kemal tahir devlet ana romanındaki kişilerin yer zaman mekan sosyal özelliklerin ve kısacası çok kapsamlı bir özete ihtiyacım var..
kitaptan nefret ediyorum...ilk defa bir kitap beni bu derecede sıktı ama pazartesi sınavım var...20 puan burdan

Zehra: Çalıştığı yerde başöğretmen olan otuz yaşlarında ufak tefek biri olmasına rağmen kuvvetli birisidir. Esmer tenli, iri burunlu, çıkı elmacık kemikli, kalın ve siyah kaşlı olan bir öğretmendir. Aynı zamanda becerikli, doğruluktan ve fedakarlıktan ayrılmayan haksızlığın ve yalanın düşmanı olan,acıma ruhunu kaybetmiş, herkes tarafından sevilen biridir.
Tevfik Hayri Bey: Maarif Müdürü ve Zehra’yı yakından tanıyan şişman ve geniş omuzlu biridir. Gevşek, hayalperest, işlerle fazla ilgilenmeyen, sakinliği ve sessizliği seven aynı zamanda şakacı ve umursamaz bir kişidir.
Mebus Şerif Halil Bey: Tevfik Bey ile aynı okulu okumuş ve onun yakın arkadaşı, iri burunlu, kalın dudaklı birisidir. Kasabada sevilen ve insanlar için elinden gelen her şeyi yapan bir insandır.
Mürşit Efendi: Zehra’nın babasıdır. Zehra gibi kısa boylu, esmer, kalın kaşlı bir memurdur. Duygusal, çalışkan ve sıkı iradeli aynı zamanda sözüne sadık, rezilliği ve üç kağıtçılığı sevmeyen bir insan ama evlenip ailesiyle arası bozulunca serseri, sarhoş ve zorluklara karşı koyamayan biri olmuştur.
Çevresindeki insanlar tarafından çalışkan ve ciddi biri olarak tanınan doğruluktan ayrılmayan biriydi ama evlendikten sonra değişmiştir.
Meveddet Hanım: Mürşit Bey’in karisidir. Genç, güzel ve alimli bir kadindir. Ayni zamanda hassas, asabi ve dediklerinin yapilmasini hemen isteyen maymun iştahli, dolmuşa gelen biridir. Evliliginin ilk yillarinda kocasi tarafindan sevilen fakat çevresince kiskanç ve aç gözlü olarak taninan birisidir.
Makbule Hanım: Zehra’nın anneannesidir. Mürşit Efendi’den her zaman kızıyla beraber isteklerde bulunan birisidir. Kendini iyilik sever biri diye gösterip insanları kullanan, kandıran biridir. Çevresince sevilen birisi olmasının sebebi insanları kandırmasıdır.
Abdüssamet Bey: Zengin, iyilik ve yardım etmeyi sever. Arkadaşı yaptıklarını karşılığını hiç bir zaman beklemez.
D.Olayın Geçtiği Mekan: Olay Anadolu’nun herhangi bir kasabasında öğretmenlik yapan Zehra’nın bulunduğu yerde başlıyor. Kasabada alt yapı fazla gelişmemiştir. Bundan dolayı insanlar fakir ve sefalet içerisindedir. Yeşil bir kasaba olduğu için halk hayvancılıkla geçinmektedir. Hemen herkes geçim derdinde olduğu için çocuklarını okula göndermek istemezler. Zehra’nın kasabaya gelişiyle bu düşünce değişmiştir.
İkinci yer ise Mürşit Efendi’nin okulunu bitirdikten sonra tayininin çıktığı yer olan Sivas’tır. Burası Mürşit Bey’in ilk görev yeridir. Burada bir Ermeni kadının evinde bir oda kiralar. Evde diğer yerlerde çalışan bir çok memur vardır. Kasaba gelişmemiş ve gayette ucuzdur. Mürşit Bey bir çok arkadaş edinmiştir. İlk defa içkiyi burada içmiştir.
Diğer bir yer ise Mürşit Efendi’nin tayinin çıktığı yer olan Diyarbakır’dır. Burası Sivas’a göre daha gelişmiş ve lüks bir şehirdir. Hayatını yeniden düzene koymaya kara vermiştir. Artık evlenmeye ve çoluk çocuk sahibi olmaya karar verir. Fadıl Efendi ile tanışır ve onun ölümünden sonra kızıyla evlenir. Diyarbakır’da güzel bir eve yerleşirler. Ama hayatı tekrar bozulmaya başlamıştır.
Son yer ise İstanbul’dur. Bütün olaylar burada geçmektedir. Burada güzel bir konağa yerleşirler. Zaman geçtikçe karısı ve kaynanasıyla arası iyice bozulur. İşten kovulur, içkiye başlar, çocukları ona düşman olur ve hapse düşer. Ayrıca kendisin de öldüğü yer İstanbul’dur.
Zehra: Çalıştığı yerde başöğretmen olan otuz yaşlarında ufak tefek biri olmasına rağmen kuvvetli birisidir. Esmer tenli, iri burunlu, çıkı elmacık kemikli, kalın ve siyah kaşlı olan bir öğretmendir. Aynı zamanda becerikli, doğruluktan ve fedakarlıktan ayrılmayan haksızlığın ve yalanın düşmanı olan,acıma ruhunu kaybetmiş, herkes tarafından sevilen biridir.
Tevfik Hayri Bey: Maarif Müdürü ve Zehra’yı yakından tanıyan şişman ve geniş omuzlu biridir. Gevşek, hayalperest, işlerle fazla ilgilenmeyen, sakinliği ve sessizliği seven aynı zamanda şakacı ve umursamaz bir kişidir.
Mebus Şerif Halil Bey: Tevfik Bey ile aynı okulu okumuş ve onun yakın arkadaşı, iri burunlu, kalın dudaklı birisidir. Kasabada sevilen ve insanlar için elinden gelen her şeyi yapan bir insandır.
Mürşit Efendi: Zehra’nın babasıdır. Zehra gibi kısa boylu, esmer, kalın kaşlı bir memurdur. Duygusal, çalışkan ve sıkı iradeli aynı zamanda sözüne sadık, rezilliği ve üç kağıtçılığı sevmeyen bir insan ama evlenip ailesiyle arası bozulunca serseri, sarhoş ve zorluklara karşı koyamayan biri olmuştur.
Çevresindeki insanlar tarafından çalışkan ve ciddi biri olarak tanınan doğruluktan ayrılmayan biriydi ama evlendikten sonra değişmiştir.
Meveddet Hanım: Mürşit Bey’in karisidir. Genç, güzel ve alimli bir kadindir. Ayni zamanda hassas, asabi ve dediklerinin yapilmasini hemen isteyen maymun iştahli, dolmuşa gelen biridir. Evliliginin ilk yillarinda kocasi tarafindan sevilen fakat çevresince kiskanç ve aç gözlü olarak taninan birisidir.
Makbule Hanım: Zehra’nın anneannesidir. Mürşit Efendi’den her zaman kızıyla beraber isteklerde bulunan birisidir. Kendini iyilik sever biri diye gösterip insanları kullanan, kandıran biridir. Çevresince sevilen birisi olmasının sebebi insanları kandırmasıdır.
Abdüssamet Bey: Zengin, iyilik ve yardım etmeyi sever. Arkadaşı yaptıklarını karşılığını hiç bir zaman beklemez.
D.Olayın Geçtiği Mekan: Olay Anadolu’nun herhangi bir kasabasında öğretmenlik yapan Zehra’nın bulunduğu yerde başlıyor. Kasabada alt yapı fazla gelişmemiştir. Bundan dolayı insanlar fakir ve sefalet içerisindedir. Yeşil bir kasaba olduğu için halk hayvancılıkla geçinmektedir. Hemen herkes geçim derdinde olduğu için çocuklarını okula göndermek istemezler. Zehra’nın kasabaya gelişiyle bu düşünce değişmiştir.
İkinci yer ise Mürşit Efendi’nin okulunu bitirdikten sonra tayininin çıktığı yer olan Sivas’tır. Burası Mürşit Bey’in ilk görev yeridir. Burada bir Ermeni kadının evinde bir oda kiralar. Evde diğer yerlerde çalışan bir çok memur vardır. Kasaba gelişmemiş ve gayette ucuzdur. Mürşit Bey bir çok arkadaş edinmiştir. İlk defa içkiyi burada içmiştir.
Diğer bir yer ise Mürşit Efendi’nin tayinin çıktığı yer olan Diyarbakır’dır. Burası Sivas’a göre daha gelişmiş ve lüks bir şehirdir. Hayatını yeniden düzene koymaya kara vermiştir. Artık evlenmeye ve çoluk çocuk sahibi olmaya karar verir. Fadıl Efendi ile tanışır ve onun ölümünden sonra kızıyla evlenir. Diyarbakır’da güzel bir eve yerleşirler. Ama hayatı tekrar bozulmaya başlamıştır.
Son yer ise İstanbul’dur. Bütün olaylar burada geçmektedir. Burada güzel bir konağa yerleşirler. Zaman geçtikçe karısı ve kaynanasıyla arası iyice bozulur. İşten kovulur, içkiye başlar, çocukları ona düşman olur ve hapse düşer. Ayrıca kendisin de öldüğü yer İstanbul’dur.
Zehra: Çalıştığı yerde başöğretmen olan otuz yaşlarında ufak tefek biri olmasına rağmen kuvvetli birisidir. Esmer tenli, iri burunlu, çıkı elmacık kemikli, kalın ve siyah kaşlı olan bir öğretmendir. Aynı zamanda becerikli, doğruluktan ve fedakarlıktan ayrılmayan haksızlığın ve yalanın düşmanı olan,acıma ruhunu kaybetmiş, herkes tarafından sevilen biridir.
Tevfik Hayri Bey: Maarif Müdürü ve Zehra’yı yakından tanıyan şişman ve geniş omuzlu biridir. Gevşek, hayalperest, işlerle fazla ilgilenmeyen, sakinliği ve sessizliği seven aynı zamanda şakacı ve umursamaz bir kişidir.
Mebus Şerif Halil Bey: Tevfik Bey ile aynı okulu okumuş ve onun yakın arkadaşı, iri burunlu, kalın dudaklı birisidir. Kasabada sevilen ve insanlar için elinden gelen her şeyi yapan bir insandır.
Mürşit Efendi: Zehra’nın babasıdır. Zehra gibi kısa boylu, esmer, kalın kaşlı bir memurdur. Duygusal, çalışkan ve sıkı iradeli aynı zamanda sözüne sadık, rezilliği ve üç kağıtçılığı sevmeyen bir insan ama evlenip ailesiyle arası bozulunca serseri, sarhoş ve zorluklara karşı koyamayan biri olmuştur.
Çevresindeki insanlar tarafından çalışkan ve ciddi biri olarak tanınan doğruluktan ayrılmayan biriydi ama evlendikten sonra değişmiştir.
Meveddet Hanım: Mürşit Bey’in karisidir. Genç, güzel ve alimli bir kadindir. Ayni zamanda hassas, asabi ve dediklerinin yapilmasini hemen isteyen maymun iştahli, dolmuşa gelen biridir. Evliliginin ilk yillarinda kocasi tarafindan sevilen fakat çevresince kiskanç ve aç gözlü olarak taninan birisidir.
Makbule Hanım: Zehra’nın anneannesidir. Mürşit Efendi’den her zaman kızıyla beraber isteklerde bulunan birisidir. Kendini iyilik sever biri diye gösterip insanları kullanan, kandıran biridir. Çevresince sevilen birisi olmasının sebebi insanları kandırmasıdır.
Abdüssamet Bey: Zengin, iyilik ve yardım etmeyi sever. Arkadaşı yaptıklarını karşılığını hiç bir zaman beklemez.
D.Olayın Geçtiği Mekan: Olay Anadolu’nun herhangi bir kasabasında öğretmenlik yapan Zehra’nın bulunduğu yerde başlıyor. Kasabada alt yapı fazla gelişmemiştir. Bundan dolayı insanlar fakir ve sefalet içerisindedir. Yeşil bir kasaba olduğu için halk hayvancılıkla geçinmektedir. Hemen herkes geçim derdinde olduğu için çocuklarını okula göndermek istemezler. Zehra’nın kasabaya gelişiyle bu düşünce değişmiştir.
İkinci yer ise Mürşit Efendi’nin okulunu bitirdikten sonra tayininin çıktığı yer olan Sivas’tır. Burası Mürşit Bey’in ilk görev yeridir. Burada bir Ermeni kadının evinde bir oda kiralar. Evde diğer yerlerde çalışan bir çok memur vardır. Kasaba gelişmemiş ve gayette ucuzdur. Mürşit Bey bir çok arkadaş edinmiştir. İlk defa içkiyi burada içmiştir.
Diğer bir yer ise Mürşit Efendi’nin tayinin çıktığı yer olan Diyarbakır’dır. Burası Sivas’a göre daha gelişmiş ve lüks bir şehirdir. Hayatını yeniden düzene koymaya kara vermiştir. Artık evlenmeye ve çoluk çocuk sahibi olmaya karar verir. Fadıl Efendi ile tanışır ve onun ölümünden sonra kızıyla evlenir. Diyarbakır’da güzel bir eve yerleşirler. Ama hayatı tekrar bozulmaya başlamıştır.
Son yer ise İstanbul’dur. Bütün olaylar burada geçmektedir. Burada güzel bir konağa yerleşirler. Zaman geçtikçe karısı ve kaynanasıyla arası iyice bozulur. İşten kovulur, içkiye başlar, çocukları ona düşman olur ve hapse düşer. Ayrıca kendisin de öldüğü yer İstanbul’dur.
Zehra: Çalıştığı yerde başöğretmen olan otuz yaşlarında ufak tefek biri olmasına rağmen kuvvetli birisidir. Esmer tenli, iri burunlu, çıkı elmacık kemikli, kalın ve siyah kaşlı olan bir öğretmendir. Aynı zamanda becerikli, doğruluktan ve fedakarlıktan ayrılmayan haksızlığın ve yalanın düşmanı olan,acıma ruhunu kaybetmiş, herkes tarafından sevilen biridir.
Tevfik Hayri Bey: Maarif Müdürü ve Zehra’yı yakından tanıyan şişman ve geniş omuzlu biridir. Gevşek, hayalperest, işlerle fazla ilgilenmeyen, sakinliği ve sessizliği seven aynı zamanda şakacı ve umursamaz bir kişidir.
Mebus Şerif Halil Bey: Tevfik Bey ile aynı okulu okumuş ve onun yakın arkadaşı, iri burunlu, kalın dudaklı birisidir. Kasabada sevilen ve insanlar için elinden gelen her şeyi yapan bir insandır.
Mürşit Efendi: Zehra’nın babasıdır. Zehra gibi kısa boylu, esmer, kalın kaşlı bir memurdur. Duygusal, çalışkan ve sıkı iradeli aynı zamanda sözüne sadık, rezilliği ve üç kağıtçılığı sevmeyen bir insan ama evlenip ailesiyle arası bozulunca serseri, sarhoş ve zorluklara karşı koyamayan biri olmuştur.
Çevresindeki insanlar tarafından çalışkan ve ciddi biri olarak tanınan doğruluktan ayrılmayan biriydi ama evlendikten sonra değişmiştir.
Meveddet Hanım: Mürşit Bey’in karisidir. Genç, güzel ve alimli bir kadindir. Ayni zamanda hassas, asabi ve dediklerinin yapilmasini hemen isteyen maymun iştahli, dolmuşa gelen biridir. Evliliginin ilk yillarinda kocasi tarafindan sevilen fakat çevresince kiskanç ve aç gözlü olarak taninan birisidir.
Makbule Hanım: Zehra’nın anneannesidir. Mürşit Efendi’den her zaman kızıyla beraber isteklerde bulunan birisidir. Kendini iyilik sever biri diye gösterip insanları kullanan, kandıran biridir. Çevresince sevilen birisi olmasının sebebi insanları kandırmasıdır.
Abdüssamet Bey: Zengin, iyilik ve yardım etmeyi sever. Arkadaşı yaptıklarını karşılığını hiç bir zaman beklemez.
D.Olayın Geçtiği Mekan: Olay Anadolu’nun herhangi bir kasabasında öğretmenlik yapan Zehra’nın bulunduğu yerde başlıyor. Kasabada alt yapı fazla gelişmemiştir. Bundan dolayı insanlar fakir ve sefalet içerisindedir. Yeşil bir kasaba olduğu için halk hayvancılıkla geçinmektedir. Hemen herkes geçim derdinde olduğu için çocuklarını okula göndermek istemezler. Zehra’nın kasabaya gelişiyle bu düşünce değişmiştir.
İkinci yer ise Mürşit Efendi’nin okulunu bitirdikten sonra tayininin çıktığı yer olan Sivas’tır. Burası Mürşit Bey’in ilk görev yeridir. Burada bir Ermeni kadının evinde bir oda kiralar. Evde diğer yerlerde çalışan bir çok memur vardır. Kasaba gelişmemiş ve gayette ucuzdur. Mürşit Bey bir çok arkadaş edinmiştir. İlk defa içkiyi burada içmiştir.
Diğer bir yer ise Mürşit Efendi’nin tayinin çıktığı yer olan Diyarbakır’dır. Burası Sivas’a göre daha gelişmiş ve lüks bir şehirdir. Hayatını yeniden düzene koymaya kara vermiştir. Artık evlenmeye ve çoluk çocuk sahibi olmaya karar verir. Fadıl Efendi ile tanışır ve onun ölümünden sonra kızıyla evlenir. Diyarbakır’da güzel bir eve yerleşirler. Ama hayatı tekrar bozulmaya başlamıştır.
Son yer ise İstanbul’dur. Bütün olaylar burada geçmektedir. Burada güzel bir konağa yerleşirler. Zaman geçtikçe karısı ve kaynanasıyla arası iyice bozulur. İşten kovulur, içkiye başlar, çocukları ona düşman olur ve hapse düşer. Ayrıca kendisin de öldüğü yer İstanbul’dur.