17-01-2007, 07:55 PM
osszede17
23-01-2007, 01:44 PM
'To be ' ye kısaca değinelim...
Be fiili (veya yardımci fiili) ile İngilizce'de şu şudur, bu budur şeklinde tanımlamalar yapmak için kullanılır. Yani Be fiili sadece durum/hal gösterir. Bundan dolayı Türkçe'de -dır, -dir eklerinin verdiği anlama sahiptir.
1) "Be" İLE YER GÖSTERMEK
ŞAHIS + BE ZARFLAR İLE
Jane is upstairs
downstairs
here
there
inside
outside
downtown
PREPOSITION + ISIM
Jane is at school
on the plane
in the kitchen
at the airport
next to George
from London
behind the tree
2) "BE" İLE TANIM YAPMAK
Bir cümlede "be" kulalnılarak tanım yapılırsa bu kesin hüküm olur. "Şu şudur " anlamı çıkar.
Örnekler:
>> The world is round
>> He is a teacher
>> Water is a liquid
>> She is an actress
3) "BE + SIFAT" KULLANIMI
Be fiili ile sıfatları da kullanmak mümkündür. Be + sıfat kullanıldığında nitelenen cümlenin öznesidir (şahıs)
Örnekler:
a) The car is red.
b) The car is big.
c) The car is dirty.
d) The car is old
e) The car is beautiful
İf hakkında;
Eğer (Şart) cümleleri olarak da adlandırabileceğimiz bu cümleleri, Türkçede eğer kelimesiyle veya –se,-sa ekleriyle ifade ederiz.
(Eğer) anlatırsan dinlerim. :Bu örnekte gördüğünüz gibi eğer kelimesini kullanabileceğimiz gibi, sadece fiile –sa eki ekleyerek de şart cümleciğini oluşturabiliriz.
Bu yapı İngilizce’ de temel olarak 4 ayrı şekilde kullanılır.
TYPE 0: Genel geçer gerçeklerde veya her zaman olan durumlarda iki tarafta da geniş zaman kullanılır. İngilizcede Type 0 olarak adlandırılır.
If you heat the ice, it melts. – Buzu ısıtırsan erir. (gerçek)
If you go home late, you parents get angry. Eve geç gidersen ailen sinirlenir. (her zaman)
TYPE I: Gerçekleşme ihtimali bulunan koşul cümleciklerinde; koşulumuzu geniş zamanla, bu koşula bağlı olarak oluşacak olayı da will veya yardımcı fiillerle ifade ederiz. İngilizcede Type I olarak adlandırılır.
If I see her, I will speak to her. – Onu görürsem onunla konuşacağım.
If you study, you will pass. – Eğer çalışırsan geçersin.
Bu örneklere baktığımızda koşul olarak söylediğimiz cümlenin gerçekleşme olasılığı olduğunu unutmayın.
TYPE II: Gerçekleşme ihtimali bulunmayan koşul cümleciklerinde; koşulumuzu geçmiş zamanla (özne+ V2/didn’t+V1), bu koşula bağlı olarak oluşacak olayı da would veya belli yardımcı fiillerle ( could, should, might) ifade ederiz. İngilizcede Type II olarak adlandırılır.
If the war ended this month, we would visit our relatives in Lebanon. – Savaş bu ay bitse, Lübnan’ daki akrabalarımızı ziyaret ederrik.
If I were you, I would study more. – Senin yerinde olsam daha çok çalışırdım.
Bu örneklere baktığımızda koşul olarak söylediğimiz cümlenin gerçekleşme olasılığının çok düşük olduğunu ve hatta olmadığını unutmayın.
TYPE III: Artık olay eskide kaldığı için gerçekleşme ihtimali kesinlikle olmayan koşul cümlelerinde; koşulumuzu had+V3 ile, bu koşula bağlı olarak oluşacak olayı da would,could,might have+ V3 ile ifade ederiz. İngilizcede Type III olarak adlandırılır.
If we had rushed, we would have got there in time. – Eğer acele etseydik, oraya zamanında varırdık.
If I had finished my work early, we could have gone for a walk. – İşimi erken bitirseydim, yürüyüşe gidebilirdik.
Bu örneklere baktığımızda koşul olarak söylediğimiz cümlenin geçmişte kaldığını ve artık mümkün olmadığını unutmayın.
umarım anlaşılmıştır bende bi yerden çaldım bu bilgileri
ararsan bulursun.
Be fiili (veya yardımci fiili) ile İngilizce'de şu şudur, bu budur şeklinde tanımlamalar yapmak için kullanılır. Yani Be fiili sadece durum/hal gösterir. Bundan dolayı Türkçe'de -dır, -dir eklerinin verdiği anlama sahiptir.
1) "Be" İLE YER GÖSTERMEK
ŞAHIS + BE ZARFLAR İLE
Jane is upstairs
downstairs
here
there
inside
outside
downtown
PREPOSITION + ISIM
Jane is at school
on the plane
in the kitchen
at the airport
next to George
from London
behind the tree
2) "BE" İLE TANIM YAPMAK
Bir cümlede "be" kulalnılarak tanım yapılırsa bu kesin hüküm olur. "Şu şudur " anlamı çıkar.
Örnekler:
>> The world is round
>> He is a teacher
>> Water is a liquid
>> She is an actress
3) "BE + SIFAT" KULLANIMI
Be fiili ile sıfatları da kullanmak mümkündür. Be + sıfat kullanıldığında nitelenen cümlenin öznesidir (şahıs)
Örnekler:
a) The car is red.
b) The car is big.
c) The car is dirty.
d) The car is old
e) The car is beautiful
İf hakkında;
Eğer (Şart) cümleleri olarak da adlandırabileceğimiz bu cümleleri, Türkçede eğer kelimesiyle veya –se,-sa ekleriyle ifade ederiz.
(Eğer) anlatırsan dinlerim. :Bu örnekte gördüğünüz gibi eğer kelimesini kullanabileceğimiz gibi, sadece fiile –sa eki ekleyerek de şart cümleciğini oluşturabiliriz.
Bu yapı İngilizce’ de temel olarak 4 ayrı şekilde kullanılır.
TYPE 0: Genel geçer gerçeklerde veya her zaman olan durumlarda iki tarafta da geniş zaman kullanılır. İngilizcede Type 0 olarak adlandırılır.
If you heat the ice, it melts. – Buzu ısıtırsan erir. (gerçek)
If you go home late, you parents get angry. Eve geç gidersen ailen sinirlenir. (her zaman)
TYPE I: Gerçekleşme ihtimali bulunan koşul cümleciklerinde; koşulumuzu geniş zamanla, bu koşula bağlı olarak oluşacak olayı da will veya yardımcı fiillerle ifade ederiz. İngilizcede Type I olarak adlandırılır.
If I see her, I will speak to her. – Onu görürsem onunla konuşacağım.
If you study, you will pass. – Eğer çalışırsan geçersin.
Bu örneklere baktığımızda koşul olarak söylediğimiz cümlenin gerçekleşme olasılığı olduğunu unutmayın.
TYPE II: Gerçekleşme ihtimali bulunmayan koşul cümleciklerinde; koşulumuzu geçmiş zamanla (özne+ V2/didn’t+V1), bu koşula bağlı olarak oluşacak olayı da would veya belli yardımcı fiillerle ( could, should, might) ifade ederiz. İngilizcede Type II olarak adlandırılır.
If the war ended this month, we would visit our relatives in Lebanon. – Savaş bu ay bitse, Lübnan’ daki akrabalarımızı ziyaret ederrik.
If I were you, I would study more. – Senin yerinde olsam daha çok çalışırdım.
Bu örneklere baktığımızda koşul olarak söylediğimiz cümlenin gerçekleşme olasılığının çok düşük olduğunu ve hatta olmadığını unutmayın.
TYPE III: Artık olay eskide kaldığı için gerçekleşme ihtimali kesinlikle olmayan koşul cümlelerinde; koşulumuzu had+V3 ile, bu koşula bağlı olarak oluşacak olayı da would,could,might have+ V3 ile ifade ederiz. İngilizcede Type III olarak adlandırılır.
If we had rushed, we would have got there in time. – Eğer acele etseydik, oraya zamanında varırdık.
If I had finished my work early, we could have gone for a walk. – İşimi erken bitirseydim, yürüyüşe gidebilirdik.
Bu örneklere baktığımızda koşul olarak söylediğimiz cümlenin geçmişte kaldığını ve artık mümkün olmadığını unutmayın.
umarım anlaşılmıştır bende bi yerden çaldım bu bilgileri
ararsan bulursun.24-01-2007, 04:16 PM
merhaba!
"if"kullanılan dilek kipinde sözü edilen şeyin gerçekleşmesi imkansızdır
mesela:if i were you,i wouldn't go with you(eğer senin yerinde olsaydım onunla gitmezdim)
veya başka bir örnek verirsek
i would pass the exam.if i were hard-working(eğer çalışkan olsaydım,sınavı geçebilirdim)
ayrıca aklıma gelmişken:"if"ile başlayan geniş zaman ya da şimdiki zaman cümleciği gelecek zamanda ki ya da (can,may,must)yardımcı kiplerini içeren ana cümleyle birleşir
mesela:if i finish my work soon,i can go home
4)if i go to London,i will visit all the museums
inşallah anlatabilmişimdir
başarılar
"if"kullanılan dilek kipinde sözü edilen şeyin gerçekleşmesi imkansızdır
mesela:if i were you,i wouldn't go with you(eğer senin yerinde olsaydım onunla gitmezdim)
veya başka bir örnek verirsek
i would pass the exam.if i were hard-working(eğer çalışkan olsaydım,sınavı geçebilirdim)
ayrıca aklıma gelmişken:"if"ile başlayan geniş zaman ya da şimdiki zaman cümleciği gelecek zamanda ki ya da (can,may,must)yardımcı kiplerini içeren ana cümleyle birleşir
mesela:if i finish my work soon,i can go home
4)if i go to London,i will visit all the museums
inşallah anlatabilmişimdir
başarılar