Dersizle Forumları

Full Versiyon: Gelişim psikolojisi notları..
Şu anda tam olmayan bir veriyonu görüntülüyorsunuz. Tam versiyonu görmek için, buraya tıklayın

PİAGET’E GÖRE BİLİŞSEL GELİŞİMİN TEMEL KAVRAMLARI

1-ZEKA 2-ŞEMA 3-UYUM(ADAPTASYON) 4-DENGELEME
1-ZEKA:
-Zeka,çevreye uyum yapabilme yeteneğidir.Kişi,içinde bulunduğu çevreye ne kadar çok ve ne kadar hızlı uyum yapabiliyorsa o kadar zekidir.
2-ŞEMA:
-Çocuk dış dünyayı algılarken kendine özgü bir anlamlandırma ve şekillendirme biçimi oluşturur.Buna şema denir.
-Şema yeni gelen bilginin yerleştirileceği bir çerçevedir.
-Örgütlenmiş davranış ve düşünce kalıplarıdır.
-En temel zihinsel yapıdır.
-Bireyin öğrenme aracıdır.
-Şemalar,problemleri anlama,çözme,dünyayla baş etme yolları olarak da düşünülebilir.
⇛ör Kediyi görüp bunun kedi olduğunu öğrenen çocuk kediye ilişkin zihinde bir şema oluşmaktadır.Daha sonra kedi kavramını duyduğunda kedinin şeklini,kediyi gördüğünde ise kedi kavramını zihninde canlandırmaktadır.
Kaplanı gören çocuğun zihnindeki kedi şeması ile karşılaştırıp adını bilmediği bu hayvana kedi demesi zihninde önceden oluşturduğu kedi şeması ile eşleştirmeden kaynaklanmaktadır .
3-UYUM:
-Bireyin çevresiyle etkileşerek,çevreye ve çevresindeki değişikliklere uyum sağlamasıdır.
-Uyum 2’ye ayrılır.

özümleme ve uyumsama(uyma)

1-Özümleme: Bireyin yeni karşılaştığı durum,nesne,olayları kendisinde önceden var olan şemanın içine yerleştirmesi işlemidir.
⇛ör Çocuğun kaplanı,kedi şeması içine yerleştirmesi.
2-Uyumsama(Düzenleme):Yeni şemaların oluşturulması yada daha önceki şemaların kapsamının değiştirilmesidir.
Özümlenme tek başına bilişsel gelişimi sağlamada yetersiz kalmaktadır.Yani her zaman kaplanı,kedi şemasına koyamayız.Eğer koysa birey gelişmez.Onun için yeni şema kurup kaplan şeması oluşturur.
⇛ör İleriki zamanlarda yeni yaşantı ve etkileşimle(kaplanın büyük olduğu,daha hızlı koştuğu)birlikte yeni kaplan şeması oluşturur.
5-Dengeleme:Özümleme ve uyumsama süreçlerinin birbirleriyle etkileşimi sonucu denge olur.
-Birey yeni karşılaştığı bir bilgi yada durumla,kendisinde önceden var olan bilgi ve deneyimleri arasında ilişki kurarak denge durumuna ulaşalır.(Öğrenme)
-Çocuklar için yeni olan her şey bilişsel dengeyi bozar,özümleme ve uyum süreçleri ile bu denge yeniden sağlanır.
⇛ör Bilişsel yapısında kuşlarla ilgili olarak iki ayaklı,uçan ve beslenen bir hayvan şeklindeki bir yapıya sahip bir çocuk ilk defa gördüğü konuşan kuş(papağan) için “bu ne ?”diyerek bir dengesizlik yaşayacak ve bilişsel yapısına yeni bir bilgiyi yerleştirecek(bazı kuşlar konuşabilir) denge durumuna kavuşacaktır.(Öğrenmeyi gerçekleştirecektir)


Eğer öğretmenler,çocukların düzeyinin altında davranışlar kazandırmaya çalışırlarsa,verilen bilgiyi kolaylıkla özümseyeceklerinden ilgileri dağılır.Onlar için bir dengesizlik söz konusu olmadığından dengeyi kurma içinde bir çabaları olmaz.Çocukların düzeyinin çok üstünde problem çözmeleri beklendiğinde de,hali hazırda var olan şemalarıyla harekete geçmeleri mümkün olamayacağından problemi çözmekten vazgeçerler.Her iki durumda da dengeleme meydana gelmez.Dolayısıyla ne öğrenme ne de gelişme meydana gelir.En üst düzeydeki gelişim,özümleme ve düzenleme “dinamik” bir dengede olduğu zaman gerçekleşir.
Etkili bir dengeleme ve ilerleme olması için,problem halihazırda bireyin sahip olduğu bilişsel yapılar arasındaki fark orta düzeyde olmalıdır.





PİAGET’E GÖRE BİLİŞSEL GELİŞİM DÖNEMLERİ

●Duygusal Motor ( 0-2 yaş )
●İşlem Öncesi Dönem (2-7 yaş )
●Somut İşlemler Dönemi (7-11 yaş )
●Soyut İşlemler Dönemi (11- + yaş )



DUYGUSAL MOTOR DÖNEMİ

-Kendisini dış dünyadan ayırt etme.
-Refleksif davranışlardan amaçlı davranışlara geçme.
-Nesne sürekliliği kazanma.
-İlk deneme-yanılma öğrenmeleri.
-Döngüsel tepki.
-Devresel tepki.
-Ertelenmiş taklit.
-Taklit ve oyunlar yapar.
-Alışkanlık kazanma.

İŞLEM ÖNCESİ DÖNEM


-Dil hızla gelişir.
-Sembolik oyun ve düşünme.
-Ben merkezcilik.
-Odaklama(merkezleme).
-Animizm.
-Tek yönlü sınıflandırma yapma.
-Özelden özele akıl yürütme.
-Korunumu kazanamama.


SOMUT İŞLEMLER DÖNEMİ

-Somut yollarla problem çözme.
-Mantıksal düşünme.
-Korunum kazanma.
-Tersine çevirebilme.
-Üst düzeyde sınıflama(Gruplama) .
-Üst düzeyde sıralama yapma.

SOYUT İŞLEMLER DÖNEMİ

-Soyut düşünme.
-Ergenlik ben merkezciliği(ergen egosantrizm).
-Göreceli düşünebilme.
-İdeal,fikir,değer sahibi olma.
-Akıl yürütme.
-Kavramların anlaşılması kolaylaşmıştır.


1-DUYGUSAL MOTOR DÖNEMİ (0-2 YAŞ):
-Kendisini dış dünyadan ayırt etme:Bebek duyuları ve motor faaliyetleri yoluyla dış dünya ile ilişki kurar.Dönem ilerledikçe çevresinde olup bitenleri ve kendisinin çevresinden farklı olduğunu keşfetmeye başlar.
-Refleksif davranışlardan amaçlı davranışlara geçme:Tüm bebekler doğuştan Refleksif hareketlere sahiptirler.Dönem ilerledikçe amaçlı davranış göstermeye başlarlar.
⇛ör Bebeğin dudağına dokunduğunda emmeye başlar,elinizi avucunuza koyduğunuzda yakalar.Bebek,bu ilk şemaları (emme,tutma,yakalama vb.)yoluyla kendi vücudu keşfetmeye çalışır.
Daha sonra,diğer nesnelerle etkinliklere başlar.Fincan,çıngırak vb. nesneleri tutar,emer,vurur.Çıngırağı ağzına götürdüğü zaman bundan hoşlanmayabilir.Gelecek sefer çıngırağı eline verdiğinizde,sadece ağzına götürmez,elinde salar.
⇛örYeni doğan bebeğe mama şişesini ters olarak verdiğinizde de emmeye çalışır.Oysa bir yada iki ay sonra biberonun ne tarafından emileceğini öğrenir.
- Nesne sürekliliği kazanma:Bebeklerin görüş alanları dışına çıkan nesne yada kişilerin aslında yok olmadıklarını kavramaları kastedilmektedir.
⇛ör Bebeğin gözünün önündeki top,battaniyenin altına sakladığında onun kaybolduğunu zanneder aramaz,oysa 9 aylık bebek ise onu aramaya başlar.
-İlk deneme-yanılma öğrenmeleri:Örneğin çocuğun istediği bir topu çocuktan uzağa bir battaniyenin üstüne koyduğumuzu düşünelim.Çocuk battaniyeye ulaşabilmekte fakat topa ulaşamamaktadır.Bu durumda küçük bebekler topa birkaç kez ulaşmaya çalışır,fakat sonra vazgeçer.Daha büyük bebekler,battaniyeyi çekerek topa ulaşabileceklerini keşfederler.
-Döngüsel tepki:Çocuk belirli türdeki hareketleri tekrarlar.
⇛ör Ayağını salladığında beşiğinde ses çıkarsa,aynı sesi çıkarmak için ayağını sallama hareketini tekrar yapar.
-Devresel tepki:Çocuğun yaptığı bir davranışı tekrarlamaktadır.
⇛ör Bir espri öğrenen çocuk,o espriyi etrafındaki yetişkinlere “gına gelinceye” kadar tekrar eder.
-Ertelenmiş taklit:
(Taklit:Bir davranışın örneğini yada modelini takip veya kopya etme yeteneğidir.Çocu-
ğun dağarcığında bulunan davranışlarla başlar.Örneğin yeni doğan bebek ellerini açıp kapamaya başlarsa bebek bir süre onu taklit edecektir.Annenin davranışı,bebeği aynı hareketi yapmaya sevk etmiştir.
Bebeğin görmüş olduğu bir olayı,olay ortadan katlıktan sonra tekrarlaması,o olayı taklit etmesidir.
⇛ör Misafirlikte üzerine çay döküldüğü için telaşlanan bir kişiyi gören bebek,üzerine çay dökülmüş gibi telaşlanırsa,ertelenmiş bir taklitle karşı karşıya kalınmış demektir.
-Alışkanlık kazanma:Çocuk bir uyarana karşı alıştığından dolayı önceki tepkiyi vermez.
⇛ör Babasının yeni aldığı bir oyuncak bebeği gördüğünde önceleri sevinme tepkisinde bulunan çocuk bir süre sonra sevinme tepkilerini göstermez.
2-İŞLEM ÖNCESİ DÖNEM(2-7 YAŞ):
İşlem öncesi dönem 2’ye ayrılır.
a)Sembolik Dönem yada Kavram Öncesi Dönem (2-4 YAŞ)
b)Sezgisel Dönem (4-7 yaş)

A)Sembolik yada Kavram Öncesi Dönem (2-4 yaş):
-Dil hızla gelişirgulenil hızlı gelişir ancak geliştirdikleri kavramlar ve kullandıkları sembollerin anlamları,kendilerine özgüdür,çoğu zaman gerçek değildir.
-Sembolik oyun ve düşünme:Çocuk hayal gücünü kullanarak düşünür.Çocuk,gözünün önünde bulunmayan yada hiç mevcut olmayan nesne,olay,kişi,varlığı temsil eden semboller geliştirmeye başlar.
⇛ör Çubuğu at,cetveli tabanca gibi kullanabilirler.Boş çay fincanının içinde çay varmış gibi içmeye başlarlar.
-Ben merkezcilik:Çocuğa göre dünyanın merkezi kendisidir.Kendisinin bildiğini herkesin bildiğini ve kendisinin gördüğünü herkesin gördüğünü düşünür.Çevresindeki her nesnenin kendisi için var olduğunu düşünür.
⇛ör Çocuk telefonda konuşurken,karşısındaki kişiye üzerindeki giysileri kastederek; “bak,yeni elbiselerimi giydim” diyebilir.
Kendisini başkasının yerine koyamaz. Telefonda konuştuğu kişinin orada bulunanları gördüğünü düşünür.
●Kendisi sütü sevmiyorsa,başkaları da sevmez.
●Benim babam senin babanı döver.
-Odaklama(merkezleme)gulenikkati bir olayın ya da nesnenin diğer yönlerini dışarıda bırakarak yalnızca bir yönüne yoğunlaştırma eğilimine,odaklaşma denilmektedir.Çocuk bir görevin yalnızca bir yönü üzerinde ve sınırlı bir bilgi üzerinde odaklanır;birden fazla yönüyle uğraşmaz.
⇛ör Cep telefonunun sadece melodisiyle yada ışığıyla ilgilenir.
⇛ör Küçük çocukların işlek yollarda karşıdan geçmekte zorlanmaları da odaklaşma ile ilgilidir.Çocuk trafik kurallarına uygun olarak önce soluna,sonra sağına tekrar soluna baktığında her seferinde ilk baktığını unutabilmekte,daha doğrusu o anda baktığı tarafa odaklanmaktadır.
-Animizm(canlandırmacılık):Yaşayan ve yaşamayan nesneler arasında ayrım yapamama durumunda ortaya çıkan karmaşadır.Çocuk cansız nesnelere canlılık özellikleri yükler.
⇛ör Bir çocuk oyuncak bebekle canlıymış gibi konuşur.
⇛ör Ayşe oyuncak bebeği balkonda kaldığı için üşüdüğünü ve hastalandığını düşünerek oyuncak bebeği içeri almıştır.
-Tek yönlü sınıflandırma yapma=tek yönlü mantık yürütme:
⇛ör Gökçe,ilkokul ikinci sınıfta hayat bilgisi dersini yüksek sesle çalışmaktadır.“Ev de yaşayan kedi,köpek gibi hayvanlara evcil hayvan denir.
Yanın da oturan 4 yaşındaki kardeşi Tuğçe ise,“Fareler de evde yaşarlar.O halde fareler de evcil hayvanlardır” der.
B)Sezgisel dönem (4-7 yaş):
-Özelden özele akıl yürütme:Olayları yalnızca geçirdiği yaşantılara bağlı olarak tek yönlü düşünebilme özelliğidir.
⇛ör Her sabah kahvaltısında yumurta yiyen bir çocuk bir gece arkadaşının evinde sabah uyandığında yaptığı kahvaltıda yumurta yememiştir.Annesi “kahvaltı yaptın mı?” diye sorduğunda çocuk “kahvaltı yapmadım (yumurta yemediği için) demiştir.
-Korunumu kazanamama:
Korunum:Herhangi bir nesnenin biçimi yada mekandaki konumu değiştiğinde,miktar,ağırlık ve hacminde değişiklik olmayacağı ilkesidir.Çocuklar bu dönemde,nesnenin dikkat çekici özelliklerine odaklanmakta diğer özelliklerini gözden kaçırmaktadırlar.Çocuklar,görüntü değişse de gerçeğin aynı kalacağını anlayamazlar. Korunum kazanılmamasında bu özellikleri etkili olmaktadır.

3-Somut İşlemler Dönemi(7-11 yaş):
-Somut yollarla problem çözme:Problemlerin çözülmesi somut nesnelerle olanaklı hale gelir.Problemleri
gibi şekillerle çözerler.
⇛ör Nazlı ilkokul birinci sınıfa giden bir çocuktur.Okuldan gelmiş,matematik ödevini yapmaya çalışmaktadır.Bir ara annesine “anne bu problemi sen çöz ”der.Annesi problemi okur.Problemde,elinizde 10.000 TL var.Tanesi 2.500 TL den üç tane yumurta aldınız geriye kaç liranız kaldı?diye sorulmaktadır.
Anne Nazlı’ya döner “Niçin ben çözeyim kızım?diye sorar.Nazlı’nın cevabı “çünkü ben hiç yumurta almıyorum ki sen alıyorsun,bu problem seni ilgilendiriyor”der.
Nazlının bu cevabından eğitimcilerin çok ders alması gereken ders vardır.Eğer problem de yumurta değil simit,çiklet vb. alınsaydı çocukların ilgisini daha çok çekecek,onlar için daha somut olacak dolayısıyla,gelişim düzeyine daha uygun olacaktı.Çocuk yaşamında işe yarayacak bu problemi çözmekten zevk alacaktı.
-Mantıksal düşünme:Yine mantıksal düşünmeden kasıt,somut problem çözmedir.Somut işlemler iseelle tutulup,gözle görülebilen işlemlerdir.
⇛ör Benim beş portakalım,senin dört portakalın var.İkimizin portakallarını bir araya getirdiğimizde kaç portakal eder?diye sorduğumuzda problemi zihinsel olarak çözebilirler.
-Korunum kazanma:
-Tersine çevirebilme:Korunumun başlangıç noktasıdır. A=B ⇒ B=A
⇛ör 4+3=7 7-3=4 dir.
-Üst düzeyde sınıflama(Gruplama):Bir grup nesnenin bir başka grubun alt sınıfı olabileceğini anlarlar.
⇛ör Çocuk bilyeleri renklerine,büyüklüklerine,eski ve yeni oluşlarına göre sınıflayabilir.

-Üst düzeyde sıralama yapma:Çocuklar nesneleri belli özelliklerine göre sıralayabilirler.Örneğin nesneleri uzunluklarına,genişliklerine,ağırlıklarına vb. göre düzenleyebilirler.
⇛ör Songül İlknur’dan uzundur.İlknur’da Gökçe’den uzundur.Bu grupta,en uzun kişinin kim olduğunu kolaylıkla sıralayabilirler.
NOT:Somut dönemde yaparak öğrenme tekniği kullanılmalıdır.
4-Soyut İşlemler Dönemi(11- + yaş):
-Soyut düşünme(soyut problem çözme):Kare,yuvarlak,yıldızın yerini X,Y alır.Yani problemleri X,Y yi kullanarak çözerler.
⇛ör Nazlı yumurta problemini artık çözebilir.
-Ergenlik ben merkezciliği(ergen egosantrizm):Kendi düşüncelerinin ve söylediklerinin en doğru olduğunu düşünür.Herkesin kendisiyle uğraştığını ve onu takip ettiğini,kimseye yaranamadığını düşünür.
-Göreceli düşünebilme:[Göreli=Göreceli:Kişiye,yere,zamana göre değişmeyen.]
Bireyin kendine özgü duyguları ve düşüncelerinin(orijinal) düşüncelerini geliştirir.
⇛ör Bu dönem de kişi bir kişiye,fotoğrafa,aynaya baktığı zaman kendisinin sağının karşıdakinin solu olduğunu anlaması.
-İdeal,fikir,değer sahibi olma:Genç toplumun yapısıyla,felsefeyle,politikayla ilgilenir;bir değerler sistemi örgütlemeye yönelir.
-Akıl yürütme:Genelleme,tüme varım,tümden gelim,vb. düşünme yollarını kullanır.Hipotezler kurabilir ve test edebilir.
-Kavramların anlaşılması kolaylaşmıştır:Kavramların,atasözlerinin,deyimlerin anlaşılması bu dönem çocukları için problem değildir.
NOT:Piaget ,bir çok yetişkinin soyut işlemleri geliştiremediğini ifade etmektedir.Bunun nedenini de;içinde yaşadıkları çevrenin niteliğidir.Örneğin;ilkel bir toplumda yaşayan bireyin soyut işlemler yapmasına;bir problemle ilgili denenceler geliştirip bunları teker teker denemesi ve sonuca ulaşmasına gerek olmayabilir.
NOT:Soyut işlemler döneminde problem çözme yöntemi kullanılmalıdır.

PİAGET’İN BİLİŞSEL GELİŞİM DÖNMELERİNİN KURALLARI
1-Evreler,değişmez bir şekilde belli bir sıra ile ortaya çıkar.Başka bir ifadeyle evrelerin sırsı değişmez.Zihinsel gelişim yavaş ve aşamalıdır.Bir aşamada elde edilen yaşantılar,sonraki aşamaların temelini oluşturur.
2-Zihinsel gelişim evreleri hiyerarşiktir.Sonraki evre,önceki evrelerin kazanımlarını da içerir.
3-Gelişim oranlarında bireysel farklılıklar görülebilir.Her birey kendine göre gelişim gösterir.Aynı gelişim evresinde bulunan bireyler arasında da gelişim oranları bakımından farklılıklar görülmektedir.Yani okumayı öğrenme yaşı her çocuk da aynı değildir.
4-Gelişim kuramları her evrenin tipik olan gelişim özellikleri vardır.Belirtilen özellikler genel olarak o dönemde karşılaşılan veya kazanılan özelliklerdir.Çocukların % 75 inin gösterdiği gelişim özelliği o dönemin özelliği olarak kabul edilir.

BRUNER’E GÖRE BİLİŞSEL GELİŞİM DÖNEMLERİ
Eylemsel Dönem (0-3) yaş

-Çocuk bu dönemde çevreyi eylemlerle anlar.Çevresindeki nesnele-
ri ısırarak,dokunarak,vurarak,
hareket ettirerek tanır.
-Çocuklar yaparak öğrenir.
-Bilgi eylemler yapılarak öğrenilir.
ÖRNEK:Kaşık yemek yediği,
Bisiklet bindiği nesnedir.

İmgesel Dönem (3-6) yaş

-Bilgi imgelerle elde edilir.
-Görsel bellek gelişmiştir.
-Algı önemlidir.Bir olayı,nes-
neyi nasıl algılarsa zihninde o şekilde canlandırır.
-Çocuk bir olayı ya da nesneyi
görmeden resmedebilir.
-Piaget’in işlem öncesi dönemine karşılık gelir.
-Bilgi eylemle değil duyu or-
ganları yoluyla edindiği duyusal etkilere dayalıdır.
ÖRNEK:Çocuk oturma odası-
nın resmini çizer ya da anlatabilir.

Sembolik Dönem (6-4) yaş

-Çocuk yaptıklarını (ettik-
lerini) ve anladıklarını sembollerle açıklar.
- Dil,mantık,matematik,müzik
alanlarının sembollerini kullanırlar.
ÖRNEK:Benzer nitelik ve özellik gösteren obje ve nesnelerin sembolik(dil) karşılığını kullanır.İnsan,hayvan gibi.

VYGOTSKY’E GÖRE BİLİŞSEL GELİŞİM

L. Vygotsky çocuğun bilişsel gelişiminde içinde bulunduğu ‘sosyal çevrenin’ önemli rolü olduğunu ileri sürmüştür.Çocuklar,çevresindeki kişilerden ve onların sosyal dünyalarından öğrenmeye başlamaktadırlar.Çocukların kazandıkları kavramların,fikirle-
rin,olgunların,becerilerin tutumların kaynağı sosyal çevredir.
O halde bilişsel gelişimin kaynağı,kişisel psikolojik süreçlerden önce,insanlar ve kültür arasındaki etkileşimdir.
Vygotsky’ye göre tüm psikolojik süreçler,insanlar arasında,çoğu zaman çocuk ve yetişkinler arasında paylaşılan sosyal süreçlerle başlar.Bunun en açık örneği “dil” dir.Sosyal çevremiz bizi belli bir kategoriye yerleştirir.Örneğin;zeki,uzun,kısa,zengin vb. Sonuç olarak bizim bütün kişisel psikolojik süreçlerimiz,kültürümüz tarafından biçimlendirilmiş sosyal süreçler olarak başlar.
Vygotsky,çocuğun bilişsel gelişimini etkilemede yetişkin rolünün çok önemli olduğunu vurgular.Ona göre,çocuklar,yetişkinlerle ya da diğer çocuklarla işbirliği içinde birlikte çalıştıklarında bilişsel gelişimleri beslenir.
Bir çok öğretme durumunda yetişkinler,çocukların düşünme ve problem çözme etkinliklerini kontrol eder.Ancak bu kontrol,çocukların öğrendiklerini içselleştirmeleri-
ni sağlamalı,onları bağımsız düşünürler ve problem çözücüler haline getirmelidir.

Vgotsky’ye göre yetişkinin,çocuğun bilgiyi içleştirmesine bilgiyi kazanmasına yardım edebilmesi için iki noktayı belirlemesi gerekir.Bunlardan birisi,çocuğun herhangi bir yetişkinin yardımı olmaksızın,bağımsız olarak kendi kendine sağlayabileceği gelişim düzeyini belirlemektedir.İkincisi ise,bir yetişkinin rehberliğinde çalıştığında gösterebileceği potansiyel gelişim düzeyini belirlemektir.Bu ikisi arasındaki arasındaki fark,çocuğun “gelişmeye açık alanı”dır.Vygotsky’in gelişim ve eğitime getirdiği en önemli kavram gelişmeye açık alandır.
O halde Vygotsky’e göre öğretim,çocuğun gelişimini ileriye götürebildiği ölçüde iyidir.Öğretim,çocuğun gelişmeye açık alanını etkili olarak kullanmasını sağlamalıdır.Bu nedenle,doğrudan bire bir öğretim ve çocukların çocuklarla ve yetişkinlerle etkileşimlerini sağlayan öğretim biçimleri çocuğun bilişsel gelişiminde önemli rol oynar.
Çocuğun bilişsel gelişim ilerlemesinde,diğer bir deyişle yakınsal gelişim alanının etkili olarak kullanılmasında öğretmen,diğer yetişkinler ve diğer çocuklar önemli katkılar da bulunurlar.Bu nedenle okullar,öğretmenler,çocukları çalışmalarında aşırı derecede bağımsız bırakmamalıdır.Aşırı bağımsızlık,bilişsel gelişimi yavaşlatmaktadır.
Gelişimin tam olarak sağlanabilmesi için,çocuğun sistematik olarak daha karmaşık hale gelen bu olayları,olguları tam olarak anlayabilmesi için ise yetişkinin ya da o alan da uzman olan herhangi bir kişinin yardımına ihtiyaç vardır.

≋ DİL GELİŞİMİ≋

Dil gelişimi zihinsel gelişimin bir parçasıdır.Zihinsel gelişime paralel olarak oluştuğu kabul edilir.Dil gelişimi olgunlaşmaya ve öğrenmeye bağlıdır.Dil gelişiminde aynı yaştaki çocuklar benzer özellikler gösterir.



Dil Gelişimi İle İlgili Görüşler




Davranışçı Yaklaşım




Bebekler kendilerini istedikleri sonuca götüren dili öğrenirler.
-Dil gelişimi taklit(bebekler günlük konuşma diline benzer sesler çıkarırlar)ve
pekiştirme(ödüllendirme)yoluyla olur.





Sosyal Öğrenme Kuralı




-Bebek için anne-babanın model olması,çocuğun onları taklit etmesi,anne babanın pekiştirmesi ve düzenli bilgiler vermesiyle dil öğrenilir.
-Çocuk sosyalleşme süreci içinde modelleri gözlemlemesi ve taklit etmesiyle öğrenir.



Biyolojik Yaklaşım



-Dil gelişimini biyolojik
(genetik) ve psikolojik
temellere göre inceleyen yaklaşımdır.
-Chomsky’ye göre insan beyninin belirli bölgeleri
dilin kazanılmasından ve öğrenilmesinden sorumludur.Bu bölüm tüm insanların dili öğrenmelerini sağlar.
-İnsanlar doğuştan konuşma ve iletişim yeteneğine sahip olarak doğar.

Biyolojik Yaklaşım:Yaklaşımlar içinde en önemlisi Chomsky’in kuramıdır.
-Birey doğuştan dil kazanma kapasitesine sahiptir.İnsan beyninin belirli bölgeleri dilin öğrenilmesine aittir.
-İnsanlar dil öğrenirken önce cümle yapısını kavrar sonrada bu cümle yapılarından farklı cümle yapılarına dönüştürme yaparak yeni cümleler üretirler.
-Çocuklar yürümeyi öğrendikleri gibi,biyolojik olarak belli bir olgunluğa eriştikten sonra konuşmayı öğrenirler.
-Çocuklar dil öğrenmede sırasıyla önce isimleri sonra fiilleri sonrada sıfatları öğrenir.

Dil gelişimi 2 evrede incelenir.
1-Okul Öncesi Dönem:

1.Agulama-Babıldama
Evresi(0-6 aylar)

Bebek çeşitli sesler çıkarır,ihtiyaçları için ağlar.Sesleri bilinçsizce çıkarır.
⇛ör ‘agu’

2.Heceleme Evresi
(6-12 aylar)

Anlamsız sesler yok olup anlamlı hece ve sözcüklerin çıkarılmaya başlandığı dönemdir.Yani hece hece okur.
⇛ör ba-ba,ma-ma,geh-geh

3.Tek sözcük evresi
(12-18 aylar)

Konuşmada kritik dönemdir.Bu dönemde çocuk çevreyi keşfetmeye çalışır.Tek sözcükle çok şey anlatmaya çalışır,fakat ne dediği tam olarak anlaşılmaz.
⇛ör Çocuğun sadece ‘kedi’ demesi.
Çocuk kedi demesiyle ‘kedi burada’,‘kedi gitti’ anlamlarını söylemek ister.
⇛ör ‘Top’ dediğinde ‘Top nerede’,‘Top oynadım’,‘Top büyük’ gibi değişik anlamlar çıkar.

4.Telgrafik konuşma dönemi
(18-24 aylar)

Sözcüklerin birleştirilmesi dönemidir.Kullanılan kelime sayısı artar.İki kelime peş peşe söylenerek anlamlı sözcükler oluşturu-lur.
●Sözcükler arasında bağlaç kullanılmaz.
⇛ör ‘Anne su’,‘Baba geldi’
Baba geldi diyen çocuk,baba işten geldi demek istemektedir.

5.İlk Gramer
Dönemi
(24-60 aylar)

Cümlelerine dil bilgisi kurallarını ekler.Kelime hazinesi genişler.
2.5 yaşında ortalama sözcük dağarcığı 400
⇛ör ‘Yemek yiyorum’,‘Annem geldi’

2-Okul Dönemi Dil Gelişimi:Bu dönemde artık birey dili kurallarına göre öğrenmeye kolaydan zora doğru öğrenmeye başlar.Karmaşık dil yapılarını kullanmaya başlar.Okuma-yazma öğrenilir.

3-KİŞİLİK GELİŞİMİ
♨Bu gelişimde ⇉FREUD ⇉ERİKSON
KİŞİLİK:Bir kişiyi diğerlerinden ayıran;bireyin doğuştan getirdiği ve sonradan kazandığı özelliklerin bir bütünüdür.
Kişiliğin iki boyutu vardır:
1-Bir kişiyi diğerlerinden ayıran özellikler.
2-Yapılan davranışların devamlı olması lazımdır.
Biz bunlara bakarak bir kişinin kişiliği hakkında bilgi edinebiliriz.Kişilik gelişimi bir süreçtir.Belli bir yaştan sonra kişilik gelişmez diyemeyiz.
Duygularımız,yeteneklerimiz,güdülerimiz,huyumuz,so syal,psikomotor ve bilişsel özelliklerimiz,karakter ve değerlerimiz,inançlarımız,tutumlarımız,görüşlerimi z kişiliğimizi oluşturur.

Kişilik kuramlarından,Freud’un “Psikoseksüel Gelişim” kuramı ve Erikson’un “Psiko Sosyal Gelişim” kuramları vardır.

FREUD’UN PSİKOSEKSÜEL GELİŞİM KURAMI
(PSİKOANALİTİK KURAM)
1-Psikanalitik Kuram: Temel Kavramlar
Freud kişilik gelişimi bakımından ilk çocukluk yıllarındaki(0-6 yaş) yaşantıların önemini vurgular.Psikolojide en etkili kavramlardan biri olan psikanalizi ortaya atmıştır.Bu kurama göre,normal gelişimin sağlanabilmesi için,gelişimin her döneminde bireyin temel ihtiyaçlarının doyurulması gerekir.Eğer temel ihtiyaçlar karşılanmazsa kişilik gelişimi engellenir.

Psikoanalitik (psikanaliz) kuramın 4 temel kaynağı vardır.Bunlar:
Temel Güdüler
Bilinçaltı Süreçler
Psişik Determinizm
Enerji Modeli
□Temel Güdüler:Cinsellik ve saldırganlıktır.Bunlar daha sonra libido(yaşam)[LİBİDO=cinsel yaşamın kaynağı ve cinselliği ister,cinsel arzudur]ve thanatos (ölüm) olarak ifade edilmiştir.
□Psişik determinizm;Hiçbir davranışın şans eseriveya kaza ile sebepsiz olarak meydana gelmediği ilkesidir.Yaptığımız,düşündüğümüz,hissettiğimiz her şey zihnimizin ve bilinçaltı yaşantılarımızın dışa vurumudur.
□Enerji İlkesi;libodo kavramı ile ilişkilendirilebilir.Psişik mekanizmalar bir tür enerji sistemleri bütünüdür.Bu enerji dönüşür ancak asla kaybolmaz.
□Bilinçlilik;Freud’a göre insanın bilinçlik durumu üç bölümden oluşmaktadır.Bunlar bilinç,bilinçaltı,bilinçdışı’dır.
Bilinç,farkında olduğumuz yaşantıların bulunduğu yerdir.Gerçeklik ilkesi bağlamında,gerçeklere uyumu önde tutan,mantıksal düşüncenin egemen olduğu zihinsel süreçlerin bulunduğu alandır.
Bilinçaltı,(bilinç öncesi),Kişinin belirli bir anda bilincinde ayırt edemediği bir çok düşünceleri ve anları vardır.Bunların bazıları bilinçli bir çaba ile bilinç düzeyine çağrılabilir.Bu çeşit düşüncelere bilinçaltı düşünceler adı verilir.
⇛ör Bir süre önce karşılaştığımız bir olayı artık bilincimizden tümüyle silmiş gibi olabiliriz.Ancak bu olayla ilgili bir çağrışım ,bir uyaran tüm olayın yeniden bilincine dönmesini sağlayabilir.Bu tür bilinçten silinmiş sanılan ve uyaranlarla bilince gelebilen anılar,duygular bilinçaltı niteliği taşırlar.
Bilinçdışı, Kişinin özel bir çabası ile bilince çağrılamayan, farkına varılamayan yaşantıların saklı olduğu ruhsal dönemdir. Bu yaşantılar ancak bazı özel yöntemlerle: hipnoz,uyutum,serbest çağrışım vb. ile bilince çıkartılabilir.Freud kişiliğin büyük bir kısmının bilinç dışında oluştuğunu belirtmiştir.
Bireyin sürekli olarak istediği,yada sıkıntı olabilecek durumların sebebini tam olarak bilemediği arzu yada sıkıntılar vardır.Bunlar bilinç dışındaki etkinliklerdir ve sürekli bireyi farkına varmadan etkilemektedir.Psikanaliz kişinin bilinç dışındaki sorunları gün ışığına çıkararak çözümlemeye çalışır.

Sayfalar: 1 2 3 4
Referans URL