06-04-2007, 09:58 PM
Astatin
ing. Astatine
Sembolü: At
Atom Numarası: 85
Atom Ağırlığı: 210 gr/mol
Yoğunluk: -- gr/cm3
Erime noktası: 305 oC
Kaynama noktası: --
1940 yilinda Dale Corson tarafindan bulunan astatin'in 8 izotopu var. Bu izotoplarin hepsi de radyoaktif. Bu yuzden 'kararsiz' anlamina gelen yunanca 'astatos' kelimesi bu elementin ismi icin uygun gorulmustur. Periyodik tablo'da hemen iyot'un altina yerlesmistir. Kararsiz olmasi onu bir hayli uzmus, periyodik tablo ahalisinden ayri, kendi halinde bir yasam surmesine neden olmustur. Benim bildigim tek kullanim alani; florun(f) klorun(cl) burnunu(br) isirdiktan(i) sonra atmasina sebebiyet vermesidir (bkz: igrenc espriler).
Kategori: Elementler > Astatin
Brom
ing. Bromine
Sembolü: Br
Atom Numarası: 35
Atom Ağırlığı: 79.904 gr/mol
Yoğunluk: 19.78 cm-3
Erime noktası: -7.3 oC
Kaynama noktası: 59 oC
Yunancada ‘kotu koku’ anlamina gelen ‘bromos’ kelimesinden ismini alan brom, elementel halde ilk defa 1826 yilinda Fransa’da Antoine-J. Balard tarafindan elde edilmistir.
Halojen grubuna dahil olan brom, daha Roma Imparatorlugu yillarindan itibaren, midye’den elde edilen dibromoindigo’nun kalici ve dayanikli mor rengi sayesinde kendine giyim ve boya sanayinde yer bulmayi basarmistir. Bunun disinda AgBr fotografcilikta onemli bir yere sahiptir.
Br2 ametaller arasinda oda sicakliginda sivi halde olan tek elementtir. Koyu kirmizi-kahverengine sahiptir. Ucucudur, buhar hali tahris edicidir, sivi veya kati haliyle munasebette bulunmamaniz siddetle tavsiye edilir.
Bromun en ucuz elde yontemi denizsuyunu Cl2 gaziyla muamele etmektir. Istemli bir redoks tepkimesi sonucunda denizsuyunda bulunan NaBr’den Br2 elde edilebilir.
Kategori: Elementler > brom
Helyum
ing.Helium
Sembolü: He
Atom Numarası: 2
Atom Ağırlığı: 4.003
Yoğunluk: 0.000179 g/cm3 (273K de)
Erime Noktası: 0.95 K
Kaynama Noktası: 4.216 K
Özellikleri:
Daha kendisi bulunmadan varligi hissedilmis bir elementtir kendisi. Gunesten gelen isiklarin spektrumlari ile ilgilenen Janssen tarafindan 1868 yilinda farkli bir element oldugu bulunmus ve de ismi Lockyer ve Frankland tarafindan Yunanca günes anlamina gelen "helios" kelimesinden türetilmistir.
Kokusuz renksiz ve de tepkimeye girmeyen (inert) bir gazdir. Havadan hafif olmasi ucan balonlarda kullanilabilmesini saglar. Hidrojen gibi yanici-patlayici olmadigi icin de oldukca güvenlidir. Ama bu güvenlik pahaliya patlar. Cünkü Helyum gazi oldukca pahali bir nesnedir. Evren de hidrojenden sonra en cok bulunan ikinci element olmasina ve de dünya atmosferinde 1/200.000 oraninda bulunmasina ragmen, sivi havanin ayrimsal damitilmasiyla (fractional distillation) elde edilemez. Bunun sebebi, Helyumun atmosferdeki diger bir cok gazin aksine Joul-Thompson katsayisinin pozitif olmayisidir. Bu da onun sikistirilmak suretiyle sivilastirilmasini engeller ve de havadan elde edilmesini imkansiz hale getirir. Ama imdadimiza dogal gaz yataklari yetisir neyseki. Amerikadaki (USA) bazi dogal gaz yataklarinda %7`ye varan oranda He gazi bulunmaktadir ki bu da Helyumun ticari olarak satilabilecek kadar üretilmesine imkam saglamaktadir.
Helyum inert gaz olmasi özelliginden dolayi bazi metallerin eldesinde inert atmosfer olusturulmasina kullanilir. Ayrica dalgic tüpleri %80 He ve %20 O2`dan olusur. Sivi hava yerine helyumla karistirilmis oksijen kullanilmasinin sebebi vurgun diye tabir edilen olayi önlemektir. Helyumun burdaki fonksiyonu, yukarida bahsettigim gibi Joule-Thompson katsayisinin negatif olmasi nedeniyle yüksek basincta sivilasmayip, dalgiclar yukari dogru cikarken yüksek basinstan düsük basinca hizli geciste olusan cözünürlük farkindan dolayi kanda baloncuklar olusturup felce neden olmamasidir. Helyum ayrica sivi roket yakitlarinin basinc altinda tutulmasinda kullanilir. Sivi Helyum sogutma amacli da kullanilmaktadir.(NMR cihazlarinda)
Sivi Helyum demisken; helyum en düsük donma noktasina sahip elementtir. Süper iletken madde arastirmalarinda oldukca sik kullanilir. Sivi Helyumun ilginc akiskan özellikleri de vardir. Bulundugu kabin ceperinden yukari dogru tirmanip akabilir.
Kategori: Elementler > Helyum
Flor
ing. Fluorine
Sembolü: Fl
Atom Numarası: 9
Atom Ağırlığı: 18.99840 gr/mol
Yoğunluk: 1.696 gr/L (0oC, 1 atm)
Erime noktası: -219.62 oC
Kaynama noktası: -188.14 oC
Eldesi yönüyle kimyagerleri en fazla uğraştıran elementin hangisi olduğu sorulacak olursa cevap kuşkusuz flor olacaktır. Latince fluere (= akışkan, değişken) kelimesinden türetilip bu ismi alan florun kimya sahnesine çıkışı 1529 senesinde olsa da kendisini yaklaşık 350 yıl boyunca gizlemeyi başarmış, birçok kimyagerin de araştırmalarının trajediyle sonuçlanmasına yol açmıştır. İlk olarak 1529 yılında CaF2 (florospar, ing. fluorspar) üzerinde çalışan Georgius Agricola tarafından gündeme geldi. 1670 yılında Schwandard CaF2'nin asitle muamele edildiğinde camı oyduğunu gözlemledi. İşte florun kanlı tarihi bu olaydan sonra başladı. Floru element halinde elde etmek isteyen kimyagerler listesinde kimler yok ki; Scheele, Davy, Gay-Lussac, Lavoisier, Thenard ve daha birçoğu bu amaç için araştırmalar yaptı. Deneyler başarısızlıkla sonuçlanmakla birlikte, bir kısmı trajediyle sonuçlandı. Bu sonuçlar kimyagerleri yıldırmamış olacak ki, araştırmalar artarak devam etti. 1869 yılında George Gore elektroliz yoluyla az miktarda floru elde etmeyi başardıysa da sevinci çok sürmedi, eli kanlı flor tekrar harekete geçti ve karşı elektroddan bir miktar hidrojen bularak herzamanki son hamlesini yaptı… Meydana gelen patlamayla tüm uğraşlar sonuçsuz kaldı, George Gore ise hayatını zorlukla kurtardı. Ama tabi ki adalet yerini bulacak, flor da diğer tüm atomlar gibi elementel olarak izole edilip kimya raflarındaki yerini bulacaktı. Nihayet yaklaşık 350 yıl süren takip sonuçlandı ve yaklaşık 70 yıl boyunca bu uğurda çalışan Fransız kimyager Henri Moissen elektroliz yöntemiyle floru elde etmeyi başardı. Bu başarısı O'nu 1906 Nobel ödülünü almaya kadar götürmüşse de bu ödülde sadece O'nun değil bu uğurda yaralanan hatta hayatlarını kaybeden birçok kimyagerin de payı olduğunu unutmamalıyız. İşte bunlardan sadece birkaçı;
Humphrey Davy (İngiltere): zehirlendi, iyileşmeyi başardı.
George and Thomas Knox (İrlanda): zehirlendi ve 3 yıl yatalak olarak yaşamak zorunda kaldı, iyileşti.
P. Louyet (Belçika): Zehirlenerek hayatını kaybetti.
Jerome Nickels (Fransa) : Zehirlenerek hayatını kaybetti.
George Gore (İngiltere): Hidrojen/Flor patlaması; yaralanmadan kurtuldu.
Henri Moissan (Fransa): Defalarca zehirlendi, başarıya ulaştı ama yaptığı çalışmalar ömrünün kısalmasına sebebiyet verdi (bkz: florun intikamı). *
İyot
ing. Iodine
Sembolü: I
Atom Numarası: 53
Atom Ağırlığı: 126.9045 gr/mol
Yoğunluk: gas hali 11.27 g/L, katı hali 4.93 gr/cm3
Erime noktası: 113.5 oC
Kaynama noktası: 184.35 oC
Bulunuşu: Courtois tarafından 1811 yılında keşfedilmiş. Deniz suyunda ve bilumum deniz tuzlarında bulunurmuş. En saf iyot potasyum iyodür'ün bakır sülfat ile tepkimesinden elde edilirmiş. İyot kolaylıkla süblimleşebilen mor renkli bir katı olarak bilinmekte. Kararlı olduğu için oluşması çok zor olmadığından "İyot gibi açığa çıkmak" deyimi halk arasında yaygınca kullanılmaktadır. Guatr oluşmasını engellediğinden iyotlu tuz tavsiye edilmektedir günümüzde..
***
Kaynak: CRC Handbook of Chemistry and Physics, 63rd edition, CRC Press
Kategori: Elementler > İyot
Klor
ing. Chlorine
Sembolü: Cl
Atom Numarası:17
Atom Ağırlığı: 35.453 gr/mol
Yoğunluk: 3.214 gr/cm3
Erime noktası: -100.98 oC
Kaynama noktası: -34.6 oC
-1, 1, 3, 5 ve 7 değerliklerine sahip olabilen klor atomu 1774 yılında Scheele tarafından bulunmasına rağmen ilk başta oksijen içeren bir bileşik olduğu düşünülmüştür. 1810 yılında Davy bunun element olduğu hususunda ısrar ederek, ona latince yeşil-sarı anlamına gelen chloros kelimesinden türetilmiş olan bugünkü ismini vermiştir.
Bulunuşu:
Doğada KCl, KMgCl3.6H2O ve NaCl tuzlarında bulunan bu element elektroliz yoluyla ayrıştırılabilir.*
* CRC Handbook of Chemistry and Physics, 55th edition, CRC Press
Kategori: Elementler > Klor
Lityum
ing.Lithium
Sembolü: Li
Atom Numarası: 3
Atom Ağırlığı: 6.941
Yoğunluk: 0.534 g/cm3 (293K de)
Erime Noktası: 453 K
Kaynama Noktası: 1620 K
Özellikleri:
1817 yılında J.A.R. Arfvedson tarafından kilise avlusunda bulunmustur. İsmini yunanca taş anlamına gelen "lithos" kelimesinden almıştır. Doğada bulunan en hafif (yoğunluğu en düşük) metaldir. Isı kapasitesi en yüksek olan element olma özelliği onun bir çok ısı değişimi işlemlerinde kullanılmasını sağlamaktadır. İndirgenme potansiyeli oldukca yüksek (eksi olarak) olması dolayısıyla pillerde anot olarak kullanılır sıklıkla.(bkz.lityum pilleri) Suyla sodyum kadar şiddetli olmasa da tepkime verdiği için inert ortamlarda saklanmaktadır. Doğada da haliyle elementel haliyle bulunamamaktadır. LiCl tuzundan elektroliz yoluyla elde edilmektedir.
Organometalik kimyada oldukça fazlaca kullanılır. Organolityum bileşikleri, dünyada üretimi en fazla yapılan organometalik reagentler sıralamasında başlarda gelir.
Bilinen bir biyolojik rolü yoktur ama bazı anti-depresan ilaçlarda kullanılmaktadır.
METALLER
Metaller, Son yörüngesinde (1,2,3 gibi) az sayıda elektron bulunduran elementlerdir
Metallerin özellikleri
Isı ve elektrik akımını iletirler.
Atomik halde bulunurlar
Bileşiklerinde (+) pozitif değerliklidirler.
Genellikle katıdırlar. (cıva hariç)
Kendi arasında bileşik oluşturmazlar, alaşım oluştururlar
Tel ve levha haline getirilebilirler
Demir (Fe), Sodyum (Na), Kurşun (Pb), Kalsiyum (Ca).... örnek olarak verilebilir.
SOYGAZLAR
Soygazlar, son yörüngelerinde 8 tane elektron bulunduran elementlerdir. Helyumda 2 tane bulunur.
Soygazların özellikleri
Kimyasal reaksiyonlara karşı ilgisizdirler.
Atomik yapıda bulunurlar.
Kararlı yapıya sahiptirler.
Helyum (He), Neon (Ne), Argon (Ar), Kripton (Kr), Ksenon (Xe), Radon (Rn) soygazlardır.
ing. Astatine
Sembolü: At
Atom Numarası: 85
Atom Ağırlığı: 210 gr/mol
Yoğunluk: -- gr/cm3
Erime noktası: 305 oC
Kaynama noktası: --
1940 yilinda Dale Corson tarafindan bulunan astatin'in 8 izotopu var. Bu izotoplarin hepsi de radyoaktif. Bu yuzden 'kararsiz' anlamina gelen yunanca 'astatos' kelimesi bu elementin ismi icin uygun gorulmustur. Periyodik tablo'da hemen iyot'un altina yerlesmistir. Kararsiz olmasi onu bir hayli uzmus, periyodik tablo ahalisinden ayri, kendi halinde bir yasam surmesine neden olmustur. Benim bildigim tek kullanim alani; florun(f) klorun(cl) burnunu(br) isirdiktan(i) sonra atmasina sebebiyet vermesidir (bkz: igrenc espriler).
Kategori: Elementler > Astatin
Brom
ing. Bromine
Sembolü: Br
Atom Numarası: 35
Atom Ağırlığı: 79.904 gr/mol
Yoğunluk: 19.78 cm-3
Erime noktası: -7.3 oC
Kaynama noktası: 59 oC
Yunancada ‘kotu koku’ anlamina gelen ‘bromos’ kelimesinden ismini alan brom, elementel halde ilk defa 1826 yilinda Fransa’da Antoine-J. Balard tarafindan elde edilmistir.
Halojen grubuna dahil olan brom, daha Roma Imparatorlugu yillarindan itibaren, midye’den elde edilen dibromoindigo’nun kalici ve dayanikli mor rengi sayesinde kendine giyim ve boya sanayinde yer bulmayi basarmistir. Bunun disinda AgBr fotografcilikta onemli bir yere sahiptir.
Br2 ametaller arasinda oda sicakliginda sivi halde olan tek elementtir. Koyu kirmizi-kahverengine sahiptir. Ucucudur, buhar hali tahris edicidir, sivi veya kati haliyle munasebette bulunmamaniz siddetle tavsiye edilir.
Bromun en ucuz elde yontemi denizsuyunu Cl2 gaziyla muamele etmektir. Istemli bir redoks tepkimesi sonucunda denizsuyunda bulunan NaBr’den Br2 elde edilebilir.
Kategori: Elementler > brom
Helyum
ing.Helium
Sembolü: He
Atom Numarası: 2
Atom Ağırlığı: 4.003
Yoğunluk: 0.000179 g/cm3 (273K de)
Erime Noktası: 0.95 K
Kaynama Noktası: 4.216 K
Özellikleri:
Daha kendisi bulunmadan varligi hissedilmis bir elementtir kendisi. Gunesten gelen isiklarin spektrumlari ile ilgilenen Janssen tarafindan 1868 yilinda farkli bir element oldugu bulunmus ve de ismi Lockyer ve Frankland tarafindan Yunanca günes anlamina gelen "helios" kelimesinden türetilmistir.
Kokusuz renksiz ve de tepkimeye girmeyen (inert) bir gazdir. Havadan hafif olmasi ucan balonlarda kullanilabilmesini saglar. Hidrojen gibi yanici-patlayici olmadigi icin de oldukca güvenlidir. Ama bu güvenlik pahaliya patlar. Cünkü Helyum gazi oldukca pahali bir nesnedir. Evren de hidrojenden sonra en cok bulunan ikinci element olmasina ve de dünya atmosferinde 1/200.000 oraninda bulunmasina ragmen, sivi havanin ayrimsal damitilmasiyla (fractional distillation) elde edilemez. Bunun sebebi, Helyumun atmosferdeki diger bir cok gazin aksine Joul-Thompson katsayisinin pozitif olmayisidir. Bu da onun sikistirilmak suretiyle sivilastirilmasini engeller ve de havadan elde edilmesini imkansiz hale getirir. Ama imdadimiza dogal gaz yataklari yetisir neyseki. Amerikadaki (USA) bazi dogal gaz yataklarinda %7`ye varan oranda He gazi bulunmaktadir ki bu da Helyumun ticari olarak satilabilecek kadar üretilmesine imkam saglamaktadir.
Helyum inert gaz olmasi özelliginden dolayi bazi metallerin eldesinde inert atmosfer olusturulmasina kullanilir. Ayrica dalgic tüpleri %80 He ve %20 O2`dan olusur. Sivi hava yerine helyumla karistirilmis oksijen kullanilmasinin sebebi vurgun diye tabir edilen olayi önlemektir. Helyumun burdaki fonksiyonu, yukarida bahsettigim gibi Joule-Thompson katsayisinin negatif olmasi nedeniyle yüksek basincta sivilasmayip, dalgiclar yukari dogru cikarken yüksek basinstan düsük basinca hizli geciste olusan cözünürlük farkindan dolayi kanda baloncuklar olusturup felce neden olmamasidir. Helyum ayrica sivi roket yakitlarinin basinc altinda tutulmasinda kullanilir. Sivi Helyum sogutma amacli da kullanilmaktadir.(NMR cihazlarinda)
Sivi Helyum demisken; helyum en düsük donma noktasina sahip elementtir. Süper iletken madde arastirmalarinda oldukca sik kullanilir. Sivi Helyumun ilginc akiskan özellikleri de vardir. Bulundugu kabin ceperinden yukari dogru tirmanip akabilir.
Kategori: Elementler > Helyum
Flor
ing. Fluorine
Sembolü: Fl
Atom Numarası: 9
Atom Ağırlığı: 18.99840 gr/mol
Yoğunluk: 1.696 gr/L (0oC, 1 atm)
Erime noktası: -219.62 oC
Kaynama noktası: -188.14 oC
Eldesi yönüyle kimyagerleri en fazla uğraştıran elementin hangisi olduğu sorulacak olursa cevap kuşkusuz flor olacaktır. Latince fluere (= akışkan, değişken) kelimesinden türetilip bu ismi alan florun kimya sahnesine çıkışı 1529 senesinde olsa da kendisini yaklaşık 350 yıl boyunca gizlemeyi başarmış, birçok kimyagerin de araştırmalarının trajediyle sonuçlanmasına yol açmıştır. İlk olarak 1529 yılında CaF2 (florospar, ing. fluorspar) üzerinde çalışan Georgius Agricola tarafından gündeme geldi. 1670 yılında Schwandard CaF2'nin asitle muamele edildiğinde camı oyduğunu gözlemledi. İşte florun kanlı tarihi bu olaydan sonra başladı. Floru element halinde elde etmek isteyen kimyagerler listesinde kimler yok ki; Scheele, Davy, Gay-Lussac, Lavoisier, Thenard ve daha birçoğu bu amaç için araştırmalar yaptı. Deneyler başarısızlıkla sonuçlanmakla birlikte, bir kısmı trajediyle sonuçlandı. Bu sonuçlar kimyagerleri yıldırmamış olacak ki, araştırmalar artarak devam etti. 1869 yılında George Gore elektroliz yoluyla az miktarda floru elde etmeyi başardıysa da sevinci çok sürmedi, eli kanlı flor tekrar harekete geçti ve karşı elektroddan bir miktar hidrojen bularak herzamanki son hamlesini yaptı… Meydana gelen patlamayla tüm uğraşlar sonuçsuz kaldı, George Gore ise hayatını zorlukla kurtardı. Ama tabi ki adalet yerini bulacak, flor da diğer tüm atomlar gibi elementel olarak izole edilip kimya raflarındaki yerini bulacaktı. Nihayet yaklaşık 350 yıl süren takip sonuçlandı ve yaklaşık 70 yıl boyunca bu uğurda çalışan Fransız kimyager Henri Moissen elektroliz yöntemiyle floru elde etmeyi başardı. Bu başarısı O'nu 1906 Nobel ödülünü almaya kadar götürmüşse de bu ödülde sadece O'nun değil bu uğurda yaralanan hatta hayatlarını kaybeden birçok kimyagerin de payı olduğunu unutmamalıyız. İşte bunlardan sadece birkaçı;
Humphrey Davy (İngiltere): zehirlendi, iyileşmeyi başardı.
George and Thomas Knox (İrlanda): zehirlendi ve 3 yıl yatalak olarak yaşamak zorunda kaldı, iyileşti.
P. Louyet (Belçika): Zehirlenerek hayatını kaybetti.
Jerome Nickels (Fransa) : Zehirlenerek hayatını kaybetti.
George Gore (İngiltere): Hidrojen/Flor patlaması; yaralanmadan kurtuldu.
Henri Moissan (Fransa): Defalarca zehirlendi, başarıya ulaştı ama yaptığı çalışmalar ömrünün kısalmasına sebebiyet verdi (bkz: florun intikamı). *
İyot
ing. Iodine
Sembolü: I
Atom Numarası: 53
Atom Ağırlığı: 126.9045 gr/mol
Yoğunluk: gas hali 11.27 g/L, katı hali 4.93 gr/cm3
Erime noktası: 113.5 oC
Kaynama noktası: 184.35 oC
Bulunuşu: Courtois tarafından 1811 yılında keşfedilmiş. Deniz suyunda ve bilumum deniz tuzlarında bulunurmuş. En saf iyot potasyum iyodür'ün bakır sülfat ile tepkimesinden elde edilirmiş. İyot kolaylıkla süblimleşebilen mor renkli bir katı olarak bilinmekte. Kararlı olduğu için oluşması çok zor olmadığından "İyot gibi açığa çıkmak" deyimi halk arasında yaygınca kullanılmaktadır. Guatr oluşmasını engellediğinden iyotlu tuz tavsiye edilmektedir günümüzde..
***
Kaynak: CRC Handbook of Chemistry and Physics, 63rd edition, CRC Press
Kategori: Elementler > İyot
Klor
ing. Chlorine
Sembolü: Cl
Atom Numarası:17
Atom Ağırlığı: 35.453 gr/mol
Yoğunluk: 3.214 gr/cm3
Erime noktası: -100.98 oC
Kaynama noktası: -34.6 oC
-1, 1, 3, 5 ve 7 değerliklerine sahip olabilen klor atomu 1774 yılında Scheele tarafından bulunmasına rağmen ilk başta oksijen içeren bir bileşik olduğu düşünülmüştür. 1810 yılında Davy bunun element olduğu hususunda ısrar ederek, ona latince yeşil-sarı anlamına gelen chloros kelimesinden türetilmiş olan bugünkü ismini vermiştir.
Bulunuşu:
Doğada KCl, KMgCl3.6H2O ve NaCl tuzlarında bulunan bu element elektroliz yoluyla ayrıştırılabilir.*
* CRC Handbook of Chemistry and Physics, 55th edition, CRC Press
Kategori: Elementler > Klor
Lityum
ing.Lithium
Sembolü: Li
Atom Numarası: 3
Atom Ağırlığı: 6.941
Yoğunluk: 0.534 g/cm3 (293K de)
Erime Noktası: 453 K
Kaynama Noktası: 1620 K
Özellikleri:
1817 yılında J.A.R. Arfvedson tarafından kilise avlusunda bulunmustur. İsmini yunanca taş anlamına gelen "lithos" kelimesinden almıştır. Doğada bulunan en hafif (yoğunluğu en düşük) metaldir. Isı kapasitesi en yüksek olan element olma özelliği onun bir çok ısı değişimi işlemlerinde kullanılmasını sağlamaktadır. İndirgenme potansiyeli oldukca yüksek (eksi olarak) olması dolayısıyla pillerde anot olarak kullanılır sıklıkla.(bkz.lityum pilleri) Suyla sodyum kadar şiddetli olmasa da tepkime verdiği için inert ortamlarda saklanmaktadır. Doğada da haliyle elementel haliyle bulunamamaktadır. LiCl tuzundan elektroliz yoluyla elde edilmektedir.
Organometalik kimyada oldukça fazlaca kullanılır. Organolityum bileşikleri, dünyada üretimi en fazla yapılan organometalik reagentler sıralamasında başlarda gelir.
Bilinen bir biyolojik rolü yoktur ama bazı anti-depresan ilaçlarda kullanılmaktadır.
METALLER
Metaller, Son yörüngesinde (1,2,3 gibi) az sayıda elektron bulunduran elementlerdir
Metallerin özellikleri
Isı ve elektrik akımını iletirler.
Atomik halde bulunurlar
Bileşiklerinde (+) pozitif değerliklidirler.
Genellikle katıdırlar. (cıva hariç)
Kendi arasında bileşik oluşturmazlar, alaşım oluştururlar
Tel ve levha haline getirilebilirler
Demir (Fe), Sodyum (Na), Kurşun (Pb), Kalsiyum (Ca).... örnek olarak verilebilir.
SOYGAZLAR
Soygazlar, son yörüngelerinde 8 tane elektron bulunduran elementlerdir. Helyumda 2 tane bulunur.
Soygazların özellikleri
Kimyasal reaksiyonlara karşı ilgisizdirler.
Atomik yapıda bulunurlar.
Kararlı yapıya sahiptirler.
Helyum (He), Neon (Ne), Argon (Ar), Kripton (Kr), Ksenon (Xe), Radon (Rn) soygazlardır.

