Dersizle Forumları

Full Versiyon: 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı hakkında
Şu anda tam olmayan bir veriyonu görüntülüyorsunuz. Tam versiyonu görmek için, buraya tıklayın
Bu özel günle ile ilgili duygu ve düşüncelerimizi şimdiden hep birlikte paylaşalım, istedim.

Konu sabitlenmiştir. siritan
Bütün ulusumuzun Cumhuriyet bayramını kutlarken Cumhuriyet devrimlerine sadık kalacağıma, Büyük Önder'imizin bana verdiği görevi gurur ve azimle yerine getireceğime söz veriyorum.
Bu ülke kolay kurtulmadı ve kolay da kaybedilemez...
ulu önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK bu ülkeyi biz gençlere emanet etti.
biz gençlik olarak üstümüze düşen görevi yerine getirelim ve bu ülkeyi sahipsiz bırakmayalım ve bu ülkeyi sahipsiz zannedenlerin karşısında bir siper gibi duralım... nasıl çanakkalede dedelerimiz , babalarımız , amcalarımız.... bu ülkeye sahip ve bu toprakları korudu ise biz de onların yüzünü kara çıkartmayalım....

hepinizin cumhuriyet bayramı kutlu olsun....

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE

Daha bilgili,daha dinamik ve daha demokratik günler adına,bize bırakılan bu eşsiz emaneti hakettiği seviyeye taşıyabilmek adına,kirlenmeyen bir cumhuriyet adına,ilk günkü gibi inanç ve uğraşla..Bayramımımız,demokrasi,hak ve hukuğa inanan,cumhuriyete ve devrimlerine inanan herkese kutlu olsun..
ulu öndere çok şey borçluyuz borcumuzu vatanımıza sahip çıkarak ödeyelim atalarımız bu vatan uğruna çok ıstıraplar çekti onların emeklerini boşa çıkartmayalım hepinizin cumhuriyet bayramı kutlu olsun....NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE....siritan

Cumhuriyet Bayramı, 29 Ekim 1923'te Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından ilan edilen Cumhuriyet yönetim biçiminin kutlandığı Türkiye'nin resmî bayramlarından bir tanesidir. Ulusal bir bayram olan Cumhuriyet Bayramı her yıl resmi törenlerle kutlanır.

29 Ekim 1923 ülkemizde cumhuriyet yönetiminin ilan edildiği gündür. Bugün ulusal bayram günüdür. Her yıl cumhuriyet yönetiminin ilanını 28 - 29 Ekim günleri Cumhuriyet Bayramı olarak coşkun törenlerle kutlarız.

Cumhuriyet Yönetiminden önce devletin adı Osmanlı İmparatorluğu idi. Osmanlı Devleti, Osman Bey tarafından 1299'da Söğüt 'de kuruldu. Osmanlı devlet yöneticisine padişah denirdi. Osmanlı Devletini altı yüz yirmi dört yılda, otuz altı padişah yönetti. Son padişah Sultan Vahdettin'dir.

Eskiden ülkelerde tek kişi egemendi. Ülkelerini diledikleri gibi yöneten bu kişilere padişah, şah, kral, hakan, sultan denirdi. Yönetim çoğu zaman babadan oğula geçerdi. Oğulun küçük olması, deli olması yönetici olmaya engel sayılmazdı. Böyle tek kişinin kendi başına buyruk, sorumsuz, denetimsiz yönetimine mutlakiyet denir. Mutlakiyet yönetiminde egemenlik kayıtsız şartsız tek bir kişidedir.

Mutlakiyetle yönetilen ülkelerde zamanla hakana, padişaha, şaha, krala yardımcı olsun diye meclis kuruldu. Meclis üyeleri halkın dileklerini yöneticiye duyurur, yasa tasarısını hazırlardı. Bu yasa taslakları hakan, padişah, şah, kral tarafından benimsendiğinde yasalaşırdı. Bu yönetim biçimine Meşrutiyet denir. Ancak meclisin yetkileri genel olarak çok sınırlıdır. Osmanlı Devletinde 1876 ve 1908 yıllarında iki kez meşrutiyet ilan edildi.

Üçüncü yönetim biçimi cumhuriyettir. Cumhuriyet'te egemenlik kayıtsız şartsız ulusundur. Ulus kendini yönetme yetkisini temsilcileri - milletvekilleri- aracılığı ile kullanır. Cumhuriyet yönetiminde yurttaşın seçme ve seçilme hakkı vardır. Seçilen temsilciler yasalar yapar, yöneticileri ulusu adına denetler. Yönetilenler dilerlerse seçimlerde yöneticilerini değiştirirler.

ÜLKEMİZDE CUMHURİYETİN KURULUŞU

Osmanlı İmparatorluğu'nda, ikinci Meşrutiyetin ilanından altı yıl sonra Birinci Dünya Savaşı başladı. 1914'te başlayan Birinci Dünya Savaşı'na dünyanın belli öbaşlı devletleri katıldı. Dört yıl süren savaş sonunda bizimle birlikte olan devletler yenildi. Savaş kurallarına göre biz de yenilmiş sayıldık. Ülkemiz İngilizler, Yunanlılar, Fransızlar, İtalyanlar tarafından paylaşıldı.

Ulusuna inanan, güvenen Mustafa Kemal Paşa, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a geldi. Erzurum'da, Sıvas'ta kongreler düzenledi. Mustafa Kemal Paşa "Tek bir egemenlik var, o da Milli egemenliktir. Ülkeyi yine ulusun kendi gücü kurtaracaktır." diyordu. Yurdun dört bir tarafından gelen ulus temsilcileri -milletvekilleri- 23 Nisan 1920 günü Ankara'da Büyük Millet Meclisi'nde toplandı. Meclis, Mustafa Kemal Paşa'yı başkan seçti. Mustafa Kemal Paşa'nın önderliğinde Büyük Millet Meclisi Ulusal Kurtuluş Savaşı'nı başlattı. Bir yandan efeler, dadaşlar, seymenler bulundukları yörede düşmana karşı koydular. Öte yandan düzenli ordular İnönü'de, Sakarya'da, Dumlupınar'da savaştılar. Yurdumuz düşmanlardan kurtarıldı.

Tahtını, rahatını düşünen padişah, yenilen düşmanla birlikte yurdumuzdan kaçtı. İmzalanan Lozan Barış Antlaşması ile yeni bir devlet doğdu. Bu doğan devletin yönetim biçimi henüz belirlenmemişti.

İkinci dönem Büyük Millet Meclisi 11 Ağustos 1923'te ilk toplantısını yaptı. 13 Ekim 1923'te Ankara Başkent oldu. Atatürk ; düşmanın ülkeden atılıp sınırlarımızın belirlenmesinden sonra, çoktan beri tasarladığı cumhuriyetin ilanı üzerinde hazırlıklar yapmaya başladı. 28 Ekim 1923 akşamı yakın arkadaşlarını Çankaya'da yemeğe çağırdı. Onlara , "Yarın Cumhuriyet'i ilan edeceğiz." Dedi.

29 Ekim 1923 günü Atatürk, milletvekilleri ile görüştükten sonra taslağı hazırlanan cumhuriyet önergesi Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne verildi. Meclis önergeyi kabul etti.

Böylece ülkemizde cumhuriyet yönetimi kuruldu. Atatürk kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurbaşkanı oldu. Cumhuriyet'in ilanı yurtta sevinç ve coşku ile karşılandı.

Cumhuriyet; yurttaşların seçme ve seçilme hakkının olduğu bir yönetimdir. Ulus temsilcilerinin kabul ettiği yasalarla ülkenin yönetilmesidir. Cumhuriyet yönetiminde söz ulusundur. Cumhuriyet'i korumak, kollamak, yaşatmak her yurttaşın ödevidir.

ALINTIDIR
"Büyük Millet Meclisi tarafından Cumhuriyet'in kabul edilmesi kararı,
29 Ekim 1923 gecesi saat 20.30' da verildi. On beş dakika sonra,
yani 20.45'te, Cumhurbaşkanı seçimi yapıldı. Durum o gece, bütün ülkeye bildirildi. Her yerde, gece yarısından sonra, yüz bir kere top atılarak halka bildirildi."

Bugün ulaşılan sonuçlar nitecesinde, yüzyılllardan beri çekilen
ulusal yıkımları yarattığı uyanıklığın ve bu sevgili yurdun
her köşesi sulayan kanların karşılığıdır.

Bu sonucu, Türk gençliğine emanet ediyorum.

"Söylev"


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK.




Sözlerini ifade eden Türkiye Cumhuriyeti'mizin kurucusu Atatürk'e şükranlarımızı bir borç biliriz.

Ne mutlu Türk'üm Diyene!
Eğer ben bir TÜRK genciysem ülkeme ve cumhuriyetime sahip çıkmak en kutsal görevimdir.

<<<<<<<Bu mutlu gün herkese kutlu olsun.>>>>>>>>


______________________________________________________
"Benim naçiz bedenim elbet bir gün toprak olacaktır fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır."

........................ Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
Referans URL