24-02-2007, 05:11 PM
Birçok ülke internet üstündeki işlemleri takip etmek veya kısıtlamak için düzenlemeler yapıyor. Bu konudaki son girişim Avrupa Komisyonu`ndan geldi. Türkiye`deyse STK`lar ortak bildiriyle tasarıyı eleştirdi.
Kullanıcı sayısının artmasına paralel olarak internet de gerçek dünyanın yansıması haline geliyor. Bilgi üretimi, erişimi, paylaşımı, sosyalleşme ve hizmet sunma anlamında eşsiz nimetler sunan siber ağ, aynı zamanda hırsızlık, dolandırıcılık, kumar, ırkçılık, terör gibi hassas konuların da ilgi odağı haline geliyor. Türkiye`de son dönemde çocuk pornosu, bahis ve kumar oynanması, banka dolandırıcılıkları ve kredi kartı yolsuzluklarıyla gündeme gelen internet dünyanın birçok diğer ülkesinde de yönetimin denetlemek için çözüm arayışları sergilediği bir alan haline geldi.
Konsey ortak taban peşinde Avrupa Konseyi geçtiğimiz hafta Avrupa Birliği çerçevesi kapsamında bütün üye ülkeleri kapsayacak bir veritabanı üstünde çalışmaya başladı. Almanya başkanlığındaki Konsey 30 Temmuz`a kadar Avrupa Parlamentosu`nda görüşmek istediği bu tasarıyla üye ülkelerin karakollarının veritabanlarını birleştirip çapraz sorgulama yapılabilecek hale getirecek. Bu girişimin ilk adımı geçtiğimiz kasım ayında Almanya ve Avusturya`nın DNA ve parmak izi bilgilerini birbirine açmasıyla atılmış ve bu sayede 2 bin 900 vakada sonuca ulaşılmıştı. Eğer bu gerçekleşirse AB ortak vizesi Schengen benzeri bir ağ kurulmuş olacak.
Cep telefonları da takipte Aynı tasarının bir parçası olarak internet iletişiminin ve cep telefonu görüşmelerinin de kayda alınması planlanıyor. Hatta kimi önerilerde cep telefonuyla hangi numaranın arandığı ya da aradığı bilgisinin yanı sıra o arama sırasında kullanıcının nerede olduğu bilgisinin de saklanması isteniyor.
Türkiye`deyse TBV, TBD, TÜBİSAD, TÜBİDER, TELKODER, TEDER, TÜTED, TİD, YASAD, BİYESAM, TESİD ve BMD`den oluşan 11 bilişim odaklı sivil toplum kuruluşu internet kullanımına yönelik düzenlemeler getirecek `ulusal bilgi güvenliği yasa tasarısı` hakkında ortak bir bildiri yayımladı. Açıklamada tasarının kişisel hakların korunmasını ve barındırdığı bazı sınırlama ve denetimler nedeniyle bilişim sektörünün (ticari açıdan) gelişmesini engelleyici sonuçlar doğurma tehlikesine dikkat çekildi.
Kullanıcı sayısının artmasına paralel olarak internet de gerçek dünyanın yansıması haline geliyor. Bilgi üretimi, erişimi, paylaşımı, sosyalleşme ve hizmet sunma anlamında eşsiz nimetler sunan siber ağ, aynı zamanda hırsızlık, dolandırıcılık, kumar, ırkçılık, terör gibi hassas konuların da ilgi odağı haline geliyor. Türkiye`de son dönemde çocuk pornosu, bahis ve kumar oynanması, banka dolandırıcılıkları ve kredi kartı yolsuzluklarıyla gündeme gelen internet dünyanın birçok diğer ülkesinde de yönetimin denetlemek için çözüm arayışları sergilediği bir alan haline geldi.
Konsey ortak taban peşinde Avrupa Konseyi geçtiğimiz hafta Avrupa Birliği çerçevesi kapsamında bütün üye ülkeleri kapsayacak bir veritabanı üstünde çalışmaya başladı. Almanya başkanlığındaki Konsey 30 Temmuz`a kadar Avrupa Parlamentosu`nda görüşmek istediği bu tasarıyla üye ülkelerin karakollarının veritabanlarını birleştirip çapraz sorgulama yapılabilecek hale getirecek. Bu girişimin ilk adımı geçtiğimiz kasım ayında Almanya ve Avusturya`nın DNA ve parmak izi bilgilerini birbirine açmasıyla atılmış ve bu sayede 2 bin 900 vakada sonuca ulaşılmıştı. Eğer bu gerçekleşirse AB ortak vizesi Schengen benzeri bir ağ kurulmuş olacak.
Cep telefonları da takipte Aynı tasarının bir parçası olarak internet iletişiminin ve cep telefonu görüşmelerinin de kayda alınması planlanıyor. Hatta kimi önerilerde cep telefonuyla hangi numaranın arandığı ya da aradığı bilgisinin yanı sıra o arama sırasında kullanıcının nerede olduğu bilgisinin de saklanması isteniyor.
Türkiye`deyse TBV, TBD, TÜBİSAD, TÜBİDER, TELKODER, TEDER, TÜTED, TİD, YASAD, BİYESAM, TESİD ve BMD`den oluşan 11 bilişim odaklı sivil toplum kuruluşu internet kullanımına yönelik düzenlemeler getirecek `ulusal bilgi güvenliği yasa tasarısı` hakkında ortak bir bildiri yayımladı. Açıklamada tasarının kişisel hakların korunmasını ve barındırdığı bazı sınırlama ve denetimler nedeniyle bilişim sektörünün (ticari açıdan) gelişmesini engelleyici sonuçlar doğurma tehlikesine dikkat çekildi.