29-05-2006, 10:28 AM
29-05-2006, 10:54 AM
Konuyu yanlış yere yazmışsın.Türk Dili Ve Edebiyatı bölümüne yazmalıydın.İlgilenen arkadaşlar yardımcı olacaktır.
29-05-2006, 04:33 PM
SERGÜZEŞT (SAMİPAŞAZADE SEZAİ)
Evinden ve yurdundan acımasızca koparılan küçük Çerkes kızı Dilber bir esir gemisine bindirilerek İstanbul’a getirilir ve bir konağa satılır. Bu konak artık, küçük Dilber’in yeni zindanıdır.. Samipaşazade, 1888’de yayınlanan Sergüzeşt romanında, o yıllarda rağbet gören “esaret” konusunu işlemiş ve esaretin insanlık dışı olduğunu gözler önüne çalışmıştır. Roman, alınıp satılan, oradan oraya sürüklenip horlanan bir genç kızla onu ezen, hakir gören zengin tabaka arasındaki çelişkiler üzerine kurgulanır.
Evinden ve yurdundan acımasızca koparılan küçük Çerkes kızı Dilber bir esir gemisine bindirilerek İstanbul’a getirilir ve bir konağa satılır. Bu konak artık, küçük Dilber’in yeni zindanıdır.. Samipaşazade, 1888’de yayınlanan Sergüzeşt romanında, o yıllarda rağbet gören “esaret” konusunu işlemiş ve esaretin insanlık dışı olduğunu gözler önüne çalışmıştır. Roman, alınıp satılan, oradan oraya sürüklenip horlanan bir genç kızla onu ezen, hakir gören zengin tabaka arasındaki çelişkiler üzerine kurgulanır.
29-05-2006, 04:41 PM
bayağı bi özet olmuş bu da.
29-05-2006, 04:44 PM
gerçekten öyle olmuş
ama hiç yoktan iyidir...
teşekkürler...

ama hiç yoktan iyidir...
teşekkürler...
29-05-2006, 08:03 PM
Dilber, Kafkaslar'dan İstanbul'a getirilen ve cariye olarak satılan dokuz yaşında bir çocuktur.Dilber'i, Eski Harput mal müdürlerinden Mustafa Efendi adında biri kırk liraya satın alır.Evin hanımı ve Arap cariye Taravet'in baskısına, yaşının üstünde yaptırılan işlere dayanamaz ve evden kaçar.Ancak eski sahibine geri gelir.
Mustafa Efendi'nin Erzurum'a bağlı ilçelerden birine kaymakam olarak tayini çıkar.Yol parasına ihtiyacı olduğundan evdeki gereksiz eşyalarla birlikte Dilber'i altmış beş liraya satar.Dilber'i satın alan esirci diğer esirlerle birlikte döverek eğitir.Bir taraftan da ud çalmayı, şarkı söylemeyi öğretir.
Dilber günün birinde yüz elli liraya Asaf Paşa adlı birinin konağına satılır.Asaf paşa, Tanzimat yanlısı bir paşadır; bu nedenle konağını Avrupa evleri biçiminde döşetmiştir.Dilber bu konakta rahat bir hayata kavuşur.Fransızca öğrenir, romanlar okur.Bu bir kaç yılda büyür, gelişir, güzelleşir.
Asaf Paşanın Fransa'da öğrenim görmüş Celal Bey adında bir oğlu vardır.Celal iyi yürekli, neşeli biridir.Bir gün Dilber'e dilenci elbiseleri giydirerek resmini yapar.Dilber'in eski elbiseler içerisindeki güzelliğini farkeder.Bir gece gizlice Dilber'in odasına girer, Dilber'in saçlarının arasında kendi resmini bulur ve Dilber'in de kendisini sevdiğini anlar.Mehtaplı bir gecede Celal Bey, Dilber'e aşkını ilan eder.Ancak Celal Bey'in annesi Zehra Hanım oğlunun bir cariyeyle evlenmesini kesinlikle kabul etmez.Konak'ta Dilber'den ''bu mahluk'' olarak söz eder ve oğlunu kurtarmak için Dilber'i, Mısırlı bir tüccara gizlice satar.Evde Dilber'i bulamayan Celal Bey hastalanır, yataklara düşer.
Dilber, Mısır'da efendisinin odalık olma isteğini reddettiği için karanlık bir odaya kapatılır.Bu evde Cevher adında harem ağalarından biri Dilber'i sever.Onun yardımıyla kaçar, kurtulur.Bu kaçış sırasında Cevher düşer, ölür.Çaresiz kalan Dilber İstanbul'a dönüş bileti olduğu halde kendinde eski hayata katlanacak gücü bulamaz.Kölelikten kurtulmak için kendini Nil nehrinin sularına bırakır.
---------------------------------------------------------------------
Benden bu kadar...Umarım işine yarar.
Mustafa Efendi'nin Erzurum'a bağlı ilçelerden birine kaymakam olarak tayini çıkar.Yol parasına ihtiyacı olduğundan evdeki gereksiz eşyalarla birlikte Dilber'i altmış beş liraya satar.Dilber'i satın alan esirci diğer esirlerle birlikte döverek eğitir.Bir taraftan da ud çalmayı, şarkı söylemeyi öğretir.
Dilber günün birinde yüz elli liraya Asaf Paşa adlı birinin konağına satılır.Asaf paşa, Tanzimat yanlısı bir paşadır; bu nedenle konağını Avrupa evleri biçiminde döşetmiştir.Dilber bu konakta rahat bir hayata kavuşur.Fransızca öğrenir, romanlar okur.Bu bir kaç yılda büyür, gelişir, güzelleşir.
Asaf Paşanın Fransa'da öğrenim görmüş Celal Bey adında bir oğlu vardır.Celal iyi yürekli, neşeli biridir.Bir gün Dilber'e dilenci elbiseleri giydirerek resmini yapar.Dilber'in eski elbiseler içerisindeki güzelliğini farkeder.Bir gece gizlice Dilber'in odasına girer, Dilber'in saçlarının arasında kendi resmini bulur ve Dilber'in de kendisini sevdiğini anlar.Mehtaplı bir gecede Celal Bey, Dilber'e aşkını ilan eder.Ancak Celal Bey'in annesi Zehra Hanım oğlunun bir cariyeyle evlenmesini kesinlikle kabul etmez.Konak'ta Dilber'den ''bu mahluk'' olarak söz eder ve oğlunu kurtarmak için Dilber'i, Mısırlı bir tüccara gizlice satar.Evde Dilber'i bulamayan Celal Bey hastalanır, yataklara düşer.
Dilber, Mısır'da efendisinin odalık olma isteğini reddettiği için karanlık bir odaya kapatılır.Bu evde Cevher adında harem ağalarından biri Dilber'i sever.Onun yardımıyla kaçar, kurtulur.Bu kaçış sırasında Cevher düşer, ölür.Çaresiz kalan Dilber İstanbul'a dönüş bileti olduğu halde kendinde eski hayata katlanacak gücü bulamaz.Kölelikten kurtulmak için kendini Nil nehrinin sularına bırakır.
---------------------------------------------------------------------
Benden bu kadar...Umarım işine yarar.
30-05-2006, 09:42 PM
yardım etmek istemistim ama beğenmediniz heralde siliyim isterseniz
mrsahin
30-05-2006, 09:44 PM
oguz_han Demişki:
yardım etmek istemistim ama beğenmediniz heralde siliyim isterseniz
azda olsa paylaşımdır arkadaşım eline sağlık
30-05-2006, 09:46 PM
önemli değil
31-05-2006, 02:42 AM
oguz_han Demişki:
yardım etmek istemistim ama beğenmediniz heralde siliyim isterseniz
Alınganlığa gerek yok...teşekkür ederiz tabi...sonuçta biz hiçbirşey yazmadık...
sadece fikir beyanı yani

tekrar saolun...
Sayfalar: 1 2