11-05-2008, 08:42 PM
ÖSS ve OKS için öneriler!
Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi
Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Arif Verimli, öğrencilerin
sınav kaygılarını, nefes egzersizi, fiziksel egzersiz ve hayal kurma
gibi gevşeme tekniklerini kullanarak azaltabileceklerini bildirdi.
Prof. Dr. Verimli, yaptığı yazılı açıklamada, OKS ve ÖSS'ye az zaman
kaldığını, bu nedenle de öğrencilerde sınav kaygısı artışı görüldüğünü
kaydetti.
Üniversite sınavına hazırlanan ve sınav kaygısı taşıdığını fark eden
öğrencilerin, bu kaygılarını, nefes egzersizi, fiziksel egzersiz ve
hayal kurma gibi gevşeme tekniklerini kullanarak azaltabileceklerini
ifade eden Prof. Dr. Verimli, kaygının fiziksel belirtilerinin çarpıntı,
terleme, el terlemesi, yutkunma, kızarma, boğulma hissi, titreme, mide
ve bağırsak hareketlerinde artış, ateş basmaları, baş dönmesi ve ağız
kuruluğu olduğunu vurguladı.
Bu durumun tehlikeli olduğunu bildiren Prof. Dr. Verimli, öğrencilere
bir profesyonelle görüşmelerini önerdi.
-ÖNERİLER-
Prof. Dr. Verimli, sınav kaygısını hafifletmek için yapılması
gerekenlerle ilgili şu önerilerde bulundu:
"İyi bir nefes almak, iyi bir nefes vermekle başlar. Ağır, derin ve
sessiz olun. Nefes egzersizine başlamadan önce, sağ elinizi göbeğinizin
hemen altına koyun, sol elinizi göğsünüzün üzerine koyun ve gözlerinizi
kapatın. Nefes almadan önce ciğerinizi iyice boşaltın. Yeni bir nefes
almak için birkaç saniye bekleyin. Art arda iki derin nefes aldıktan
sonra, kesinlikle 4-5 kez de normal nefes alın. Tüm bu işlemleri günde
40 kez yapın ve bunu alışkanlık haline getirin.
Düzenli fiziksel egzersiz, öğrenmeyi kolaylaştırır. Yaptığınız ders
tekrarları zihninize daha kolay yerleşir ve unutmanız zorlaşır, bilinç
gelişir, beyin, uyaranlara daha kolay açılır, refleksler hızlanır,
reaksiyon zamanı kısalır. Düzenli fiziksel egzersiz, ders çalışmak ve
öğrenmek için son derece elverişli bir zihinsel ortam hazırlar.
Sınavlara daha dinç ve verimli hazırlanabilirsiniz.
Günün belli bir kısmında zihninizi boşaltarak mutlu bir gelecek hayal
edin. Güzel bir üniversiteyi kazandığınızı, başarabildiğinizi hayal
edin. Hiç durmadan arka arkaya şunları tekrar edin; (Kolum ağır, elim
sıcak, nefesim sakin ve düzenli, kalbim sakin ve düzenli, karnım sıcak
ve alnım serin)."
-5 SAAT ÇALIŞMA-
Öğrencilere, ders çalışma saatlerini, "45'er dakika ders, 5 dakika
dinlenme ve 10 dakika tekrar" olmak üzere 5 saat şeklinde
düzenlemelerini öneren Prof. Dr. Verimli, öğrencilerden kimseye aldırış
etmemelerini, kendilerine güvenmelerini ve bu sınavın her şeyin sonu
olmadığına inanmalarını istedi.
Prof. Dr. Verimli, şöyle devam etti:
"Sınavda yanınızda glikoz ihtiva eden yumuşak ve renkli şekerlerden
bulundurabilirsiniz. Bir başkasının tavsiyesiyle sınavdan önce daha
rahat uyumak için sakinleştirici veya uyku getirici bir ilaç asla
kullanmayın. Zeka arttırdığı iddia edilen yiyecekleri son bir hafta
yemekle zeka artmaz. Dikkat açtığını öne sürdüğünüz ilaçları talep
etmeyin. Bu yaklaşım, bağımlılığın ilk aşamasıdır.
Sorunlarınızı ilaçla çözmeye çalışmayın, çok ihtiyacınız varsa mutlaka
bir doktora danışın. İyi bir kahvaltı yapın. Başkalarına değil, sadece
kendinize konsantre olun. Sınava giderken ses çıkaran kolye, bilezik,
kemer takmayın, topuklu ayakkabı giyinmeyin, dikkat çekici giyinmeyin.
Beli açık tişört giymeyin.
Anneler ve babalar; okunmuş su, muska gibi mistik inanışları yapacak
olsanız bile çocuklarınız bilmesin. Çocuğun obsesyonlarını
tetiklemeyin."
Sınav gözetmenlerine de önerilerde bulunan Verimli, "Sakın çocuklara
yakınlık göstermek için bile olsa sınavda herhangi bir öğrenciye elle
dokunmayın, fiziksel temas etmeyin. Çünkü aşırı titizlik takıntısı olan
bir çocuk, bu hareketinize takılabilir ve konsantrasyonu kaybolur.
Sınavda anahtarlık sallamayın, tespih çekmeyin" dedi.
Verimli, bazı öğrencilerde baş ağrısı oluşturabileceği ve migreni
tetikleyebileceği gerekçesiyle parfüm sürülmemesi gerektiğini de ifade
etti.
alıntıdır...
Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi
Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Arif Verimli, öğrencilerin
sınav kaygılarını, nefes egzersizi, fiziksel egzersiz ve hayal kurma
gibi gevşeme tekniklerini kullanarak azaltabileceklerini bildirdi.
Prof. Dr. Verimli, yaptığı yazılı açıklamada, OKS ve ÖSS'ye az zaman
kaldığını, bu nedenle de öğrencilerde sınav kaygısı artışı görüldüğünü
kaydetti.
Üniversite sınavına hazırlanan ve sınav kaygısı taşıdığını fark eden
öğrencilerin, bu kaygılarını, nefes egzersizi, fiziksel egzersiz ve
hayal kurma gibi gevşeme tekniklerini kullanarak azaltabileceklerini
ifade eden Prof. Dr. Verimli, kaygının fiziksel belirtilerinin çarpıntı,
terleme, el terlemesi, yutkunma, kızarma, boğulma hissi, titreme, mide
ve bağırsak hareketlerinde artış, ateş basmaları, baş dönmesi ve ağız
kuruluğu olduğunu vurguladı.
Bu durumun tehlikeli olduğunu bildiren Prof. Dr. Verimli, öğrencilere
bir profesyonelle görüşmelerini önerdi.
-ÖNERİLER-
Prof. Dr. Verimli, sınav kaygısını hafifletmek için yapılması
gerekenlerle ilgili şu önerilerde bulundu:
"İyi bir nefes almak, iyi bir nefes vermekle başlar. Ağır, derin ve
sessiz olun. Nefes egzersizine başlamadan önce, sağ elinizi göbeğinizin
hemen altına koyun, sol elinizi göğsünüzün üzerine koyun ve gözlerinizi
kapatın. Nefes almadan önce ciğerinizi iyice boşaltın. Yeni bir nefes
almak için birkaç saniye bekleyin. Art arda iki derin nefes aldıktan
sonra, kesinlikle 4-5 kez de normal nefes alın. Tüm bu işlemleri günde
40 kez yapın ve bunu alışkanlık haline getirin.
Düzenli fiziksel egzersiz, öğrenmeyi kolaylaştırır. Yaptığınız ders
tekrarları zihninize daha kolay yerleşir ve unutmanız zorlaşır, bilinç
gelişir, beyin, uyaranlara daha kolay açılır, refleksler hızlanır,
reaksiyon zamanı kısalır. Düzenli fiziksel egzersiz, ders çalışmak ve
öğrenmek için son derece elverişli bir zihinsel ortam hazırlar.
Sınavlara daha dinç ve verimli hazırlanabilirsiniz.
Günün belli bir kısmında zihninizi boşaltarak mutlu bir gelecek hayal
edin. Güzel bir üniversiteyi kazandığınızı, başarabildiğinizi hayal
edin. Hiç durmadan arka arkaya şunları tekrar edin; (Kolum ağır, elim
sıcak, nefesim sakin ve düzenli, kalbim sakin ve düzenli, karnım sıcak
ve alnım serin)."
-5 SAAT ÇALIŞMA-
Öğrencilere, ders çalışma saatlerini, "45'er dakika ders, 5 dakika
dinlenme ve 10 dakika tekrar" olmak üzere 5 saat şeklinde
düzenlemelerini öneren Prof. Dr. Verimli, öğrencilerden kimseye aldırış
etmemelerini, kendilerine güvenmelerini ve bu sınavın her şeyin sonu
olmadığına inanmalarını istedi.
Prof. Dr. Verimli, şöyle devam etti:
"Sınavda yanınızda glikoz ihtiva eden yumuşak ve renkli şekerlerden
bulundurabilirsiniz. Bir başkasının tavsiyesiyle sınavdan önce daha
rahat uyumak için sakinleştirici veya uyku getirici bir ilaç asla
kullanmayın. Zeka arttırdığı iddia edilen yiyecekleri son bir hafta
yemekle zeka artmaz. Dikkat açtığını öne sürdüğünüz ilaçları talep
etmeyin. Bu yaklaşım, bağımlılığın ilk aşamasıdır.
Sorunlarınızı ilaçla çözmeye çalışmayın, çok ihtiyacınız varsa mutlaka
bir doktora danışın. İyi bir kahvaltı yapın. Başkalarına değil, sadece
kendinize konsantre olun. Sınava giderken ses çıkaran kolye, bilezik,
kemer takmayın, topuklu ayakkabı giyinmeyin, dikkat çekici giyinmeyin.
Beli açık tişört giymeyin.
Anneler ve babalar; okunmuş su, muska gibi mistik inanışları yapacak
olsanız bile çocuklarınız bilmesin. Çocuğun obsesyonlarını
tetiklemeyin."
Sınav gözetmenlerine de önerilerde bulunan Verimli, "Sakın çocuklara
yakınlık göstermek için bile olsa sınavda herhangi bir öğrenciye elle
dokunmayın, fiziksel temas etmeyin. Çünkü aşırı titizlik takıntısı olan
bir çocuk, bu hareketinize takılabilir ve konsantrasyonu kaybolur.
Sınavda anahtarlık sallamayın, tespih çekmeyin" dedi.
Verimli, bazı öğrencilerde baş ağrısı oluşturabileceği ve migreni
tetikleyebileceği gerekçesiyle parfüm sürülmemesi gerektiğini de ifade
etti.
alıntıdır...