra konuyu anlamlı parçalara bölerek okumak. Ve nihayet baştan sona fikirleri tekrar birleştirerek okumaktır. Buna (bütün- parça- bütün) metodu diyoruz. Bu metot her ne kadar tavsiye ediliyorsa da tüm insanlara genelleştirilemez. Her insanın öğrenme biçimi kendine özel değişik olabilir. Anlama başta zekâ tipinize, önceden kazandığınız çalışma alışkanlıklarınıza, konunun zorluk ve kolaylığına, yoğunluğuna ya da birçok daha değişik nedene göre değişebilir. (parça-parça), (bütün- parça), ( bütün- parça- bütün) şeklinde bilgi kodlama biçimlerinden birini ya da bir kaçını kullanabilirsiniz. Konu çok uzun, güç ve birbiri ile ilgisi zor kısımlardan meydana gelmiş ise o zaman (parça - parça ve bütün) şeklinde ki kodu tercih edebilirsiniz.
7-Sözlüklerden ve bilhassa kitabınızdaki sözlüklerden faydalanmanız çok lüzumludur. Sözcükler düşünmemizi sağlar.
8- Sizin rahat çalışmanıza engel olan (fazla soğuk, fazla sıcak, az veya çok ışık, gürültü ve havasızlık) gibi çalışmayı olumsuz etkileyen etmenler ortadan kaldırılmalıdır.
9-Dinlenme, öğrenmenin beklide en önemli şartıdır. Yorulunca dinleniniz, gerekirse uzanarak yatınız. Sözel ya da sayısal olarak aynı tür zor dersleri bir biri ardına öğrenmeye kalkışmayınız.
10-Öğrenirken mümkün olduğu kadar çok duyum organınızı eş güdümlü kullanınız. Dikkatinizi sadece önünüzdeki konuya vererek not alarak çalışmayı severek çalışınız başlangıçta zor olsa da vazgeçmez iseniz zamanla buna alışacaksınız. Fizik, kimya, biyoloji vbg dersler mutlaka laboratuarda veya tabiat içinde yapılmalıdır. Bu dersler salt tahtada salt formüllerle verilmemelidir. Bu tarz ders çalışma can sıkar öğrenme merakını öldürür. Dersin anlam ve mahiyeti ile ilgili tarihi, coğrafi, estetik bölgelere planlı geziler ve gözlemler yapılarak bu alanlar etkili bir şekilde kullanılmalıdır. Her konu tabii çevresinde öğrenilmelidir.
11-Yeni öğrendiklerinizi eski bilgileriniz ile karşılaştırıp kaynaştırınız. Bu şekilde öğrendiğiniz bilgileri kafanızda yalnız bırakmamış, çağrışımlar yaparak diğerlerine bağlamış olursunuz. Bu çalışma tarzı unutmayı engeller. Ayrıca ikinci kademede eşli grup halinde öğrenmenin ve çalışmanın daha etkili bir çalışma tarzı olduğunu unutmayınız.
12-Özellikle 4 ve 5. sınıflar için geçerli olduğunu bildiğimiz sessiz ve yeterince hızlı okuma kuralına dikkat ediniz. Hızlı okuma ve okuduğunu anlayabilme başarıya çok etki yapar. Sakat okuma fikirleri kavramayı güçleştirir. Geriye dönüş yapmadan hızlı, rahat, düzgün okumayı ve kavramayı başarınız.
13-Okurken kitaptaki şekillerden grafiklerden ve harita cetvel tablo gibi araçlardan faydalanınız. Araçsız öğrenmeye kalkışmak silahsız savaşa girmeye benzer.
14-Çalışırken sinirli, heyecanlı ve endişeli olmayacaksınız. Sakin olacaksınız. Çalışma yeriniz sabit bir masada ve hep aynı oda olmalıdır. Mümkünse bu yeri değiştirmemeye gayret ediniz.
15- Öğrendiğiniz konuyu önce kendinize anlatmak, sonra arkadaşınıza anlatmak, sizde sağlam bir öğrenmeye yol açacaktır.
Çalışmalarınızda bu konulara önem verirseniz başarmanız zor olmaktan çıkacaktır. Kendinize güveniniz.
ALINTIDIR
Akrostiş Tekniği:
Kelimelerin baş harflerinden yapılan kelimelere "Akrostiş" denir.
Örneğin: Astekler Latin Amerika'da yaşamış eski bir yerli Kızılderili kabilesidir. ASTEK SÖZCÜĞÜ BİR AKROSTİŞ olabilir. Bu nedenle de "ASTEK-HN" Asteklerin hanesi olarak düşünüldüğünde; Ağrı, Süphan, Tendürek, Erciyes, Karacadağ, Hasandağı dizilişinde "Astek Kızılderili" topluluğunu unutmayan bu öğrenci için bir vesile ile Türkiye'nin yanar dağlarının kolayca akılda tutmasını sağlar. "Cami" herkesin bildiği Cebrail, Azrail, Mikail, İsrafil olarak dört büyük meleğin akılda tutulmasını sağlamaktadır. Bir kimya formülü olan H2 SO4 formülü Hasan iki Sabırlı Osman dört olarak akılda tutulabilir.
Çağrışım Kullanma Tekniği:
Birbiriyle ilgili olmayan bilgileri birbirine bağlamanın tek yolu olan yapay bağlantılar kurma işlemidir.
Örneğin: 212 50 25 olarak karşımıza çıkan telefon numarası için şöyle bir düşünce biçimi geliştirilebilir. 212 bölge kodunda oturan 50 yaşındaki adamın yarı yaşındaki çocuğu arkadaşımdır. Şeklinde düşünülen bağıntı unutmayı engelleyecektir.
Bağlantı Kurma ve Abartma Yöntemi:
Hatırlama teknikleri konusunda yapılan araştırmalar, cinsi yaşantı ile olan bağlantıların, sarsıcı olumsuz insan ilişkilerinin sonucunda ortaya çıkan olumsuz kavramların; örneğin, kültürümüzde herkesin bildiği bir durum olarak anılan "dil yarası gönülden çıkmaz denir." masal kahraman ve olaylarının durumlarının, kısacası bir çeşit değişik ve abartılmış bağlantılar kurmanın hatırlamayı sağladığını göstermiştir.
Yerleştirme Yöntemi:
Zihnimizde yapacağımız gezintide birtakım objeleri o düşüncemizin gelişen yolu üzerindeki bazı yerlerle eşleştirmek esasına dayanır. Örneğin: Kardeşimin doğumu olan bin dokuz yüz yetmiş iki bildiğim bir bilgidir. Öyleyse 8 kere 9'un sonucu olan 72'yi bu bin dokuz yüz yetmiş ikinin yetmiş ikisi sayesinde, zaten bildiğim düşüncemin içine yerleştirerek unutmayı engelleyebilirim.
Aktif Dinleyerek Aktif Öğrenme:
Hafızamızın iki temel yapısı olduğu bilinmektedir. Bunlardan birincisi kısa süreli hafıza ikincisi ise uzun süreli hafızadır. Bilgiler kısa sürekli hafızadan uzun süreli hafızaya ilk seksen dakika içinde tekrarlama yöntemi ile aktarılmazsa unutma başlayacaktır. Bu durum zeki olmakla da hal olabilecek bir durum da değildir. İşte bilgilerin kısa süreli hafızadan uzun süreli hafızaya aktarılabilmesi için öncelikle kısa süreli hafızada öğrenme olayının gerçekleşmesi şarttır. Bunun için en etkili yöntem dinleyerek öğrenmedir. Fakat bahsi geçen dinleme türü edilgin olmayan aktif bir dinleme türüdür. Dinleyici pasif olmaktan çıkar ve aktif bir durumda öğrenme sürecine katılır. Bunun akrostişi ise "İFİKAN"dır.
Prensipleri şunlardır:
İ = İleri bak. (Gireceğin dersle ilgili olarak bir ön hazırlık yap.)
F= Fikirlere dikkat et. (Önemli fikirleri seçerek dinlemek dersi kolay anlamamızı sağlar.
İ = İşaretlere uyanık ol. (Sınav sorularını önceden bilmeye imkân verir. Öğretmenin verdiği ipuçlarıdır. Bunu ses tonu ile vurgu yaparak gösterebileceği gibi şu anlamlı ifadeleri de söyleyebilir: esas olarak, şunu unutmayın, bunun esas sebebi budur, çoğunlukla, özetle vbg.)
K = Katıl. (Derse katılmak dalgın olmayı engeller öğrenmeyi kolaylaştırır.)
A= Araştır. ( Konunun sizin için açıklığa kavuşmamış yönlerini arkadaşlarınızla ders sonrası konuşun. Öğretmenin açıklamalarını tartışın bu durum hafızada kalıcı iz bırakır, unutmayı engeller.)
N = Not tut. (Okulda başarılı olmanın temel şartıdır. Kendi öğrenme biçimimizi hayata geçirir. Not tutmak eğitimin en hayati parçasıdır.)
Not Tutmanın Yaraları:
Derse aktif katılmayı sağlayan unutmayı önleyen etkili bir yöntemdir.
Not tutmanın on kuralı:
1-İyi bir not tutmak için uygun malzememiz yanımızda hazır olmalıdır.
2-Kısaltarak kendi öğrenme biçimimize göre not tutmalıyız.
3-Notlar deftere mümkünse sonradan hatırlamak zorunda olduklarımız olarak anlatılan konu üzerine düşülmelidir. Özellikle matematikte işlem bilgisinde faydalıdır.
4-Konu özelliği ayrı not tutmayı gerektiriyorsa not defteri ayrı olmalı sayfa satır sıkıştırmadan cömertçe okunaklı bir şekilde tutulmalıdır.
5-Kendinize göre bir kısaltma dili geliştirin. Örneğin sekreterlerin kullandığı alfabe öğrenilebilirse en etkili not tutuma biçimidir. Sık tekrarlanan kelimeler için özel işaretler de kullanabilirsiniz. Örneğin ve 8, birbirinden 11, ayrıca +, açısından <, gibi.
6-Öğretmene yetişemediğiniz yerde boşluk bırakın sonra arkadaşınızdan alın.
7-Önemli kelimelerin altını çizin. Ya da fosforlu kalemle boyayın vbg.
8-Öğretmenin "bu önemlidir" sözünü yazın ve işaretleyin.
9-Yanlışları karalamayın, not tuttuğunuz kağıt ne kadar temiz olursa bakmayı o kadar sevip istersiniz.
10-Notlarınızı temize çekin. Böylece bilgilerinizi temizlemiş olursunuz.
İyi dinlemek ve not almak eğitimin başarısının temelidir.
Dikkat Dağılmasının Sebebi:
İnsan dakikada 200 kelimelik konuşma hızına uygun bir dinleme ihtiyacı içinde yaratılmıştır. Fakat öğretmenlerimiz genelde ders anlatım sırasında 50 -60 kelimelik bir hızla konuşur. Ders anlatma faaliyetinde dinleyici iseniz, öğretmen ders anlatırken 50 kelime kullanıyorsa dakikada 150 kelimelik bir boşluk yaşarsınız. Biraz zaman geçip de yorulunca ki dikkat süreleriniz fazla uzun değildir. Birde konu size ilginç gelmiyor da olabilir. Ya da konuyu karışık anlaşılmasını güç buluyor olabilirsiniz. İşte bu koşullarda zihninizde yukarıda andığımız nedenden ötürü oluşacak 150 kelimelik bir boşlukta hayal kurma eğilimine girerek; hayalinizde gezinmeye başlarsınız. Artık dikkatiniz dağılmıştır. Anlattığımız durumun meydana gelerek sizi engellememesi "İFİKAN" yöntemini kullanmanız gerekmektedir. Çünkü "İFİKAN" yöntemi dikkatin dağılmasını önlemek için özel olarak düzenlenmiştir.
Soruları Çözerken:
Soruları çözerken şu kodları soru kitapçığında uygun olan yere yazınız. Bitirip başa döndüğünüzde soruları doğru çözmek için zaman ve imkân kazanırsınız.
( + ) Doğru çözdüğümden eminim anlamına gelir.
( Y ) Vakit kalırsa yeniden bakacağım demektir.
( T ) Zaman Kalırsa tahminde bulunabilirim.
( X) Hiç çözemem vakit kaybetme.
Yukarıda Kısaca Değindiğimiz Hafızanın Diğer Özelliklerini " ÇALIŞMA STRATEJİLERİ KONUSU " açısından ele alalım:
Hafızanın Birinci Özelliği:
Öğrencilerin yarısı yaklaşık ilk 80 dakika içinde unutur. Eğer okuduğumuzu veya dinlediğimizi tam olarak anlamış ve öğrenmiş olsak bile, bunun %45'ini ilk 20 dk içinde %55'ini ilk bir saatte, %65'ini de 9 saat içinde unuturuz. Bu nedenle planlı ve programlı bir şekilde tekrarlar yapalım.
Hafızanın İkinci Özelliği:
Eğer oturup bir saat aralıksız ders çalışırsanız, hatırlama gücünüz sürekli azalır. Aralıksız çalışma saati artıkça hatırlama azalır. Unutmamamız gerekir ki zihinsel yorgunluk yaşamadan en fazla ders çalışma süresi 20 ila 40 dakika arasıdır. Çalışmalarımızda bu bilginin aksine hareket etmemeliyiz.
Hafızanın Üçüncü Özelliği:
Hepimizin bildiği gibi, anlamak öğrenmek değildir. Bu sebeple tanıdık bir bilgi ile karşılaştığımız zaman ''Ben bunu biliyorum.'' diye düşünüp aldanabiliriz. Ancak tam bilebilmek için, bilgiyi yönetebilecek hale gelmek için, tekrar yaparak tanışıklığımızı artırmalıyız. Tekrar sınıfta dikkatin yanında öğrenmenin ikinci ayağıdır. İçlerinden biri yoksa öğrenme kör topal olur. Bu nedenle bir çalışma seansını mutlaka tekrar yaparak bitirin. Bunun için ilgili kısa çalışma seanslarınızda 10 dk'lık tekrarlara yer vermeniz yeterli olacaktır.
Hafızanın Dördüncü Özelliği:
"Bu nasıl olur." Diye düşünmeyin. Evet öğrenme, ilkelerine uygun olarak çalıştıysak hatırlayabiliriz. Önce 20 ya da 40 dk' çalışıp sonra 10'dk tekrar yapacak olursak ve peşinden 10 dk da ara verecek olursak göreceğiz ki 10 dk'lık aradan sonra daha rahat hatırlıyor olacağız. Buna psikolojide "Reminiscene Etkisi" denir. Bu etki beynin işleyişiyle ilgili özel bir biyokimyasal düzenlemenin sonucudur.
Buraya kadar anlatılanlardan ideal bir ders çalışma seansını bir başka türlü şöyle de düzenleyebiliriz.
50dk ders, 15 dakika tekrar, 10dakika tenefüs, ve diğer derse geçiş.
Veya 40dk ders, 5 dk tenefüs, 15dk tekrar, 10dk ara ve diğer ders.
Daha İyi Hatırlamak İçin:
Öğrenmek için gerekli olan zihinsel enerji aynı anda iki farklı nokta üzerinde yoğunlaşamaz. Bu nedenle müzik sesi, TV: sesi, gibi dikkat dağıtıcı ögelerin bulunduğu bir ortamda çalışmak verimi düşürür.
Altın kuralımız.
"Öğrenmek için sadece öğrenmek istediğimiz malzeme üzerinde yoğunlaşmak öğrenmenin vazgeçilmez şartıdır." sloganı olmalıdır.
Dikkati geliştirmek için:
1-Öğrenme sırasında gergin olmamak. Belirli bir ölçüde gevşemek .
2-Konuyla ilgili derin ve sürekli bir ilgi.
3-Çalışmayı engelleyen duygusal problemlerin yatıştırılması.
4-Dikkatimizin dağıldığını fark ettiğimiz anda konuya acilen dönme disiplininin kazanılması.
Unutmayı Önlemek ve Belleği Kuvvetlendirmek İçin 15 Psikolojik Kural:
1-Eğer bir şeyi öğrenmeye niyetli, meraklı ve istekli değilseniz bu yönde bir hazır bulunuşluğunuz yoksa, onu şimdi öğrenseniz bile hafızanız size ihanet edecek, çabuk unutacaksınız.
2-Okurken ya da dinlerken not almayı alışkanlık haline getiriniz; fakat öğretmenin ağzından çıkan her kelimeyi değil; anahtar, hatırlatıcı görevi olan eksen kelimeleri bulup yazınız.
Bu sizin konuyu anladığınızın da en iyi işaretidir. Aksi halde yorulur anlamadan yazmış olursunuz.
Bu durumda fikirlerde bozukluk ve yanlışlıklar yapmış olursunuz. Tabiî ki konunun önemli yerlerini ayırt etmiş de olamazsınız. Konu ile ilgili sorular soramaz ve karşılıklı görüşme konuyu ele alma (münazara) yapma sansını da kaçırırsınız ki münazara en iyi öğrenme biçimlerinden biridir.
En doğrusu mümkünse önceden konuya evde hazırlanın öyle gelin. Sınıfta okunan ya da anlatılanı "İFİKAN" ile etkili dinleyiniz. Ortaya çıkan fikirleri anladığınız zaman anladığınız biçimde not alınız. Gerekirse çizin. Dersin bitiminde notlarınız üzerinde yapacağınız kısa bir gözden geçirme ile bilgiyi zihninizde perçinlemiş olacaksınız.
3-Konuya ait mantığı (düşünme yol ve biçimlerini) kavramaya çalışınız. Bundan maksat, fikirlere, anlamlara, işaretlere dikkat ederek, düşünerek kavramak ve benimsemektir. Bilgiyi ancak bu şekilde yönetebilirsiniz ve size ait bir eşya durumuna getirebilirsiniz.
4-Zihniniz en zor dersleri sabah kavrar. Öğrenciler hangi derse hangi zamanda çalışacaklarını bilememektedirler. En yorgun saatler yanlışlıkla çalışma saati olarak uygulama içine alınmakta farkında olmadan ders bir azap haline getirilmektedir.
Oysa araştırmalar zihin için en uygun saatleri sabah 5 ile 9 arası akşam ise 4 ile 9 arası olarak bulmuştur. Ders planımızda zihnin en dinç olduğu bu saatleri etkili kullanalım.
Başarısızlığın en önemli sebeplerinden biride bu bilgilere uymayan yanlış çalışma biçimleridir.
5- Tıka basa yemek ne kadar zararlı ise tıka basa öğrenmekte ayni şekilde zararlıdır. Bundan vazgeçiniz kısa zamanda çok şey öğrenmeye kalkmak geriye ket vurur. Öğrenmeyi felç eder. Bu nedenle çalışmayı az ama sürekli yapmayıp tam tersine bütün çalışmayı sınav haftasına bırakıp yükün altına birden girenler başarılı olamıyorlar. Bilgileri birbirine karıştırırlar ve kafaları karışık halde neyi, nereden, ne için düşüneceklerini bulamadıkça da panikleyip yorgun düşerler. En iyisi günlük ders planına sahip olmak ve öğrendiklerimizi de 3 - 5 gün aralıklarla düzenli bir şekilde tekrar etmektir. Öğrenilen ama tekrar edilmeyen şeylerin unutulacağı altın kuralını unutmayınız.
6-İyi bir öğrenme yolu; evvele öğrenilecek bir şeyi baştan sonuna kadar dikkatlice okumak, sonra konuyu anlamlı parçalara bölerek okumak. Ve nihayet baştan sona fikirleri tekrar birleştirerek okumaktır. Buna (bütün- parça- bütün) metodu diyoruz. Bu metot her ne kadar tavsiye ediliyorsa da tüm insanlara genelleştirilemez. Her insanın öğrenme biçimi kendine özel değişik olabilir. Anlama başta zekâ tipinize, önceden kazandığınız çalışma alışkanlıklarınıza, konunun zorluk ve kolaylığına, yoğunluğuna ya da birçok daha değişik nedene göre değişebilir. (parça-parça), (bütün- parça), ( bütün- parça- bütün) şeklinde bilgi kodlama biçimlerinden birini ya da bir kaçını kullanabilirsiniz. Konu çok uzun, güç ve birbiri ile ilgisi zor kısımlardan meydana gelmiş ise o zaman (parça - parça ve bütün) şeklinde ki kodu tercih edebilirsiniz.
7-Sözlüklerden ve bilhassa kitabınızdaki sözlüklerden faydalanmanız çok lüzumludur. Sözcükler düşünmemizi sağlar.
8- Sizin rahat çalışmanıza engel olan (fazla soğuk, fazla sıcak, az veya çok ışık, gürültü ve havasızlık) gibi çalışmayı olumsuz etkileyen etmenler ortadan kaldırılmalıdır.
9-Dinlenme, öğrenmenin beklide en önemli şartıdır. Yorulunca dinleniniz, gerekirse uzanarak yatınız. Sözel ya da sayısal olarak aynı tür zor dersleri bir biri ardına öğrenmeye kalkışmayınız.
10-Öğrenirken mümkün olduğu kadar çok duyum organınızı eş güdümlü kullanınız. Dikkatinizi sadece önünüzdeki konuya vererek not alarak çalışmayı severek çalışınız başlangıçta zor olsa da vazgeçmez iseniz zamanla buna alışacaksınız. Fizik, kimya, biyoloji vbg dersler mutlaka laboratuarda veya tabiat içinde yapılmalıdır. Bu dersler salt tahtada salt formüllerle verilmemelidir. Bu tarz ders çalışma can sıkar öğrenme merakını öldürür. Dersin anlam ve mahiyeti ile ilgili tarihi, coğrafi, estetik bölgelere planlı geziler ve gözlemler yapılarak bu alanlar etkili bir şekilde kullanılmalıdır. Her konu tabii çevresinde öğrenilmelidir.
11-Yeni öğrendiklerinizi eski bilgileriniz ile karşılaştırıp kaynaştırınız. Bu şekilde öğrendiğiniz bilgileri kafanızda yalnız bırakmamış, çağrışımlar yaparak diğerlerine bağlamış olursunuz. Bu çalışma tarzı unutmayı engeller. Ayrıca ikinci kademede eşli grup halinde öğrenmenin ve çalışmanın daha etkili bir çalışma tarzı olduğunu unutmayınız.
12-Özellikle 4 ve 5. sınıflar için geçerli olduğunu bildiğimiz sessiz ve yeterince hızlı okuma kuralına dikkat ediniz. Hızlı okuma ve okuduğunu anlayabilme başarıya çok etki yapar. Sakat okuma fikirleri kavramayı güçleştirir. Geriye dönüş yapmadan hızlı, rahat, düzgün okumayı ve kavramayı başarınız.
13-Okurken kitaptaki şekillerden grafiklerden ve harita cetvel tablo gibi araçlardan faydalanınız. Araçsız öğrenmeye kalkışmak silahsız savaşa girmeye benzer.
14-Çalışırken sinirli, heyecanlı ve endişeli olmayacaksınız. Sakin olacaksınız. Çalışma yeriniz sabit bir masada ve hep aynı oda olmalıdır. Mümkünse bu yeri değiştirmemeye gayret ediniz.
15- Öğrendiğiniz konuyu önce kendinize anlatmak, sonra arkadaşınıza anlatmak, sizde sağlam bir öğrenmeye yol açacaktır.
Çalışmalarınızda bu konulara önem verirseniz başarmanız zor olmaktan çıkacaktır. Kendinize güveniniz.
ALINTIDIR
