25-12-2006, 05:05 PM
O zamanlar daha orta okuldayım sanırım. Geleceğim ile ilgili ilk planları yapıyordum. İleride ne olacağıma karar vermeye çalışıyordum. Pek realist mesleklerden umudum yok olacak ki, kendimi bilime adamayı düşünüyordum. Şimdi düşününce çok komik olduğunu anlıyorum ama o zamanlar için pekte komik sayılmazdı! :-) Yazış tarzımdan da anlaşılacağı gibi kendimi pek bilime adamış sayılmam. Şuanda Muhasebecilik yapıyorum. Ama bu mesleğinde bir bilimi war ve ben bir gün bu bilim dalı ile ilgili birşeyler yapmayı hala hayal ediyorum. Bilim adamı olmak için ÖSS den sonra hengi okulu tercih etmem gerekir diye düşünürdüm. Ama şimdi anlıyorum ki her üniversitenin, her fakültesi ve her yüksek okulu bilim adamı olmaya müsait. ÖSS e uzun görünen ama sadece 180 dakika süren bir maraton. Ben o zamanlar bunun bu şekilde olduğunu düşünmüyordum. Orta okul bitti bu düşüncelerle. Liseye kayıt yaptırmam lazımdı. Süper Lise ye gidebiliyordum ama ailem Ticaret Lisesi okumamın daha faydalı olcağını düşünüyordu. Ticaret Lisesi ne kayıt yaptırdık. Biraz üzgündüm aslında, benim daha farklı hayallerim wardı. Ben Bilim Adam ı olacaktım. Ticaret Lisesinden Bilim Adamı olunmazdı ki! Lisenin ilk dönemi berbat geçti haliyle. Sonra bir kız arkadaşım oldu şimdi adını hatırlamıyorum. O sınıftaki iyi durumda olan öğrenciler arasındaydı ve beni notları ile ezebilecek durumdaydı. Ama ben bunu böyle olmasına müsade edemezdim ve etmedim. İkinci dönem Teşşekür aldım. Mutlu olmaya çalıştım artık yapabilecek tek şey çalışmaktı. Üniversite hayallerimide törpülemişti bu durum. Zaten meslek lisesinde okuyordum. Üniversite okumanın bana bir faydası olacağını düşünmüyordum. İte-kaka son sınıfa geldim. Staj başlamıştı. Ben bu mesleği ilk orada sewdim sanırım. 3. aydı yanlış olmasın işten kovulmuştum. Büyük bir sorundu işten kovulmak. Yürütmelik gereği okuldan da kovulmam gerekiyordu. Sonra gidip patron ile konuşup özür diledim ve herşey yoluna girdi. İki dönemde en yüksek staj notunu bana werdiler. Azimliydim, hırslıydım. Staj yaptığım yerde iki sene daha çalıştım. Hayatımda bir eksik wardı. İşimi seviyordum ama bu ben değildim. Benim başka planlarım wardı. Artık çok sıkılmıştım, İstanbul boğuyordu beni, kaçmak kurtulmak istiyordum herşeyden. Bende üniversiteye gitmeye karar werdim. Sınava hazırlandım ve iki senelik bir meslek yüksekokulunu kazandım. Artık kurtulabilirdim bütün dertlerimden. Amacım okumak olmadığı için pek okula uğramazdım. Sınav zamanı okula uğrardım sadece. Ben sınıfımdaki birçok insanı dördüncü dönem tanıdım. Bu yazdıklarımdan kötü bir öğrenci sanabilirsiniz ama öyle değildi. Ben okulu ortalamanın üstünde bir not ile zamanında bitirdim. :-) Aslında dikey geçiş yapmayı hayal ediyordum ama kısmet değilmiş. Okulum bittikten sonra kardeşim askere gidiyordu. Bu nedenlede benim ewe dönüp çalışmam lazımdı. Türkiye de yaşamak zor. Bu kadar şeyi neden yazdım diye düşünenler olabilir. Nedeni üniversite okumak harika birşey. O yaşadığım iki seneyi bir ömür unutmam mümkün değil muhakkak. Siz ne için üniversiteye ne için gitmek istiyorsunuz bilmiyorum ama benim amacım kesinlikle okumak değildi. İlk bu soruyu sorun kendinize "Neden üniversite?". Daha sonra nasıl kazanacağınız hakkında düşünürsünüz.
Sonuna kadar okuyan herkese teşekkür ederim. Şimdi bu konunun altınada "Neden üniversite?" sorusuna cevaplarınızı bekliyorum.
Sonuna kadar okuyan herkese teşekkür ederim. Şimdi bu konunun altınada "Neden üniversite?" sorusuna cevaplarınızı bekliyorum.
