|
|
|
|
Öss' de 750.000 öğrencinin çözemediği so |
|
|
|
15-(8-3) =?
ÖSS'de 750 bin öğrenci bu soruya yanıt veremedi...
Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı'na (ÖSS) girecek 1.5 milyonu aşkın
öğrencinin en çok merak ettiği konuların başında, "Bu yıl ÖSS'deki
sorular kolay mı zor mu" sorusu geliyor. Bu soruya Öğrenci Seçme ve
Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan'a sorduk.
Yanıtı, "Soruların zorluğunu, kolaylığını öğrenciler nedense gereğinden
fazla önemsiyorlar. Hazırlanan soruları bir tur okudum. Geçen yılki ile
eşdeğer sorular, geçen yıldan daha zor değiller" oldu. ÖSS sorularını
ÖSYM'de test geliştirme biriminde 60 kişilik bir ekip hazırlıyor.
Ardından da üniversitelerden yaklaşık 100 öğretim üyesi denetliyor.
Sorular lise müfredatını kapsıyor. İki bölümden oluşacak sınavda toplam
240 soru olacak. Ancak sınav için sadece 240 soru değil, binlercesi
hazırlanıyor. Sınav kitapçığına girecek sorular da bunlar arasından
seçiliyor. Soruların büyük ölçüde hazırlandığını ve 3 hafta sonra da
matbaaya gideceğini anlatan Yarımağan şu bilgiyi verdi: "Sorularda son
rötuşlar yapılıyor. Ama aşağı yukarı da hangi soruların kitapçıklara
gireceği kesinleşti. Sorularımız birbirine yakın düzeyde. Geçen seneden
zor değil. Zorluk kolaylık kişiye göre değişir ama şu ana kadar
hazırlanan soruları bir tur okudum. Şunu söyleyeyim geçen seneden daha
zor olmadığı kesin. Aynı seviyede. Geçen yılki sorular ile eşdeğerler."
SOKAKTA İNSAN ÇÖZER
Öğrencilerin soruların zor mu kolay mı olacağı konusunu çok
önemsediğini ancak bilen için bunun önemli olmadığını anlatan
Yarımağan, şöyle devam etti: "Soru zor olsa bile bildiğiniz konulardaki
sorular kolay gelir. Bizim sorularımız arasında bir kısım sorular var
ki genel kültüre, okuduğunu anlamaya dayalı. Örneğin Türkçe soruları.
Belki imla soruları hariç, herkes çözebilir özel bir bilgi gerekmiyor.
Sokaktaki bir insana bu soruları sorarsanız, bazı fizik sorularını bile
bilebilir. Soruların bir kısmı okumaya anlamaya dayalı sorular.
Edebiyat soruları günlük hayatta bilinebilecek sorular. Matematikte
özellikle de Matematik 1'deki sorular oldukça kolay, belirli kavramları
bilerek, soru çözmeye yönelik oldukça kolay sorular. Bunun yanında
müfredata, bilgiye dayalı sorular da var elbette. Ben bunlarda en
belirgin biyoloji ve kimya sorularını görüyorum. Bunlar özel bilgi
gerektiriyor."
DENGEYE BAKIYORUZ
Sorular arasında kolaylık ve zorluk derecelerinin dengeli olmasına
çalıştıklarını dile getiren Yarımağan, bunun nedenlerini şöyle
açıkladı: "Soruların belli bir zorlukta da olması lazım. ÖSS gibi çok
sayıda adayın girdiği bir sınavda kitleleri birbirinden ayırmamız
lazım. Birkaç bin kişilik çok üst grup var. Bunlar soruların tamamını
çözüyorlar. Bu grubu birbirinden ayırmak için zor sorulara ihtiyacımız
var. Eğer bütün soruları orta zorlukta sorarsanız üst kesimi
birbirinden ayıramazsınız. Diğer taraftan kolay soruların da sınavda
yer alması lazım ki bu kez de daha alt başarılı kesim birbirinden
ayırılsın. Bu nedenle zorluk dereceleri değişik düzeylerde olan
sorulara yer verilir. Adaylar arasında iyi bir ayırım yapabilmek için
ortalama başarının yüzde 50'nin altında olması gerekiyor. Yani 100
soruluk bir test uyguladıysanız giren kitlenin ortalama başarısı
örneğin 40-50 düzeyinde olursa o test iyi bir test oluyor. Ortalama
başarıyı yüzde 80'lere çektiğinizde bu kez üst kısımdaki adayları
birbirinden ayıramıyorsunuz. Ortalama başarıyı yüzde 30'ların altına
indirirseniz bu sefer alt ve orta kesimi ayıramazsınız. O yüzden
sorular arasında zorluk ve kolaylık açısından kitleleri ayırabilmek
için denge olması gerek."
KULLANILMAYAN ÇÖP OLUR
Yarımağan soruları tamamen ÖSYM'nin kendi ekibinin hazırladığını
belirterek, "Soruları dışarıdan almayız. Bizim ekip hazırlar. İhtiyacın
birkaç katı soru hazırlarlar. Bunların en uygun olanlarını seçeriz.
Artan sorular çöpe gider. Her yıl yeni baştan sorular hazırlanır" dedi.
Sınav soruları matbaada iken çevresinde "elektronik karartma"
yapıldığını, yani iletişimin tamamen kesildiğini anlatan Yarımağan
baskı süresince matbaaya girip tekrar soruları kontrol ettiğini
belirterek, şöyle dedi: "Nasıl soruları matbaaya yollamadan, son bir
kez yeniden okuyorsam baskı sırasında da gider okurum. Baskıya bakarım.
Soruları ölçmeye dair değerlendiriyorum. Mesela matematik sorularına
hocaların yanı sıra bir görüş de benden geliyor. Ama biyoloji kimya
sorularını mesleğim gereği değerlendiremem onları sadece okurum."
Yarımağan sınava giren adaylar arasında dört işlemi bile yapamayanlar
olduğunu belirterek, şu örneği verdi: "Bir soru vardı hiç unutamıyorum.
2006 yılında sorduk. Rakamlar tam hatırımda değil ama soru şöyleydi:
15-(8-3) =? Sonucun ne olduğunu sorduk. 8'den 3'ü çıkaracak, 5 kalacak,
15'ten 5'i çıkaracak 10 kalacak. Bunu adayların yüzde 48 yapamadı. Yani
1.5 milyon kişiden nerede ise yarısı bu sorunun cevabını veremedi.
Maalesef seviye böyle."
ÖSYM'nin yılda ortalama 40 sınav gerçekleştirmesine ve ÖSS sorularını
tek tek okumasına rağmen bugüne kadar hiç ÖSS için soru hazırlamadığını
söyleyen ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, ancak Akademik Personel
ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (ALES) için örnek soru hazırladığını
belirtti. Yarımağan, "ÖSS dışındaki bazı sınavlar için soru öneriyorum.
Ama ÖSS için benden soru yok. ALES için örnek soru hazırladım ve
kullanılanları da oldu. Ama tüm soruları okurum. Özellikle ÖSS ve
ALES'i. Bir de KPSS'nin de genel yetenek, genel kültür sorularını
okurum" dedi.
|
|
| |
|
|