Aşağıdakilerin hangisinde zengin uyak vardır?
(Cümleleri kısaltıyorum.)
A - ...Kanlıca'nın ihtiyarları,
...geçen sonbaharları.
B - ...ömrümüz kısa,
...günler kısalmasa.
C - ...yıllarca kanmadık
...bize yazık!
D - ...bize üzüntü vermiyor,
...daha zor.
E - ....gecesinden bu sahile,
...ölümden beter bile.
---
Klasisizmin özelliği değildir?
A- Kişilerin ruh durumlarının gerçeğe uygun olması.
B- Sanatçının kişiliğini gizlemesi.
C- Yapıtlarındaki dilin ulusal olması.
D- Ulusal tarih ve günlük yaşamın ilham kaynağı olması.
E- Üslubun yalın, açık ve sağlam olması.
1 e (ile) zengin uyak oluşturmuş.
Kişilerin ruh durumlarının gerçeğe uygun olması.bu klasizmin özellipğidir klasizimde insanın dış görünüşü degil ruhsal yapısı ele alınır.
KLASİSİZM
_ Akıl, sağduyu ve doğaya önem verilir.
_ Konular, eski Yunan ve Latin kaynaklarından alınır.
_ Önemli olan konu değil, konunun işlenişidir.
_ Sanat sanat içindir, anlayışı hakimdir.
_ Sanatçılar yapıtlarında kişiliklerini gizlerler.
_ Düş ve duygu değil, mantık ve ölçü önemlidir.
_ Yapıtlarda değişmez tipler oluşturulmuştur.
_ Kahramanlar ruhsal özellikleriyle ele alınır.
_ Tiyatroda üç birlik kuralına uyulur.
Bence cevap D şıkkı
Çünkü
Romantizmakımı konularını ulusal tarih ve günlük yaşamdan alır.Gerçi C de kafamı karıştırmadı değil ama ben D derdim
Diğer soruda da arkadaşlara katılıyorum
sahile
bile
ile' ler zengin uyak olmuş
B şıkkındaki "kısa ile kısalmasa" arasındaki bağlantı nedir acaba?
ordaki (sa) lar tam uyaktır.
KAFİYE (UYAK): Mısra sonlarındaki yazılışları ve okunuşları aynı, anlamları ve görevleri farklı kelimelerin, eklerin benzerliğine kafiye denir.
Yanıp tutuşmadan aylarca yummadım gözümü,
Nücuma sor ki, bu kirpikler uyku görmüş mü?
1) YARIM KAFİYE: Tek ses benzerliğine dayanan kafiyedir.
Örnek-1
Ben çektiğim kimler çeker
Gözlerim kanlı yaş döker
Bulanık bulanık akar
Dağlarım seliyim şimdi
Örnek-2
İstedim kendimi bu göle atam
Elimi uzatıp yavruyu tutam
Örnek-3
Üstümüzden gelen boran kış gibi
Şahin pençesinde yavru kuş gibi
Seher sabahında rüya düş gibi
Çağıta bağırta aldı dert beni
2) TAM KAFİYE: İki ses benzerliğine dayanan kafiye türüdür.
Örnek-1
Yollarda kalan gözlerimin nurunu yordum,
Kimdir o, nasıldır diye rüzgarlara sordum,
Hulyamı tutan bir büyü var onda diyordum
Örnek-2
Sen miydin o afet ki dedim, bezm-i ezelde
Bir kanlı gül ağzında ve mey kasesi elde,
Bir sofrada içtik, ikimiz aynı emelde,
Karşımda uyanmış gibi bir baktı sarardı.
Örnek-3
On atlıya karar verdim yaşını
Yenice sevdaya salmış başını
El yanında yakar gider kaşını
Tenhalarda gülüşünü sevdiğim.
3) ZENGİN KAFİYE: Üç ya da daha çok ses benzerliğine dayanan kafiye türüdür.
Örnek-1
Ertesi gün başladı gün doğmadan yolculuk,
Soğuk bir mart sabahı.. Buz tutuyor her soluk
Örnek-2
Baygın bir ihtizaz ile bi-huş akar dere,
Sahillerinde çocuklar uzanmış çemenlere…
Örnek-3
Miskin Yunus biçareyim
Baştan ayağa yareyim
Dost ilinden avareyim
Gel gör beni aşk neyledi
4) CİNASLI KAFİYE: Anlamları ayrı, fakat yazılış ve okunuşları aynı olan kelime ve kelime gruplarının mısra sonunda tekrarı ile oluşan kafiyedir.
Örnek-1
Niçin kondun a bülbül
Kapımdaki asmaya
Ben yarimden vazgeçmem
Götürseler asmaya
Örnek-2
Bilmem ki yaz mı gelmiş
Niçin açmış gül erken
Aklımı kayıp ettim
Nazlı yarim gülerken
Örnek-3
Kendin çöz kendin tara Bağ bana
Değmesin el başına Bahçe sana bağ bana
Ben yarime kavuştum Değme zincir kar etmez
Darısı el başına Zülfün teli bağ bana
REDİF: Mısra sonlarında yazılışları, okunuşları, anlamları ve görevleri aynı olan eklerin, kelime ve kelime gruplarının tekrar edilmesine “redif” denir.
Örnek-1
Bizim elde bahar olur, yaz olur.
Göller dolu ördek olur, kaz olur.
Sevgi arasında yüz bin naz olur.
Suçumu bağışla, ben sana kurban.
Örnek-2
Bu ıslıkla uzayan, dönen, kıvrılan yollar,
Uykuya varmış gibi görünen yılan yollar
Başını kaldırarak boşluğu dinliyordu.
Gökler bulutlanıyor, rüzgar serinliyordu.
Teşekkür ederim arkadaşlar, ancak ben şu kısmı halen anlayabilmiş değilim:
"kısa" kelimesi niçin tunç yahut zengin uyak oluşturmuyor?
...ömrümüz kısa,
...günler kısalmasa.
İkinci kelime kasalmasa değil ki, kısalmasa.
Kısa/Kısalmasa
tamam bir şey farketmez,
kısa
kısalmasa
tam uyak..