21-03-2008, 04:00 PM
21-03-2008, 08:14 PM
Tasavvuf, İslam inanışına göre, ruhu kötü huylardan temizleyip (safa), hakiki bilgiye (yakın) ulaşma yoludur. Sufizm olarak da adlandırılır.
Kavramları netleştirmek için mistisizm ile tasavvuf arasında herhangi bir ilişki olmadığını hatırlatmak gerekir. Mistisizm Hristiyanlığa mahsustur. Mistisizmin hedefi sevgidir. Tasavvufun hedefi ise akıl ile kavranamayan Allah'ın varlığını kavramak yani müşahade ve yakındır. Mistik kişi dünyada edilgendir ve kendisine verilenle yetinir. Tasavvufçu ise bir amaca yönelik olarak bir şeyh önderliğinde sürekli ilerleme amacını taşır. O nedenle mistisizmde şeyhler yoktur.
= Tasavvufun Kaynağı =
İslam tasavvufunun kaynağı olarak Islam peygamberinin peygamberlikten önce Hira mağarasında inzivaya çekilmesi gösterilebilir. Nitekim Peygamber orada nefsini terbiye ile uğraşmış ve halktan uzak durmuştur. Bunun neticesinde kalbi peygamberliğe hazır hale gelmiştir. Veliler de peygamberlerin varisleri olarak aynı yolu takip etmiştir.
Tasavvuf kelimesinin hangi kökten geldiği konusu tartışmalıdır. Zaten tasavvufçular için çok da önemli değildir bu. Arınma anlamındaki safa, yün giyinen anlamındaki sufi kökleri en çok itibar edilenlerdir. Zira tasavvuf arınmadır ve tasavvufçular bir fakirlik simgesi olarak yün elbise giyinirler.
Veli kelimesi, dost anlamındadır. Tasavvufta ise Allah Dostu demektir. Evliya ise Veli'nin çoğuludur.
Yakın, birşeyin varlığı hakkında gözüyle görmüş eliyle dokunmuş gibi bir inanç oluşturmak demektir. Tasavvufa girenin bir amacı da yakın elde etmektir. Pek çok düşünür ölüm, yokluk, ebedilik, tanrı ve neden yaratıldığı gibi konularda kafa yormuştur. Yakın, bu sorulara nefsi tatmin edecek, "iki kere iki dört eder" sağlamlığından öte bir cevap bulmaktır.
Birisi 4. İslam halifesi Ali'ye gelip "Allah'ı gördün mü? O görünür mü?" diye sorar. Ali bin Ebu Talib'in cevabı "yakın" in ne demek olduğunu öğreten veciz bir sözdür. Bu soruya "Ben görmediğime inanmam" şeklinde cevap verir. Said Nursi, halife Ali'ye atfen şu sözü aktarır: "Gayb perdesi açılsa yakınım artmaz." İşte yakın budur. Gaybı, bizim maddi varlığı görmemizden daha yüksek dereceli bir bilgi ile (hakkal yakın) bilmektir. Bunun için kalbin saf ve duru olması lazım. İşte tasavvuf bunun terbiye metodudur.
dafa fazlası
http://tr.wikipedia.org/wiki/Tasavvuf
Kavramları netleştirmek için mistisizm ile tasavvuf arasında herhangi bir ilişki olmadığını hatırlatmak gerekir. Mistisizm Hristiyanlığa mahsustur. Mistisizmin hedefi sevgidir. Tasavvufun hedefi ise akıl ile kavranamayan Allah'ın varlığını kavramak yani müşahade ve yakındır. Mistik kişi dünyada edilgendir ve kendisine verilenle yetinir. Tasavvufçu ise bir amaca yönelik olarak bir şeyh önderliğinde sürekli ilerleme amacını taşır. O nedenle mistisizmde şeyhler yoktur.
= Tasavvufun Kaynağı =
İslam tasavvufunun kaynağı olarak Islam peygamberinin peygamberlikten önce Hira mağarasında inzivaya çekilmesi gösterilebilir. Nitekim Peygamber orada nefsini terbiye ile uğraşmış ve halktan uzak durmuştur. Bunun neticesinde kalbi peygamberliğe hazır hale gelmiştir. Veliler de peygamberlerin varisleri olarak aynı yolu takip etmiştir.
Tasavvuf kelimesinin hangi kökten geldiği konusu tartışmalıdır. Zaten tasavvufçular için çok da önemli değildir bu. Arınma anlamındaki safa, yün giyinen anlamındaki sufi kökleri en çok itibar edilenlerdir. Zira tasavvuf arınmadır ve tasavvufçular bir fakirlik simgesi olarak yün elbise giyinirler.
Veli kelimesi, dost anlamındadır. Tasavvufta ise Allah Dostu demektir. Evliya ise Veli'nin çoğuludur.
Yakın, birşeyin varlığı hakkında gözüyle görmüş eliyle dokunmuş gibi bir inanç oluşturmak demektir. Tasavvufa girenin bir amacı da yakın elde etmektir. Pek çok düşünür ölüm, yokluk, ebedilik, tanrı ve neden yaratıldığı gibi konularda kafa yormuştur. Yakın, bu sorulara nefsi tatmin edecek, "iki kere iki dört eder" sağlamlığından öte bir cevap bulmaktır.
Birisi 4. İslam halifesi Ali'ye gelip "Allah'ı gördün mü? O görünür mü?" diye sorar. Ali bin Ebu Talib'in cevabı "yakın" in ne demek olduğunu öğreten veciz bir sözdür. Bu soruya "Ben görmediğime inanmam" şeklinde cevap verir. Said Nursi, halife Ali'ye atfen şu sözü aktarır: "Gayb perdesi açılsa yakınım artmaz." İşte yakın budur. Gaybı, bizim maddi varlığı görmemizden daha yüksek dereceli bir bilgi ile (hakkal yakın) bilmektir. Bunun için kalbin saf ve duru olması lazım. İşte tasavvuf bunun terbiye metodudur.
dafa fazlası
http://tr.wikipedia.org/wiki/Tasavvuf
23-03-2008, 02:28 PM
teşk ederim

Tasavvuf bilimi hakkında bilgi edinmek istiyorum