Dersizle Forumları

Full Versiyon: İstiklal Marşının dörtlüklerinin TEMASI
Şu anda tam olmayan bir veriyonu görüntülüyorsunuz. Tam versiyonu görmek için, buraya tıklayın
[/color]arkadaşlar ben istiklal marşının dörtlükleriinin temalarını istiyorum..bakın özellikle TEMA larını anlamlarını veya açıklamalarını değiluzgun3
sunguralp
Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır parlayacak!
O benimdir, o benim milletimindir ancak!


burda bireycilik değil toplumu esas aldığını anlıyoruz
O benimdir, o benim milletimindir ancak!
halka mal etmiştir...
MİLLET olma kavramımızı ön plana çıkarmıştır...


Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül... ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal.
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklal.


zaten girişte de kahraman ordumuza armağan edilmiştir istiklal marşımız...biz bu zaferi tek kazanmadık bayrak uğruna ne mücadele verildi...İSTİKAL,ORDU,MİLLET..
millet olmadan ordu olmaz ordunun olmadığı yerde istiklal olmaz...
"BAĞIMSIZLIK......"


Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım;
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.


Türk milletinin tarihinin bilinen en eski devirlerinden gelen bu değişmez karakterinin en güzel örneğidir bence...TÜRK Milletnin bağımsızlık aşkı geçmişten bu yana hiç değişmemiştir..."TÜRK MİLLETİNİN BAĞIMSIZLIK ANLAYIŞI..."


Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar.
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imânı boğar,
'Medeniyyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?


her alanda bizi kendine esir almaya çalışan medeniyet adı altında kanımıza girmeye çalışan  batıyadır bu söz...

TÜRK'ÜN DOĞASINDAKİ GÜÇ VE İMANIN SENTEZİ İLE ORTAYA ÇIKAN KUDRET....


Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın;
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın,
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.


burda da bizim TEVEKKÜL anlayışımıza yer veriyor...
gene bir bütünde BAĞIMSIZLIK ÖZLEMİ görüyoruz...
ve gücünü kaybetmeyen bir SABIR abidesi....



Bastığın yerleri 'toprak' diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.
Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı.


MİLLİYETÇİLİĞİMİZ VE BAĞIMSIZLIĞIMIZ...VATANIMIZI KUTSAL KABUL ETMEMİZ...bir avuç vermeyecek kadar asiliz...


Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.


BİRLİK VE BERABERLİK SONUNDA KAZANILAN ZAFER İLE
VATAN SEVGİSİ...binlerce şehit verilmesi



Rûhumun senden İlahî, şudur ancak emeli:
Değmesin ma' bedimin göğsüne nâ-mahrem eli!
Bu ezanlar-ki şehâdetleri dinin temeli-
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.


secdelere kapanırcasına büyük iradenin önünde diz çöker........



O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım.
Her cerîhamdan, İlâhî, boşanıp kanlı yaşım;
Fışkırır  rûh-ı mücerred gibi yerden na'şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım!


duası kabul edildiği takdirde kendi ruhunun da vecd içinde yükseleceğini söyler. ..bir RAHATLAMA HUZURA KAVUŞMA görüyoruz...


Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl;
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet,
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklâl!


yine bayrağa dönerek ona ve milletine ebediyen çöküş olmayacağını, hürriyetin ve istiklâlin ebediyen onun hakkı olduğu müjdesini tekrar eder.




İşlenen temalar bakımından da sağlam bir yapısı olan İstiklâl Marşı’nda ilk iki kıtada bayrağa hitap eden  şair, onun milletin varlığıyla beraber ebedî istiklâlini müjdeler. Şair üçüncü ve dördüncü kıtalarda Türk milleti adına konuşmakta, ebedî hürriyet aşkı ve imanıyla Batılıların maddî güçlerine karşı direneceğini söylemektedir. Türk askerine hitap eden beşinci ve altıncı kıtalar, üstünde yaşadığımız yerlerin alelâde bir toprak değil vatan olduğunu, onun düşmana çiğnetilmemesi gerektiğini telkin eder. Yedinci ve sekizinci kıtalarda sevilen pek çok şey kaybedilse bile vatanın kaybedilmemesini ve ezan seslerinin kesilmemesini niyaz eder. Dokuzuncu kıtada bu duası kabul edildiği takdirde kendi ruhunun da vecd içinde yükseleceğini söyler. Nihayet son kıtada yine bayrağa dönerek ona ve milletine ebediyen çöküş olmayacağını, hürriyetin ve istiklâlin ebediyen onun hakkı olduğu müjdesini tekrar eder.



Meclis ve onunla beraber bütün bir Türk milleti korku, ümit, ümitsizlik, zafer ve sevinç haberlerini, duygularını, heyecanlarını arka arkaya ve birbirine karışmış halde yaşıyordu. İşte bu yeis günlerinde “Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak” hitabıyla başlayan ve “Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl” mısraıyla devam eden İstiklâl Marşı doğmaktadır. Millî Marşımızın “Korkma!” diye başlaması boşuna değildir. Ümitsizliğin, inanç yokluğundan geldiğini haber veren bir dinin mensubu olan Türk milleti, bu manzume ile var olma azmini, imanını, iradesini yeniden bulmuştur. Onun için İstiklâl Marşı, bir milletin ölüm-kalım çağının destanıdır. Millî Mücadele’nin ne gibi zor hatta başarılması imkânsız gibi görünen şartlar altında yapıldığı malûmdur. Adına medeniyet denilen ve her türlü teknik donanımı haiz düşmanın, en güçlü ve yeni silâhlarla saldırarak yağma etmek istediği bir vatanda Türk milletinin güvendiği en önemli silâh imanıdır. Bu imanı hem dinî manada vatan için şehadet inancına, hem millî manada kendine güven olarak düşünebiliriz. Millî Mücadele’nin kazanılmasında Türk milletinin istiklâline düşkün bir millet olması yanında, sadakatle bağlı olduğu dinî inançların rolü unutulmamalıdır



birşeyler yapmaya çalıştım25











mükemmel olmuş yanıt.teşekkür ederim şahsım adına.25
sunguralp
rica ederim
Referans URL