Sorumu konu başlığında belirttim.
Başka bi soru:Meşrutiyet Yönetimindeb beklenenler neydi**?
2.Meşrutiyet Döneminde hangi partiler kuruldu?
2.Mahmut ve 3.Selim zamanında hangi ordular kuruldu?
[color=teal]Cevaplarınızı bekliyorum.Şimdiden Teşekkür Ederim.
1)1876ilan edildi.Edilşi şu şekilde yılındaAvrupa’yı yakından gören Türk aydınları, devletin gidişatını beğenmiyorlardı. Yapılan yeniliklerin yeterli olmadığnı, devletin kurtarılabilinmesi için daha köklü ve etkili ıslahataların yapılması gerektiğini düşünüyorlardı. Onlar, Avrupa’da olduğu gibi, halkın devlet işlerini denetleyebileceği, yönetime katkıda bulunacağı bir meşruti sistemin kurulmasıyla, tüm azınlıkların devlete sahip çıkacağını düşünüyorlardı. Meşrutiyet’i ilan edeceğini söyleyen ll. Abdülhamid, Mithatpaşa’nın gayretiyle tahta geçti. Mihtahat paşayı da Sadrazam yaparak 1876 yılında meşrutiyeti ilan etti.
2)
Osmanlı devletindeki azınlıklar tek bir çatı altında toplanmasıyla aralarındaki ayrılıkların giderileceği ve tek bir Osmanlı milletinin oluşacağı düşüncesi
· Avrupa devletleri’nin Osmanlı devleti’nin içişlerine karışmasını önlemek
· Büyük devletlerin desteğini almak
· Devleti içinde bulunduğu kötü durumdan kurtarmak
· Avrupa medeniyeti seviyesine ulaşmak
· Balkanlardaki isyanları engellemek
ıı mahmut sekbanı cedid ,asakiri mansurei muhammediye adlı bi bölük
ııı selim iradei cedid adlı bi ordu
Osmanlı Devleti, 1850’lerden itibaren dış borç almaya başlamıştı ve 1870’lere gelindiğinde devlet hem ekonomik hem de siyasal bunalıma sürüklenmişti. Bu bunalım sırasında Mithat Paşa ve arkadaşları 30 Mayıs 1876'da Abdülaziz'i tahttan indirerek yerine V. Murat'ı geçirdiler. Ne var ki, V. Murat aydınların ve ilerici devlet adamlarının istediği reformları yapabilecek biri değildi. Bunun üzerine V. Murat da tahttan indirildi ve yerine II. Abdülhamit padişah oldu.
Abdülhamit tahta çıktığında Balkanlar’da ayaklanmalar başlamış, Çarlık Rusya'sı Osmanlılara bir ültimatom vermişti. Büyük Avrupa devletlerinin İstanbul’da toplanan bir konferansta Balkan sorununu tartıştıkları ve Osmanlı Devletinden reformlar yapmasını istedikleri sırada, II. Abdülhamit siyasal bir manevrayla 23 Aralık 1876'da Kanun-i Esasi’yi (anayasa) ilan etti. Böylece meşruti yönetime geçilmiş oluyordu.
1876 Anayasası olarak da bilinen Kanun-i Esasi, aslında padişahın egemenlik haklarına bir kısıtlama getirmiyordu. Yürütme yetkisini tümüyle elinde tutan padişah, sadrazam ve vekilleri (bakanları) istediği gibi atayıp görevden alabiliyordu. Meclisin vekiller üzerinde denetim yetkisi yoktu. Padişah, istediğinde meclisi kapatma ve yeniden seçimlere götürme yetkisine de sahipti. Ayrıca padişah, "kamu yararı için" gerekli gördüğü kişileri sürgüne gönderebilirdi.
Kanun-i Esasi uyarınca iki kanatlı bir parlamento oluşturuldu. Üyeleri seçim yoluyla belirlenen meclise Meclis-i Mebusan, üyeleri atama yoluyla belirlenen meclise de Âyan Meclisi deniyordu. İki meclisin oluşturduğu parlamento Meclis-i Umumi (Genel Meclis) olarak adlandırılmıştı. Âyan Meclisi'nin başkan ve üyeleri doğrudan padişah tarafından atanıyordu. Anayasaya göre Genel Meclis padişahın buyruğuyla kasımda açılıyor, mart başında çalışmalarını tamamlıyordu.
II. Abdülhamid iç ve dış baskılar yüzünden meşrutiyeti ilan etmiş ve Mithat Paşa'yı sadrazam yapmıştı. Bundan dolayı ilk işi de, meşrutiyetin mimarı Mithat Paşa’yı sürgüne göndermek oldu. Ardından 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nı gerekçe göstererek Haziran 1878’de Meclis-i Mebusan’ın çalışmalarını durdurdu. Ocak 1878'de meclisi yeniden topladıysa da kendisine mecliste yöneltilen eleştiriler üzerine 13 Şubat 1878'de meclisi kapattı. Ama hiçbir işlevi olmayan Âyan Meclisi'ne dokunmadı. Birinci Meşrutiyet böylece sona erdi.
Gelelim partilere,
Türk Siyasi Tarihi’nde gerçek anlamda çoğulculuk 1908’de 2.Meşrutiyet'in ilanı ile başladığı için bu tarihe kadar siyaset sahnesine herhangi bir siyasi parti çıkmamıştır. Bazı cemiyetler ki buna İttihat ve Terakki Cemiyeti de dahildir, bu tarihten önce kurulmuşlarsa da, parti kimliğine resmen 1908 yılında kavuşmuşlardır.
1908-1918 döneminde siyaset sahnesinde olan partiler arasında İttihat ve Terakki, Ahrar, Fedakaran-ı Milliye, İttihad-ı Muhammedi, Heyet-i Müttefika-i Osmaniye,Mutedil Hürriyetpervan, Ahali, Islahat-ı Esasiye-i Osmaniye, Osmanlı Sosyalist, Hürriyet ve İtilaf, Milli Meşrutiyet Partileri veya o zamanki adıyla Fırkaları sayılabilir.
------
2.Mahmutun padişahlığının ilk yıllarında Alemdar Mustafa Paşa'nın da çalışmalarıyla yeniçeri ocağının yanında sekban-ı cedid adıyla yeni bir ordu kurulmuştur.
Bi süre sonra II.Mahmut, Sekban-ı Cedid ocağı yerine Ekşinci Ocağı adıyla yeni bir ordu kurulmuştur. Yeniçeriler isyan ediyor ve bu isyan bastırılıyor bu olayada Vakayi Hayriyye (hayırlı olay) denir, 1826 da yeniçeri ocağı ortadan kaldırılıyor. Yeniçeri ocağının yerine Asakir-i Mansure-i Muhammediye adıyla yeni bir ordu kurulmuştur. Ayrıca II.Mahmut döneminde tımar sistemine son verilmesi nedeyile, tımarlı sipahilerin görevlerini yerine getirmek amacıyla Redif birlikleri kurulmuştur.
Nizam-ı Cedid, Osmanlı Devleti'nde III.Selim tarafından kurulan düzenli ordudur. Yeni Düzen anlamına gelir. Yerine kurulduğu Yeniçeri ocağının çıkardığı Kabakçı Mustafa İsyanı sonucu ortadan kaldırılmıştır.
Askeri alanda yapılan bu ıslahatların masraflarını karşılamak için İrad-ı Cedid adıyla özel bire hazine kurulmuştur. Nizam-ı Cedid için özel bir hazine kurulması, bu ocağın ekonomik giderlerinin garantilenmek istenmesinin bir sonucudur.
[font=Arial][color=navy]

Diğer bi sorum ise: Gayri müslimlerden hangi vergiler alınırdı?
Yardımlarınız için Teşekkürler...
haraç diye hatırlıyorum...
Cizye vergisidir.
Cizye vergisine 1691 yılında yeni bir düzenleme getirilerek gayr-i Müslim tebaanın ekonomik durumuna göre sınıflar teşkil edilmiştir. Cizye vergisi alınacak kimsenin ekonomik durumuna göre üç kademe belirlenmiştir. Zengin olanlar “a‛lâ”, orta halliler “evsat” ve fakirlik seviyesinde olanlar da “ednâ” statüsünde bu vergiyi vermişlerdir.