07-04-2007, 10:17 PM
Merhaba sınavın yorgun savaşçıları. Sanırım zaman ilerledikçe yorgunluğunuz artıyordur. Kolay değil bu kadar insanın savaştığı bir meydanda, olaya seyirci kalmadan ve yorulmadan zafer kazanmak. O zaman alnımızın teri ile gelecekte çocuklarımıza anlatacağımız asil bir meydan savaşı hatıraları yaşamak lazım.
Bilirsiniz savaştan kaçanları kimse sevmez. Hain diye bakarlar onlara. Şimdi sevgili eli ayağı kalem tutmaktan soru çözmekten nasırlaşmış çile bülbülleri; arkadaşlarım neredeyse yolu yarıladık . Günler haftaları, haftalar ayları kovaladı. Zaman hiç farkına varmadan bizi aldı yeni bir yıla yaklaştırdı. Hatırlarsanız bu bir maratondur. Maraton uzun soluklu bir koşudur.
bizi yolumuzdan çevirmek isteyecek dâhili ve harici arkadaşlarımz yada farklı sorunlar olabilir. Onlar karşısında yola devam edebilmemiz için nefesimizi stratejik kullanmalıyız. Yorulmakta insanlar içindir. Ayağa kalkmayı bilmek lazım . . Yapmamız gereken herkesin bittim dediği anda bir küheylan gibi coşmak ve hedefe doğru koşmak. Zira bu yorgunluk ve bıkkınlık belirtileri sadece size özgü değil. Diğer arkadaşlarımızda, çaktırmasalarda yorgunluk sinyalleri veriyorlar. O zaman farkınız ne olacak. Hamle yapmak, derinden soluklanıp sıçrama yapmak, soru çözme katsayınızı arttırmak, hocalarınızı yakasına yapışıp beyaz yakalarını kirletmek olmalı. İçinizdeki ders çalışma canavarını durdurmayın.
"Zafer, zafer benimdir diyenlerindir."
Sevgilerimle...