24-04-2008, 04:13 PM
Türkiye'de sanayileşme hareketi 1950'den sonra başlamış, 1960 yılından sonra hızlanmıştır.
Cumhuriyetin ilk yıllarında çıkan Sanayi Teşvik Kanunu ile sonraki yıllarda hazırlanan
kalkınma planları sanayileşme sürecini hızlandırmıştır.
Ülkede önceleri İstanbul ve yakın çevresinde gelişen sanayi, buradan İzmit körfezine yayılarak
Marmara bölgesinin güney bölümü ile Trakya kesiminde Çorlu-Çerkezköy arasında gelişmiştir.
Sanayinin ikinci olarak yoğunluk kazandığı bölge Ege bölgesi özellikle İzmir ve yakın
çevresidir. Batı Karadeniz bölgesi de sanayinin özellikle demir-çelik sanayi gibi ağır sanayinin
geliştiği bir kesimdir.
Ülkemizde tarıma dayalı sanayi kolları ile tekstil sanayi alanında çok kısa sürede önemli gelişmeler
olmuş ve bu ürünler ülkemiz ihracatında önemli bir yer tutmuştur. Demir-çelik endüstrisinin
gelişmesi ülkede otomotiv ve makine sanayi gibi büyük sanayi kollarında hızlı
atılımlar yaratmıştır. Bugün ülkemiz, kendi otomobil, gemi ve trenlerini üretebilecek konuma
gelmiş, ayrıca askeri uçakların yapımına başlanmıştır.
Sanayinin ülkemiz ekonomisi üzerindeki payı her geçen gün artmaktadır. Nitekim 1950'lerde
sanayide çalışan işgücü 600.000 dolayında iken günümüzde bu değer 2,5 milyonu aşmıştır.
Sanayide çalışan nüfusun toplam çalışan nüfusa oranı ise 1950'de %5 iken 1990'da
%13.7'ye ulaşmıştır.
Sanayi ürünlerinin ihracat gelirleri içindeki payında da önemli artışlar olmuş ve sanayinin
ihracattaki payı %80'e ulaşmıştır. Ayrıca bu sektörün milli gelirimize katkı payı giderek
yükselmektedir (%25,6).
r.
Cumhuriyetin ilk yıllarında çıkan Sanayi Teşvik Kanunu ile sonraki yıllarda hazırlanan
kalkınma planları sanayileşme sürecini hızlandırmıştır.
Ülkede önceleri İstanbul ve yakın çevresinde gelişen sanayi, buradan İzmit körfezine yayılarak
Marmara bölgesinin güney bölümü ile Trakya kesiminde Çorlu-Çerkezköy arasında gelişmiştir.
Sanayinin ikinci olarak yoğunluk kazandığı bölge Ege bölgesi özellikle İzmir ve yakın
çevresidir. Batı Karadeniz bölgesi de sanayinin özellikle demir-çelik sanayi gibi ağır sanayinin
geliştiği bir kesimdir.
Ülkemizde tarıma dayalı sanayi kolları ile tekstil sanayi alanında çok kısa sürede önemli gelişmeler
olmuş ve bu ürünler ülkemiz ihracatında önemli bir yer tutmuştur. Demir-çelik endüstrisinin
gelişmesi ülkede otomotiv ve makine sanayi gibi büyük sanayi kollarında hızlı
atılımlar yaratmıştır. Bugün ülkemiz, kendi otomobil, gemi ve trenlerini üretebilecek konuma
gelmiş, ayrıca askeri uçakların yapımına başlanmıştır.
Sanayinin ülkemiz ekonomisi üzerindeki payı her geçen gün artmaktadır. Nitekim 1950'lerde
sanayide çalışan işgücü 600.000 dolayında iken günümüzde bu değer 2,5 milyonu aşmıştır.
Sanayide çalışan nüfusun toplam çalışan nüfusa oranı ise 1950'de %5 iken 1990'da
%13.7'ye ulaşmıştır.
Sanayi ürünlerinin ihracat gelirleri içindeki payında da önemli artışlar olmuş ve sanayinin
ihracattaki payı %80'e ulaşmıştır. Ayrıca bu sektörün milli gelirimize katkı payı giderek
yükselmektedir (%25,6).
r.